Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinden trafik kazası sonucu oluşan maluliyet artışına dayalı maddi tazminat istemine dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, 15.12.2012 tarihinde dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu trafik kazasında yaralanarak geçici iş göremezlik ve meslekte kazanma gücü kaybına uğraması sonucu daha önce tazminat almasına rağmen, iyileşme sürecinde maluliyetinde meydana gelen artış ve yeni raporlarla tespit edilen kalıcı ek arızalar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararı olarak ek maddi tazminatın, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçelerinin teminat limitleri dahilinde ve yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: 26/03/2026
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av......
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.12.2012 tarıhinde dava dışı sürücü ........'nın sevk ve idaresindeki ZMMS ile sigorta koruması altına alınmamış ........ plakalı aracı ile müvekkilinin yönetimindeki ........ plakalı motosikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkili ........'ün yaralandığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar ile meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi zararının tazmini için açılan Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 03.06.2013 tarihli raporda ........'nın asli ve tam kusurlu olduğu, 25.12.2013 tarihli hekim raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının 9033.2 olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 26.05.2014 tarihinde tekrar ameliyat geçirdiği ve 04.08.2014-06.09.2014 tarihleri arası fizik tedavi gördüğünü, müvekkilinin maluliyetinde artış olduğunu beyan ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin maluliyetindeki artış nedeni ile uğradığı 1,00-TL maddi tazmin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin sakatlanma klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; 15.12.2012 tarihinde dava dışı ........'nın sevk ve idaresindeki ZMMS ile sigorta koruması altına alınmamış ........ plakalı aracı ile müvekkilinin yönetimindeki ........ plakalı motosikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar ile meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi zararının tazmini için açılan Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 03.06.2013 tarihli raporda ........'nın asli ve tam kusurlu olduğu, 25.12.2013 tarihli hekim raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %33,2 olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler doğrultusunda 100.754,00 TL maddi tazminata karar verildiğini, müvekkilinin maluliyetinde artış olması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tazmini için Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası ile dava açıldığını, açılan davada Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 08.09.2022 tarihli raporunda Koksa-femoral ekleminin normal hareketlerini kaybettirecek şekilde sertliği ile bacak kısalığı gelişen duruma bağlı olarak eklenen arıza niteliğinde olduğu rapor edildiğini beyan ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin eklenen arızaları nedeni ile oluşan sürekli iş göremezliğinden maddi zararı olarak 1,00-TL maddi tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin sakatlanma klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; 15.12.2012 tarihinde dava dışı ........'nın sevk ve idaresindeki ZMMS ile sigorta koruması altına alınmamış ........ plakalı aracı ile müvekkilinin yönetimindeki ........ plakalı motosikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zarar ile meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi zararının tazmini için açılan Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 03.06.2013 tarihli raporda ........'nın asli ve tam kusurlu olduğu, 25.12.2013 tarihli hekim raporunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %33,2 olduğunun tespit edildiğini, bu tespitler doğrultusunda 100.754,00 TL maddi tazminata karar verildiğini, müvekkilinin maluliyetinde artış olması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tazmini için Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası ile dava açıldığını, açılan davada Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 08.09.2022 tarihli raporunda Koksa-femoral ekleminin normal hareketlerini kaybettirecek şekilde sertliği ile bacak kısalığı gelişen duruma bağlı olarak eklenen arıza niteliğinde olduğu rapor edildiğini beyan ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin eklenen arızaları nedeni ile oluşan sürekli iş göremezliğinden maddi zararı olarak 1,00-TL maddi tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin sakatlanma klozu kişi başı bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak ilk davanın açıldığı 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından daha önce 15.690,07 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas 2026/520 Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Her iki davanın aynı olduğu anlaşılmakla tek bir dosya gibi hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi halinde vekilin tarifenin 16/2–c maddesinde belirtilen vekalet ücreti vekil ile müvekkili arasında tasfiye edilmesi gereken alacak niteliğindedir. Aynı maddenin ç bendinde müvekkilin avukata ödeyeceği asgari vekalet ücretinin (c) bendine göre ödediği maktu vekalet ücreti mahsup edilerek Tarifeye göre belirleneceği yazmaktadır. Ayrıca mahkemece arabuluculuk vekalet ücretine hükmedileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu anlamda davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmış ve;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ İLE;
124.246,00 TL maddi tazminatın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Sakatlanma Klozu kişi başı bakiye teminat limitiyle sınırlı olmak kayıt ve şartı ile (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) dava tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekilinin arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle vekalet ücreti talebi hususunda AAÜT 16/2-c uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacının ilk hükme esas maluliyeti %33,2 olup, gerekçeli kararda %25 maluliyet oranından söz edildiğini, Kurum tarafından ödenen 100.754,00-TL’lik tazminat %33,2 oran esas alınarak hesaplandığından eldeki davada %31 maluliyet tespiti ve %6 maluliyet artışına karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihinde teminat limitinin 225.000 TL olduğunu, müvekkil kurumun sorumluluğunun teminat limitiyle sınırlı olduğunu, limiti aşacak şekilde 124.246 TL tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 26/03/2026 tarihli kararı (asıl ve birleşen davalar yönünden) hakkında istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek istinaf incelemesi neticesinde "kararın kaldırılmasını" ve talepleri doğrultusunda inceleme yapılarak yeniden hüküm kurulmasını ve icranın durdurulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı ........ tarafından istinaf edilmiştir. Dava, artan maluliyet iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır.
