Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, arabuluculuk sonrası ödenmeyen fatura alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli gerekçeli kararı.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine, dava şartı arabuluculuk sürecinden sonuç alınamaması neticesinde açılan itirazın iptali davasında, davacı; süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturalarla ispatlanan likit alacağına davalının kötü niyetli itiraz ettiğini ileri sürerek takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalının cevap dilekçesi sunmaması ve dosyadaki deliller ışığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:... ...KATİP
:... ...DAVACI
:... - ...VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:KARARIN MAHİYETİ
:KABULMahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı, davalı aleyhine, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı 30.12.2024 tarihinde takibe itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, bunun üzerine taraflarınca itirazın hükümden düşürülmesi amacıyla öncelikli olarak ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuş arabuluculuk faaliyetlerinin neticesinde borçlu tarafla herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, işbu 15.01.2025 tarihli anlaşamama tutanak aslını dilekçemiz ekinde mahkemenize sunduklarını, taraflarınca dava şartı arabuluculuk alternatif çözüm yolunun tüketilmesi ve bu yoldan sonuç alamamamız üzerine ödeme emrine itirazın hükümden kaldırılması maksadıyla itirazın iptalini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, borçlu davalının ödeme emrine itirazı hukuki mesnetten yoksun olup gerçeği yansıtmadığı gibi kötüniyetli ve alacağımızın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davacı şirketin davalı borçludan 1.065.376,86 TL tutarında cari hesap ilişkisine dayalı, düzenlenmiş faturalardan kalan bakiye alacağı mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye ait faturalar dilekçe ekinde sunulduğunu, buna rağmen davalı borcunu ödemediğini, yapılan icra takibinde borçluya, ödeme icra emri gönderilmiş ve buna karşılık davalı itirazda bulunduğunu, davalının itirazı herhangi bir makul gerekçeye dayanmamakta olup aslında icra takip sürecini yavaşlatmaya yönelik olduğu açık olduğunu, nitekim düzenlenen fatura konusu alacak davacı şirketin ticari defterlerinde mevcut olduğunu, aynı şekilde davalı borçlu şirketin ticari defterleri incelendiğinde de takibimize dayanak faturanın konusunu oluşturan ticaret ilişkisine dair kayıtların mevcut olduğu görüleceğini, ayrıca takiplerine dayanak olan faturaya yönelik sekiz günlük itiraz süresi içerisinde borçlu tarafından bir itirazda bulunulmadığını, böylece fatura kesinlik kazanılan olup ticari ilişkinin varlığına karine teşkil ettiğini, yukarıdaki kararlardan da anlaşılacağı üzere davalı taraf eğer ki takip dayanağı faturanın herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığı veya takip konusu alacağın aslında mevcut olmadığı yönünde iddialara sahipse bu iddiaları ispatlamakla mükellef olduğunu, nitekim TTK m.21/2’de de fatura alan kişinin fatura içeriğine sekiz gün içerisinde itirazda bulunmaması durumunda fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı hükme bağlandığını, bu hükümden de anlaşılacağı üzere süresi içerisinde itirazda bulunulmayan fatura içeriği hakkında alacağın mevcut olmadığı yönündeki iddiaların ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğunu, bu sebeple mahkememizce takibimize konu faturaların hükme esas alınması ayrıca söz konusu bu faturaya karşı ispat yükünün davalı tarafta olduğuna ilişkin gerekli hukuki tanının konulmasını talep etme ihtiyacı yine tarafımızca hasıl olduğunu, ayrıca yapılan icra takibinde söz konusu fatura sunulmuş olmasına rağmen davalı borçlu haksız ve kötü niyetli bir itirazda bulunarak takibin durmasına sebep olduğunu, takip konusu alacak likit olduğunu çünkü borçlu ödeme emri ile kendisinden istenen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda olduğunu ve buna rağmen itiraz ettiğinden dolayı itirazında haksız olduğunu, bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bir çok kararında belirttiği gibi “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” alacak likittir ve bu tür alacağa karşı yapılan itiraz haksızdır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektiğini, tüm hususların dikkate alınarak mahkememize dilekçe ekinde de sunmuş oldukları faturalar da dikkate alınarak davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulü ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca mahkememizce davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğinden ve alacak likit olduğundan dolayı davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.Davalı ...' nin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.SMMM Bilirkişi ... ' nın 03/02/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"Davacı şirket defterlerinde yapılan tespitlerin davacı şirket e-defter uygulamasına tabi olduğunu, e-defter beratları bulunduğunu, davacı defterlerinde davalı şirket 120.001.2886 ... hesabında izlendiğini, dava konusu alacak 2024 yılında düzenlenen faturalardan cari hesap ilişkisi çerçevesinde oluşturulduğunu, yukarıda verilen ve alacak sebebi olarak gösterilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olup, bu tarih itibariyle Ek-l'de yer alan muavin dökümünde de görüleceği üzere davacının davalıdan davalıdan alacağı 1.019.050,86 TL olduğunu, 31.12.