Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, nitelikli cinsel saldırı suçunda mevcut delillere rağmen verilen beraat kararını bozarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda önceki hükmü onadığı içtihat.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararının istinaf başvurusu ele alınmış olup, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin istinaf reddi yerinde bulunurken; nitelikli cinsel saldırı suçunda mağdurun istikrarlı beyanları, tanık anlatımları, sanığın eylem sonrası kaçışı ve DNA delilleri gibi kuvvetli kanıtlara rağmen beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu tespitiyle, bu suça dair istinaf kararının bozulmasına oy çokluğuyla hükmedilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/5896 E.  ,  2025/7383 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2024/1379 E., 2025/39 K.
SUÇLAR
: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükümlerin niteliği itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında alkollü vaziyette olup zorla alıkoyduğu katılanla vajinal ilişki yaşamak suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, istinaf isteminin gerekçe gösterilmeden reddi suretiyle anayasal haklarının ihlal edildiğine, aşamalarda çelişkili anlatımlar içeren sanık savunmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğüne, husumet yokluğu, katılanın istikrarlı ve samimi anlatımları, uzmanlık raporları ve tanık beyanlarının hatalı değerlendirilmesi ile kurulan beraat hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, katılanın istikrarlı ve samimi görülen beyanları, tanıkların katılanın olaydan sonraki fiziksel ve ruhsal durumu ile intikal sürecine dair görgüye dayalı anlatımları, sanığın olayın gerçekleştiği tuvalet bölümünden koşar adımla çıkıp işletmeden çıktıktan sonra da kamera kayıtlarına yansıdığı üzere koşarak olay yerinden uzaklaşması, sanığın çıkışından hemen sonra aynı bölümden çıkan katılanın bağırarak yere yığılıp maruz kaldığı eylemi tanıklara anlatması, soruşturma aşamasında cinsel eylemde bulunmadığını beyan eden sanığın, katılana ait kıyafet ile sürüntü örneklerinde DNA profilinin tespiti üzerine eylemin rızaya dayalı olduğunu beyan ederek mevcut delil durumuna göre ifadesini değiştirmesi, beyanlarla sabit olduğu üzere canlı müzik yapılıp olay gün ve saatinde kalabalık olan olay yerinin gürültülü bir mahal olması, husumet yokluğu, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği nazara alınarak mahkumiyeti yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üyeler ... ve ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.10.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Katılan ... ile arkadaşı olan tanık ...'nın, 27.01.2023 günü saat 18:00 civarında bir mekanda alkol aldıktan sonra anılan mahalden ayrılıp yürüyüş yaptıkları esnada aralarında daha önceden tanışıklık bulunmayan sanık ve arkadaşı tanık ... ile karşılaşıp sohbet ettikleri ve birlikte olayın gerçekleştiği eğlence mekanına gelerek alkol kullanmaya devam ettikleri, bir süre sonra katılanın lavaboya gitmek üzere kalkması ile sanığın da yardım etmek için yanında gidip alt katta bulunan lavabolardan erkekler bölümüne birlikte girerek kabin içerisinde vajinal ilişki yaşadıkları anlaşılan olayda;
İlk Derece Mahkemesince eylemin rızaya dayalı olduğundan bahisle verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun unsurları itibariyle oluşan nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden mahkumiyet kararı verilmesi gerekliliği ile hükmün bozulmasına yönelik görüşüne katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Katılanın aşamalardaki ifadelerinde kendisini çekiştirerek kabine sokan sanığın zorla vajinal ilişki yaşamaya yönelik eylemleri sırasında bağırıp çığlık attığını beyan etmesine karşın anılan işletmede garson olarak çalışan tanık ...'ın istikrarlı beyanından anlaşıldığı üzere sanık ve katılanın bulunduğu kabinin kapısını bir kaç kez tıklatarak seslendiği sırada bu ana kadar bağırarak yardım istediğini iddia eden katılanın bu aşamada utanç ve korku ile sesini çıkaramadığına dair beyanının hayatın olağan akışına aykırı düşmesi,
Olay yeri inceleme ekiplerince kayda alınan olay mahalline ait görüntü kaydının izlenmesinde erkekler tuvaletinin hemen yanında kadınlar tuvaleti ile diğer tarafında mutfak bölümünün olmasına karşın katılanın çığlık seslerinin girip çıkanlar tarafından duyulmaması ve yine katılan ile sanığın birlikte alt kata inmesinden kısa bir süre sonra (kolluk beyanında yarım dakika, mahkemede ise dört beş dakika olarak beyan edilen süre aralığı) aşağı inen tanık ...'nın katılana seslenerek kadınlar tuvaleti ile mutfak kısmında katılanı arayıp bulamaması üzerine tanık ...'dan yardım istemesi üzerine bu kez hep birlikte katılanı aradıkları sırada bağırdığını iddia eden katılanın bağırış seslerini duymamalarının hayatın olağan akışına aykırı düşmesi,
Olayın intikali üzerine katılan ve sanığın alınan adli muayene raporlarında vücutlarında darp ve cebir izi ile travmatik lezyona rastlanılmadığının belirtilmesi,
Olay yeri görüntülerinden anlaşıldığı üzere dar bir alan olan kabin içerisinde sanığın katılanın üzerinde bulunan tayt şeklindeki pantolonu ve külotlu çorabını zorla çıkarılmasına karşın kıyafetlerin zarar gördüğüne dair bir iddia ve delilin bulunmaması ve keza tanık ...'ın kolluk ifadesinde lavabodan çıkan katılanın saçı ile kıyafetlerinin düzgün görünüp zorlamaya dair bir emare görmediğini beyan etmesi karşısında bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın cinsel eyleminin katılanın rızası dışında gerçekleştirildiğine yönelik, mahkumiyete yeter derecede her türlü şüpheyi giderir ölçüde delil bulunmadığı kanaatinde olduğumuzdan, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın onanması görüşü ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne muhalifiz.