Trafik kazası sonrası maluliyet tazminatı talepli zorunlu mali mesuliyet sigortası davasında, yetersiz rapor nedeniyle usulden reddedilen başvurunun, eksikliğin dava şartı yokluğu sayılmayıp giderilmesi gerektiğine dair Yargıtay bozma kararı.
Özet: Trafik kazasında yaralanan bir yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, tahkimde kabul edildikten sonra, itiraz hakem heyetince eksik ve usulüne uygun olmayan maluliyet raporu gerekçesiyle usulden reddedilmiştir. Ancak Yargıtay, başvurudaki belge eksikliklerinin giderilebileceğini, bu durumun dava şartı yokluğu yaratmadığını vurgulayarak, davacının tüm tedavi evrakının incelenmesi ve kaza tarihindeki mevzuata uygun yeni bir maluliyet raporu düzenlenmesi amacıyla kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2025/643 D.İş, 2025/639 Kararİtiraz Hakem Heyetinin 12.01.2026 tarihli ek kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2018 tarihinde davacı yayaya davalıya ZMSS sigortalı otomobilin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 30.10.2019 tarihinde 32.053,00 TL kısmi ödeme yaptığını, kısmi ödeminin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 81.357,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.115,22 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.246,20 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 81.357,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.115,22 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.246,20 TL tazminatın 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021 tarihli ve 2021/İHK-18990 sayılı kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun bir uzman ve henüz uzmanlıkları bulunmayan iki araştırma görevlisi tarafından düzenlendiği, raporun yeterli ve yetkili bir heyet tarafından tanzim edilmediği, davacının maluliyetinin alt eksremitede olduğu ve özürlülük oranları başlıklı bölümde alt ekstremite ile ilgili olarak "özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir" hükmüne yer verildiği, somut olayda kazanın 07.07.2018 tarihinde gerçekleştiği, rapordaki muayenesinin ise 17.04.2019 tarihli olup, bir yıllık iyileşme süresinin beklenilmediği, davacının davalıya usulüne uygun olmayan rapor ile başvuruda bulunduğu, dava şartı yokluğu bulunduğu, davalıya yapılmış olan başvurunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıİtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021 tarihli ve 2021/İHK-18990 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2023/13179 Esas, 2024/428 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi üzerinden hesaplamayı kabul etmiş, davacı tarafça hesaplamaya itiraz edilmemiş olup davalı yönünden kazanılmış hak olduğu dikkate alınarak, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 24.04.2019 tarihli maluliyet raporunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak düzenlenmediği(yetkili kurul, bir yıllık iyileşme süresinin beklenilmemesi) anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince bu eksiklik nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararı ile bozma ilamı uyarınca hakem heyetinin 10.04.2025 tarihli ara kararı ile, davacının Yargıtay bozma ilamında belirtilen yetkili kurumlardan birinden yeni bir maluliyet raporu almasına, davacıya raporu alması için ara kararın tebliğinden itibaren 30 günlük süre verilmesine, ayrıca davacı vekilinin ara kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin sürede ilgili sağlık kuruluşuna müracaatlarını belgelemesine, verilen kesin sürede davacı tarafın müracaat edip müracaatını belgelemediği takdirde, dosya kapsamına ve HMK hükümlerine göre kararın verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı vekilince ara kararda verilen kesin süre içerisinde istenilen raporun alınması için gerekli başvurunun yapıldığına yönelik herhangi bir belge ya da maluliyet raporunun sunulmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.C. Onama Kararıİtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.10.2025 tarihli ve 2025/7916 Esas, 2025/13987 Karar sayılı ilamıyla; kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmiştir.D. İtiraz Hakem Heyetince Onama İlamından Sonra Verilen Ek Kararİtiraz Hakem Heyetinin 12.01.2026 tarihli ek kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne, 81.357,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.115,22 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.246,20 TL tazminatın 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021 tarihli ve 2021/İHK-18990 sayılı kararı ile, davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.01.2024 tarihli ve 2023/13179 Esas, 2024/428 Karar sayılı ilamıyla, kararın bozulduğu, bozma ilamı uyarınca hakem heyetinin 10.04.2025 tarihli ara kararı ile, davacının Yargıtay bozma ilamında belirtilen yetkili kurumlardan birinden yeni bir maluliyet raporu almasına, davacıya raporu alması için ara kararın tebliğinden itibaren 30 günlük süre verilmesine, ayrıca davacı vekilinin ara kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin sürede ilgili sağlık kuruluşuna müracaatlarını belgelemesine, davacı tarafın verilen kesin sürede müracaat edip müracaatını belgelemediği takdirde, dosya kapsamına ve HMK hükümlerine