- Artan maluliyet iddiasına yönelik;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur.
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS, 2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DAİREMİZİN 2024/1471 VE 2024/1331 ESAS SAYILI DOSYALARINDA BUNA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 08/04/2016 TARİHLİ 2025/488 ESAS 2026/223 KARAR VE 2025/489 ESAS VE 2026/224 SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Buna göre somut olayda, kaza tarihine göre uzman Adli Tıp Heyeti'nce kaza tarihinde geçerli olan “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Somut olayda davacı, Konya1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında belirlenen maluliyetten sonra maluliyette artış meydana geldiğini iddia etmektedir. Anılan dosyanın incelenmesinde ise, kesinleşen hükme göre, "07/12/2018 (aslında 30/11/2018 tarihli rapor) tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile davacının meslek grup numarası Grup 1 kabul edildiğinde sürekli iş göremezlik oranının % 37 olduğu rapor edilmiştir. Her ne kadar davacının sürekli iş göremezlik oranının % 37 olduğu tespit edilmiş ise de önceki karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle davacının maluliyetinin % 33,2 olduğunun kabulü gerekmektedir. Yine tazminat hesabı yönünden 09/04/2014 tarihli hesap raporu davalı lehine olduğundan bu rapordaki hesaplamalar dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir" şeklindeki kesinleşen gerekçe ile karar verilmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, sözü edilen ilamda usuli kazanılmış haktan bahisle % 33,2 maluliyetin kabulü gerektiği belirtilmekte ise de, hükme esas alınan raporda maluliyetin % 37 olduğu tespit edilmiş bulunmakla, kesinleşen bu rapor ve tespite göre davacının halihazırdaki maluliyetinin % 37 oranından fazla olması gerektiği, artan maluliyet iddiasının gereğidir.
Mahkemece, açılan asıl ve birleşen dava dosyalarında artan maluliyet iddiası ile tazminat talebinde bulunulmuş olmasına göre artan maluliyetin varlığının ve oranının yukarıda belirtilen uzman Adli Tıp Heyetleri tarafından yine belirtilen yönetmeliğe göre tespiti gerekmektedir. Buna göre Mahkemece alınan raporların hiçbirinde artan maluliyet varlığı ve oranının tespiti yapılmamış, en son maluliyet durum ve oranı belirtilmiş, hükme esas alınan aktüer raporunda da maluliyet oranları arasındaki re'sen fark hesabı ile tazminat miktarı belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, varsa davacıya ait eksik ise tüm tıbbi belgeler ile raporlar da getirtilerek, Konya .... ATM ... Esas sayılı tazminat dosyasında esas alınan 30/11/2018 tarihli % 37 maluliyet oranlı rapordan sonraki döneme ilişkin tedavinin devam edip etmediği, yine aynı tarihten sonra gelişen durum olup olmadığı ve gelişen durum var ise sadece bu döneme ilişkin maluliyet oranının belirlenmesi gerektiği, kaza ile gelişen durum sonucu ortaya çıkan maluliyet oranı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, rapor alınan Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ve var ise gelişen durum dikkate alınarak, sadece artan maluliyet nedeniyle bu kısım için tazminat miktarının belirlenmesi gereği gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, sadece gelişen durum için artan maluliyet oranı belirlemeyen, netice maluliyet durumu tespiti yapan rapora dayanılarak eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenlerle kararın kaldırılarak gönderilmesini gerektirmiştir.(Bkz. aynı yönde emsal YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2022/568 ESAS, 2022/9828 KARAR; YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2021/3777 ESAS, 2021/4436 KARAR; YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2021/5361 ESAS, 2021/7501 KARAR sayılı ilamı)
- Teminatın miktarına yönelik itirazda (kabule göre de);
Yukarıda sözü edilen ödemenin yapıldığı dava dosyasındaki toplam tazminat miktarının kaza tarihindeki teminat miktarından mahsup edilerek (geçici iş göremezlik de sürekli sakatlık ve ölüm teminatından sayılarak) bakiye teminat miktarı baz alınarak hüküm kurulmasında ise bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazın yersiz olduğu görülmüştür.
Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.