Bilişim sistemleri aracılığıyla kiralık daire dolandırıcılığı suçlamasında, yüz yüze görüşmeyle menfaat temini nedeniyle suç vasfı değişimi ve zamanaşımından düşme kararı.
Özet: Sanık, kiraladığı daireye ilişkin ilanı internet üzerinden verip mağdurlarla yüz yüze görüşerek kira ve depozito aldığı dolandırıcılık eyleminde, bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı gerekçesiyle suçun TCK 157/1 maddesindeki basit dolandırıcılık olarak nitelendirilmiş; bu suç için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin mahkumiyet tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında dolduğu tespit edildiğinden, hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2015/428 E. 2016/187 K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın, ... Emlak'tan kiralamış olduğu daireye ilişkin ....com isimli internet sitesi üzerinden kiralık ilanı verdiği, katılan ... ve mağdur ...'ın anılan daireyi kiralamak amacıyla farklı tarihlerde sanığı aradıkları, sanıkla buluşarak daireyi gezdikleri ve akabinde anlaşarak sanığa kira ücreti, depozito ve senet verdikleri iddia olunan olayda; sanık ile katılan ve mağdurun yüz yüze geldikleri ve menfaat temininin bu yüzyüze görüşmeler sonrasında gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı anlaşılmakla sanığa yüklenen eylemin sübutu hâlinde, 5237 TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:Sanığın eylemlerine konu TCK'nin 157/1. maddesine uyan “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan mahkumiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,29.04.2026 tarihinde karar verildi.