göre kararın verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin 16.05.2025 tarihli dilekçesi ile İtiraz Hakem Heyetinden ek karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu, davacı vekilinin ek karar talepli dilekçesinde, süresi içerisinde hastane başvuru belgesinin gönderildiğini beyan ederek, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı başvurunun usulden reddine ilişkin kararının tashihi ile tahkim sürecine devam edilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, belgenin süresinde gönderildiği belirlenerek tahkim yargılamasına devam edildiği, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/104 Esas sayılı dosyasına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı tarafın sunduğu maluliyet raporunun yetkili resmi kurumca, beş uzman tarafından, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporda %11 sürekli maluliyet oranı, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 3 ay bakıcı süresinin tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda % 22 oranında sürekli iş göremezlik, 9 ay geçici iş göremezlik ve 4,5 ay geçici bakıcı süresi üzerinden 117.409,53 TL sürekli iş göremezlik iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.115,22 TL geçici bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararına yalnızca davalı tarafça itiraz edilmiş olduğu, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı bulunduğu, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalar üzerinden, %11 maluliyet oranı, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 3 ay bakıcı süresine göre uyarlama yapıldığı, buna göre 58.704,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.743,48 TL geçici bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, 58.704,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, davalının daha önce ödediği tutarın güncellenmiş tutarı olan 36.052,16 TL'nin tenzil edilmesi sonucu 22.652,61 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararının kaldırılmasına, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının tashihine; başvurunun kısmen kabulü ile 22.652,61 TL kalıcı iş göremezlik, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik ve 4.743,48 TL geçici bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 43.169,70 TL sigorta tazminatının 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davaya konu 07.07.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanarak malul kaldığını, ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %22 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay ve 4,5 ay süresince başka birinin bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiğini, iş bu rapor doğrultusunda hem davalıya hem de Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptıklarını, hakem heyeti tarafından ilk aşamada sunulan adli tıp raporu üzerinden davacının 104.246,00 TL tazminat alacağının olduğunun tespit edildiğini, karara davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, sundukları maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle davalının itirazının kabulüne ve başvurunun usulden reddine karar verildiğini, temyiz süreci sonrasında dosyanın bozulmasına karar verilmiş olup yeniden rapor alınması için taraflarına süre verildiğini, süresi içerisinde yeniden rapor alınması için başvuru yapmış olmalarına ve başvuru evrakını İtiraz Hakem Heyetine sunmalarına rağmen başvuru evrakının sunulmadığı iddiası ile başvurunun usulden reddine karar verildiğini, sonraki süreçte ısrarla ilgili hakem heyetine ulaşılmaya çalışılmış, defalarca mail atılmış ve aylar sonrasında düzeltme taleplerinin yanıt bulmuş olduğunu ve dosyanın yeniden incelemeye alındığını, ancak her ne kadar dosya incelemeye alınmış olsa da aylarca dosyanın karara çıkarılmadığını, temyize konu kararda hakem heyetince 2020 yılında alınmış olan hesap raporunun maluliyete göre oranlanması sonucu karar verildiğini, dosyanın bozma sonrası yeniden maluliyet raporu alınmasına ve asgari ücretin geçen sürede değiştiği göz önünde bulundurulmadan, bilirkişiye dahi gönderilmeden basit bir oranlama sonucu bulunan meblağ üzerinden karar verildiğini, kararı kabul etmediklerini, 2020 yılında brüt asgari ücretin 3577,50 TL olduğunu, 2026 yılında ise brüt asgari ücretin 33.030,00 TL'ye yükseldiğini, hal böyle iken davacının maluliyetine ilişkin tazminatın 2020 yılına ait veriler üzerinden hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 12.01.2026 tarihli İtiraz Hakem Heyeti ek kararının bozulmasına, başvurularını kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu hakem heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın, Yargıtay bozma kararına aykırı olduğunu, kabul manasına gelmemek üzere, bozma sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararında, maluliyet raporuna dair ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle usulden ret kararı verildiğini, bu karardan sonra yeni bir ek karar oluşturularak kabul kararı verilmiş olmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, ayrıca, söz konusu İtiraz Hakem Kararının, taraflarınca esastan ret kararı verilmesi gerektiği talebiyle temyiz edilmiş olup temyiz incelemesinin devam ettiğini, verilen kararın kaldırılarak başvurunun