Trafik kazası sonucu yaralanan küçük davacının sigorta tazminatı davasında, yasal temsilcisi olan annenin kazada sürücü olması nedeniyle menfaat çatışması oluştuğundan temsil kayyımı atanması gerekliliği üzerine hükmün usulden bozulması.
Özet: Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında bir trafik kazasında yaralanan küçüğün sürekli iş göremezlik ve diğer tazminat taleplerine ilişkin davada, küçüğün yasal temsilcisi olan annesinin kazaya karışan aracın sürücüsü olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğu, bu durumda uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin, Türk Medeni Kanununun 426. maddesi gereğince küçüğe temsil kayyımı atanması ve kayyımın davaya iştirakinin sağlanması için gerekli işlemleri yapmadan hüküm kurmasının usulen hatalı olduğu gerekçesiyle, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/27 E.  ,  2026/5651 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: 2024/1490 D. İş 2024/1490 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 24.05.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 430.500,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kısmen kabulüne, 500,00 TL geçici, 500,00 TL bakıcı gideri ve 429.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 430.000,00 TL tazminatın 08.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının resen nedenlerle kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davacının talebinin kısmen kabulüne, 500,00 TL bakıcı gideri ve 429.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 429.500,00 TL tazminatın 08.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sigortalının kusursuz olduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında sigortalı araçta bulunan davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Somut olayda; davacı, annesi ...'un sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 24.05.2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, davacı ...'a işbu davayı açarken velayeten kanuni temsilcileri olan baba ... ve anne ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir.
Eldeki davada davacılar ana ve baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri ise de, davacının annesinin meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan aracın sürücüsü konumunda olduğu anlaşılmakta olup yasal temsilci olan anne ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün usulden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.