10. Ceza Dairesi, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyeti, zamanaşımı süresi dolduğundan bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan sanık hakkında verdiği mahkûmiyet hükmünü incelerken, tebliğnamedeki eylemin uyuşturucu madde ticareti olabileceği ve bu nedenle üst mahkemenin görev alanına gireceği yönündeki görüşe katılmayarak, 5237 sayılı TCKnın 191/1 maddesine göre belirlenecek ceza için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar dolduğunu tespit etmiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oybirliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2015/567 E., 2016/19 K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturup oluşturmadığının, buna bağlı olarak delillerin tartışılması ve hukukî durumunun belirlenmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğuna yönelik Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.