esastan reddini talep ettiklerini, bozma sonrasında, hakem heyeti tarafından verilen ara kararda, davacı tarafa, Yargıtay bozma gerekçesine uygun olarak uzman doktor heyetinden maluliyet raporu alınması için 30 iş günü kesin süre verildiğini, davacı tarafın ise, verilen kesin süreye uymadığını, ardından davacı tarafın ek süre talep ettiğini, davacı tarafın talebini belgelememiş olup ispat yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İspat Yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat Yükü” başlıklı 190 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında da ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağının belirtildiğini, somut olayda ise, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın davacı olup, ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, bu sebeple, davanın esasına ilişkin olan delil niteliğindeki maluliyet raporunun, kesin süreye rağmen sunulmamasının, davacının davasını kanıtlayamadığını gösterdiğinden başvurunun usulden değil esastan reddi gerektiğini, ayrıca, davacı tarafın kalıcı maluliyeti bulunmamakta olup davacı tarafından maluliyet raporu sunulsaydı dahi, sürekli sakatlık bulunmaması nedeniyle esastan ret kararı verileceğinin açık olduğunu, bunun yanında, ek karara esas alınan maluliyet raporunun da, yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş olup raporu ve maluliyet oranını kabul etmediklerini, tüm bunların yanında, karara, vekalet ücretinin yeni tarifeye göre tespiti yönünden de itiraz ettiklerini, toplam tazminat tutarı değişmemesine rağmen, vekalet ücretinin yeni tarifeye göre revize edilmesinin de hatalı olduğunu, 12.01.2026 tarihli İtiraz Hakem Heyeti ek kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.1.Dosyanın incelenmesinde, 07.07.2018 tarihinde davacı yayaya davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan maluliyet raporu hükme esas alınarak başvurunun kabulüne, 81.357,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.115,22 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.246,20 TL tazminatın 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021 tarihli ve 2021/İHK-18990 sayılı kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2023/13179 Esas, 2024/428 Karar sayılı ilamıyla, usulüne uygun hazırlanacak yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı uyarınca İtiraz Hakem Heyetinin 10.04.2025 tarihli ara kararı ile, davacının bozma ilamında belirtilen nitelikte yeni bir maluliyet raporu almasına, davacıya raporu alması için ara kararın tebliğinden itibaren 30 günlük süre verilmesine, ayrıca davacı vekilinin ara kararın tebliğinden itibaren 15 günlük kesin sürede ilgili sağlık kuruluşuna müracaatını belgelemesine, davacı tarafın verilen kesin sürede müracaat edip müracaatını belgelemediği takdirde, dosya kapsamına ve HMK hükümlerine göre kararın verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı vekilince ara kararda verilen kesin süre içerisinde istenilen raporun alınması için gerekli başvurunun yapıldığına yönelik herhangi bir belge ya da maluliyet raporu sunulmadığı gerekçesiyle, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararı ile, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 13.10.2025 tarihli ve 2025/7916 Esas, 2025/13987 Karar sayılı ilamıyla, kararın onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Diğer taraftan, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderildiği esnada, davacı vekilinin 16.05.2025 tarihli dilekçesi ile İtiraz Hakem Heyetinden ek karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu, davacı vekilinin ek karar talepli dilekçesinde, süresi içerisinde hastane başvuru belgesinin gönderildiğini beyan ederek, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı başvurunun usulden reddine ilişkin kararının tashihi ile tahkim sürecine devam edilmesini talep ettiği, bunun üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 12.01.2026 tarihli ek kararı ile, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının temyiz incelemesi sonucu Dairemizce 13.10.2025 tarihinde onandığı ve kararın kesinleşmiş olduğu gözetilmeksizin, davaya konu uyuşmazlık hakkında yeni bir karar verildiği, söz konusu 12.01.2026 tarihli ek karar ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarihli ve K-2021/33808 sayılı kararının kaldırılmasına, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının tashihine, başvurunun kısmen kabulü ile, 22.652,61 TL kalıcı iş göremezlik, 15.773,61 TL geçici iş göremezlik ve 4.743,48 TL geçici bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 43.169,70 TL sigorta tazminatının 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verildiği, ek kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetinin 06.05.2025 tarihli ve KIT/2025-982 sayılı kararının temyiz incelemesi sonucu Dairemizce 13.10.2025 tarihinde onandığı ve kararın kesinleşmiş olduğu gözetilmeksizin, davacı vekilinin talebi üzerine, kararın kesinleşmesinden sonra İtiraz Hakem Heyetince 12.01.2026 tarihli ek kararı ile uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VII. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının peşin harca mahsubuna,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.