Kamu kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının onanması ve adli para cezasının infazına ilişkin değerlendirme.
Özet: Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan aldığı mahkûmiyet kararı, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte titizlikle değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin olarak saptandığı ve suç vasfının doğru belirlendiği tespit edildiğinden oy birliğiyle onanmış; hükümde yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde doğrudan hapse çevrilmesine ilişkin hususun ise, infaz aşamasında 6545 ve 5275 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca denetimli serbestlik ve kamu hizmeti uygulamaları dikkate alınarak gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni sayılmamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/34 E. 2016/222 K.SUÇ
:Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,29.04.2026 tarihinde karar verildi.