Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazasında asli kusurlu sigortalının mağdura ödediği tazminatın sigorta şirketinden rücuen tahsili davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında kusurlu bulunarak yaralanan kişiye maddi ve manevi tazminat ödeyen sigortalının, ödediği bu bedellerin zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketinden rücuen tahsilini talep etmesi; sigorta şirketinin ise sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, ödemelerin ispatlanması gerektiğini, kusur tespiti ve maluliyet oranlarının uzman raporlarıyla belirlenmesi gerektiğini, bazı giderlerin SGK sorumluluğunda olup poliçe teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddini istediği bir tazminat alacağı uyuşmazlığını özetlemektedir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/340 Esas - 2026/535
T.C.ANKARA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2026/340KARAR NO
: 2026/535DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ
: 14/04/2026KARAR TARİHİ
: 17/06/2026K.YAZIM TARİHİ
: 18/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bilge Sönmez'in sevk ve idaresindeki 06 BS 5306 plakalı araç ile dava dışı ...'nin sürücüsü olduğu 06 CMD 625 plakalı araç arasında 23.08.2022 tarihinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının perte ayrıldığını ve dava dışı ...'nin vücudunda 4. derecede kırıklar oluştuğunu, ...29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/263Esas sayılı dosyasında müvekkilinin asli ve tam kusurlu bulunarak taksirle yaralama suçundan ceza aldığını, Kararın İstinaf Edilmesi Sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde hükmün bozulduğunu, müvekkilinin mağdur ...'nin zararlarını tazmin etmek amacıyla 10.09.2025 tarihli arabuluculuk anlaşması kapsamında 600.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50.000,00TL tutarında geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri olmak üzere toplam 650.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminat ödediğini, müvekkilinin kaza tarihinde...Sigorta A. Ş. nezdinde 107555812 numaralı ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin teminat limiti dahilinde bu zararlardan sorumlu bulunduğunu, davalıya 27.02.2026 tarihinde yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, 02.03.2026 tarihinde başlayan zorunlu arabuluculuk sürecinin 27.03.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, rücuen tazminat taleplerinde zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren başladığını, dava dışı şahsın tedavi evraklarının dosyaya kazandırılması gerektiğini, aktüer bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00TL geçici bakıcı gideri ve 50,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 250,00TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06 BS 5306 plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 05.05.2022 - 05.05.2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından dava dışı ...'ye yapıldığı iddia edilen ödemelerin ispatlanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve teknik bir arıza olup olmadığının uzman bilirkişi marifetiyle araştırılması gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca kusur raporu alınmaksızın karar verilemeyeceğini, sigortalı sürücünün alkol veya uyuşturucu etkisinde olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, tarafların kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini istediklerini, dava dışı ...'nin maluliyet durumunun 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu ve poliçe teminatı dışında kaldığını, dava dışı ...'nin kaza tarihinde aktif çalışıp çalışmadığının ve SGK'dan ödeme alıp almadığının tespiti için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüt oluşmadığından faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının sigortalının dava dışı kişiye yaptığı ödemeyi (sürekli, geçici, bakıcı gideri tazminatları ve tedavi gideri tazminatları) kendi sigortacısına rücuen tahsili istemine ilişkin açtığı alacak davası olduğu anlaşıldı.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.TTK 14.maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilan vasıtaları ile halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." denilmektedir.Açıklanan nedenlerle, davacıya ait aracın hususi nitelikte olduğu, davacının tacir olduğuna ya da ticari faaliyetinin bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ya da delil bulunmadığı, davacının doktor olduğu, uyuşmazlığın dava dışı kişiye yapılan ödemenin kendi zorunlu trafik sigortasından tahsili istemine ilişkin olarak açıldığı ve taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu bu hali ile davacının tüketici sıfatını taşıdığı, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-)HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,2-) Görevli mahkemenin ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna,3-)HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ...Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,4-)HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,5-)Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.17/06/2026