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının 1.025.662,14 TL olduğunu, 2025 Yılında son işlem 31.08.2025 tarihli olduğuu, bu tarih itibariyle davacının alacağı 1.051.870,14 TL olduğunu, davalı defterlerinde yapılan tespitlerin takip konusu alacak ile ilgili kayıtlar esas alınarak davalı defterlerinde inceleme yapıldığını, davalı şirket e-defter uygulamasına tabi olduğunu, e-defter beratları bulunduğunu, defterlerde yapılan tespitlerin davalı defterlerinde davacı şirket 320.017 Satıcılar-... A.Ş. Hesabında izlendiğini, dava konusu alacak 2024 yılında düzenlenen faturalardan cari hesap ilişkisi çerçevesinde oluştuğunu, yukarıda dökümü verilen ve alacak sebebi olarak gösterilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olup, bu tarih itibariyle ek-2'de yer alan muavin dökümünde de görüleceği üzere davalının davacıya borcu 1.099.421,86 TL'dir. 31.12.2024 tarihi itibariyle de alacak tutarı aynı olduğunu, 2025 yılı açılışında da aynı tutar bulunduğunu, özetle; davacı tarafından yapılan takip tutarının takip konusu faturalardan kalan 1.065.376,86 TL olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olduğunu, davacı kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 1.019.050,86-TL olduğunu, davalı kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı, 1.099.421,86-TL olduğunu" şeklinde düzenlediği raporunu mahkememiz dosyasına sunmuştur.Davanın "İtirazın İptali" davası olduğu anlaşıldı.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açmıştır.Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği,Mahkememiz dosyasına kazandırılan SMMM Bilirkişi ... ' nın hükme esas alınan 03/02/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"Davacı şirket defterlerinde yapılan tespitlerin davacı şirket e-defter uygulamasına tabi olduğunu, e-defter beratları bulunduğunu, davacı defterlerinde davalı şirket 120.001.2886 Alıcılar-ASM AYAS KAYNAK hesabında izlendiğini, dava konusu alacak 2024 yılında düzenlenen faturalardan cari hesap ilişkisi çerçevesinde oluşturulduğunu, yukarıda verilen ve alacak sebebi olarak gösterilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olup, bu tarih itibariyle Ek-l'de yer alan muavin dökümünde de görüleceği üzere davacının davalıdan davalıdan alacağı 1.019.050,86 TL olduğunu, 31.12.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının 1.025.662,14 TL olduğunu, 2025 Yılında son işlem 31.08.2025 tarihli olduğuu, bu tarih itibariyle davacının alacağı 1.051.870,14 TL olduğunu, davalı defterlerinde yapılan tespitlerin takip konusu alacak ile ilgili kayıtlar esas alınarak davalı defterlerinde inceleme yapıldığını, davalı şirket e-defter uygulamasına tabi olduğunu, e-defter beratları bulunduğunu, defterlerde yapılan tespitlerin davalı defterlerinde davacı şirket 320.017 Satıcılar-... A.Ş. Hesabında izlendiğini, dava konusu alacak 2024 yılında düzenlenen faturalardan cari hesap ilişkisi çerçevesinde oluştuğunu, yukarıda dökümü verilen ve alacak sebebi olarak gösterilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olup, bu tarih itibariyle ek-2'de yer alan muavin dökümünde de görüleceği üzere davalının davacıya borcu 1.099.421,86 TL'dir. 31.12.2024 tarihi itibariyle de alacak tutarı aynı olduğunu, 2025 yılı açılışında da aynı tutar bulunduğunu, özetle; davacı tarafından yapılan takip tutarının takip konusu faturalardan kalan 1.065.376,86 TL olduğunu, takip tarihi 20.12.2024 olduğunu, davacı kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 1.019.050,86-TL olduğunu, davalı kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı, 1.099.421,86-TL olduğunu" şeklinde düzenlediği rapor da dikkate alındığında;Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı 17/01/2013 tarihli ilamı (özü; dava konusu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağı olup, LİKİT (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir...)Konu ile alakalı olarak;İcra İnkar Tazminatı;İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna "icra inkar tazminatı" denirİcra İnkar Tazminatı Şartları;1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır.2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.4-Talep Şartı.5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. )6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir)7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. )Yargıtay Üyesi ... (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabı ,TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 1.065,376,86-TL üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 1.065,376,86-TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZEREDavanın KABULÜNE,1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 1.065,376,86-TL üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,2-İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 1.065,376,86TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 72.775,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 12.867,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 59.908,80-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 12.867,10-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.387,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.870,00-TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 165.806,53-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2026Katip ... Hakim ...