11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını kısmen bozdu, kısmen onadı ve bazı davaları zamanaşımından düşürdü.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarını, suçun sabit olmaması nedeniyle oy birliğiyle onarken; tüm sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarını, olağan dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar dolması gerekçesiyle bozarak düşürmüş; ayrıca, bir sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünü, sahte çekin ticari kökeni ve ilişkinin yeterince araştırılmadığı, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle bozarak bu konuda yeniden yargılama yapılmasını gerekli görmüştür.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2013/489 E. 2015/382 K.SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;A-) Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B-) Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 22.04.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,C-) Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;Sanık ...'in sanık ...'e kumaş sattığı ve karşılığında suça konu çeki alarak, yanında çalışan sanık ...'a bankaya götürüp tahsil etmesi için verdiği ve sanık ...'in çeki ciro ederek bankaya ibraz etmesi üzerine çekin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda; suça konu çekte ikinci ciranta olan sanık ...'in ortaklık yaptığı tanık ...'nın dosyaya iki adet sevk irsaliyesi ibraz etmesiyle, birinci ciranta ... ile aralarındaki ticari ilişkinin ispatlandığına kanaat getirilmiş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya mahal vermeyecek şekilde tespiti için, ...'nun CMK'nın 48. maddesine göre gerekli ihtarat yapılarak tanık beyanının ve mukayeseye elverişli yazı imza örneklerinin alınması, sevk irsaliyesine konu ticari ilişkinin mevcut yerinin belirlenmesi, sonucuna göre ...'nun suça konu çeki hangi ticari ilişki kapsamında kimden aldığını ispatlayamaması halinde hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde dava ile birleştirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu sanık hakkında beraat hükmü kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,20.04.2026 tarihinde karar verildi.