Yargıtay, trafik kazası sonucu yaralanan küçüğün sürekli iş göremezlik tazminatı davasında menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanmadan verilen kararı usulden bozdu.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan küçük davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada, kaza yapan sigortalı aracın sürücüsü olan babanın aynı zamanda küçüğün yasal temsilcisi olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğundan, itiraz hakem heyetince Türk Medeni Kanununun 426. maddesi gereği küçüğe temsil kayyımı atanması sağlanmadan ve kayyımın davaya iştiraki temin edilmeden esasa ilişkin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmedilerek, hakem heyeti kararının usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/250 E.  ,  2026/5654 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: 2024/1533 D. İş, 2024/1533 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı aracın çarpışması sonucunda 30.12.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacı küçüğün yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.08.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının müracaat tarihinden önce temerrüde düşmediğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulüne, 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının kabulü ile davanın maluliyet raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğunu aksi halde davacının maluliyetinin tespiti için sevkinin sağlanması gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile dava dışı aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında yaralanan sigortalı araçta bulunan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Somut olayda; davacı, yolcu konumunda bulunduğu ve babası ...'nin sürücüsü olduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı 30.12.2022 tarihli trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, davacı ...'ye işbu davayı açarken velayeten kanuni temsilcileri olan baba ... ve anne ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir.
Eldeki davada davacılar ana ve baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri ise de, davacının babası davacının meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan aracın sürücüsü konumunda olduğu anlaşılmakta olup yasal temsilci olan baba ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün usulden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.