Trafik kazasında ZMSSsiz araçta vefat eden yolcunun yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle ilgili sürücü tespiti, kusur ve tazminat hesabı itirazlarının değerlendirildiği temyiz kararı.
Özet: Bir trafik kazasında zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçta yolcu olan desteklerinin vefatı nedeniyle davacılara destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine hükmeden hakem heyeti kararının, itiraz hakem heyetince onanması üzerine davalı vekilince temyiz edildiği bu belgede; davalı taraf, başvurunun dava şartı eksikliği, kazaya karışan sürücünün kimliğinin ve kusurunun somut delillerle ispatlanamaması nedeniyle husumet ve sorumluluğun belirsizliği, ceza soruşturması dosyasının incelenmesi gerekliliği, hatır taşıması indirimi yapılmaması, tazminat hesabındaki ilerici rant yöntemi, yaşam tablosu, teknik faiz oranları, bakiye ömür ve gelir tespiti ile destek payları dağılımındaki hatalar gibi çeşitli usul ve esasa ilişkin gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2024/228-2024/228İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2023 tarihinde davacıların oğlu/desteği ...'nun yolcu olarak bulunduğu, davadışı ...'nun sevk ve idaresindeki kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacıların desteği ...'nun vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan ... için 25.000,00 TL ve ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle taleplerini davacılardan ... için 465.516,00 TL ve ... için 689.607,00 TL olmak üzere toplam 1.155.123,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar desteklerinin araçta yolcu olduğunu iddia etmişse de, davaya konu kazaya karışan aracın sürücüsünün kim olduğunun belirlenemediğini, araç sürücüsünün somut delillerle ispat edilemediğini, kusur oranın tespit edilmesi, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulüne, davacılardan ... için 372.413,00 TL ve ... için 551.686,00 TL olmak üzere toplam 924.099,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin her bir davacı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda olay yeri inceleme raporu ve diğer gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın ceza soruşturma dosyasında kazaya sebep olan sürücüden şikayetçi olmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacıların şikayetçi olmadığı hallerde tazminat hakkından da vazgeçmiş olacaklarını, davacılar desteklerinin araçta yolcu olduğunu beyan etmişse de, davaya konu kazaya karışan aracın sürücüsünün kim olduğunun belirlenemediğini, araç sürücüsünün somut delillerle ispat edilemediğini, bu nedenle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, maddi olayın ve sürücünün kim olduğunun tespiti için ceza soruşturma dosyasının incelenmesi, tanıkların dinlenmesi, kamera görüntülerinin incelenmesi gerektiğini, bu hususun tahkim yargılaması kapsamında yerine getirilemeyeceğini, bu nedenle dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalının sürücünün kusuru oranında ve teminat limiti kadar sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağına göre sürücünün kim olduğunun belirlenemediğini, bu husus netleşmeden husumet ve kusur durumunun tespit edilemeyeceğini, araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmediğini, müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması, müteveffanın vefatı nedeniyle davacıların miras menfaatinin de araştırılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanmadığını, davacılar için hesaplanan pay oranlarının da hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, iki çocuklu bir babanın annesine, gelirinin %25’ ini vereceği yönündeki hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, yetiştirme giderinin de dikkate alınmadığını, destekten yoksun kalan tüm kişilere pay ayrılması gerektiğini, pay dağılımının hatalı olduğunu, destek payları doğrultusunda teminat limitinin paylaştırılması gerektiğini, tazminatın müteveffanın gelirinin tespit edilememesi halinde asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, müteveffanın askerlik görevini yapacağı sürede destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasının hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacılara yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle davalının faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını, aksi kanaate olunması halinde ise faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesi gerektiğini, cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin karar verildiğini, yargılama sürecinde sunulan delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, itiraz için verilen sürelerin ilgili yasaya uygun olmadığını, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile artırılan kısım için ıslah harcının süresinde yatırılıp yatırılmadığının irdelenmesi, harcın süresinde yatırılmaması halinde ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması gerektiğini, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.1.6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacılar vekilinin sunduğu 30.11.2023 tarihli ıslah(talep artırma) dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasını da itiraz sebebi yaptığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin söz konusu itirazı hakkında bir değerlendirmenin yapılmadığı, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin de tamamlanmadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilmesi hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.2.Kabule göre de, dosya kapsamına göre davacıların desteği kaza tarihinde 19 yaşındadır. Hükme esas alınan 28.11.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda desteğin askerlik süresi/dönemi içerisinde gelir elde edip destek olabilmesi gibi hususlar yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken askerlik süresi değerlendirilmeksizin destek zararının belirlenmesi doğru değildir.O halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, desteğin askerlik hizmet süresi içinde gelir elde edemeyeceği gözetilerek bu sürenin hesaplanan tazminattan indirilmesi yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.