Kasko poliçesi kapsamında trafik kazası sonucu araç hasar bedeli talebinde, alkol etkisiyle teminat dışı kalma ve itiraz gideri uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında kasko sigortalı aracında oluşan hasarın tazmini için sigorta şirketine başvuran davacının belirsiz alacak davası, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 625.000 TL olarak kabul edilip, İtiraz Hakem Heyetince faiz başlangıcı ve türü değiştirilerek onanmış; davacı vekili itiraz giderlerinin ödenmemesini, davalı vekili ise hasarın sürücünün alkollü olması nedeniyle sigorta teminatı dışında kaldığını ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları gereği kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana gelme şartının aranmaması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2024/562 D.İş, 2024/574 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde kasko poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta 13.10.2022 tarihli trafik kazası sonucu oluşan hasar nedeniyle davalı ... şirketine yapılan başvuruya yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 15.02.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 625.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 625.000,00 TL araç pert bedelinin 23.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın 2. ve 3. bentlerinin aynen tekrarına, kararın 2. bendinin ''1. davanın kabulü ile 625.000,00 TL'nin 23.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline,'' şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yaptıkları itirazın, İtiraz Hakem Heyeti tarafından kabul edilmesine rağmen itiraz gideri olarak yatırılan 9.375,00 TL itiraz başvuru gideri ile 35,00 TL tebligat giderinden oluşan toplam 9.410,00 TL'nin taraflarına ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmemesinin bozma sebebi olup 9.410,00 TL'nin taraflarına ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 maddesi; “5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ” şeklinde düzenlenmiş olup açık mevzuat gereğince davalı ... şirketinin, kazanın alkol sebebiyle meydana gelip gelmediği önem arz etmeksizin aracı kullanan kişinin, kaza sırasında Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilenden fazla alkol almış olması durumunda hasarın teminat kapsamı dışında kalması sebebiyle sorumluluğu bulunduğunu, kaza tespit tutanağındaki kazanın oluşumuna dair anlatım ve verilen bilgilerden de anlaşıldığı üzere kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacaklarının belirtildiğini, gerek Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde gerekse Kasko Genel Şartlar'da yapılan değişiklikler dikkate alındığında, kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olmasının aranmaması gerektiğini, kaldı ki, sigortalı araç ticari bir araç olup, ticari araç sürücüleri ve kamu araçları sürücülerinin alkollü araç kullanmasının yasak olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 1.bendinde de "Uyuşturucu veya uyarıcı almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin veya kanlarında alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." şeklinde düzenleme bulunduğunu, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5 maddesinde "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" sigorta teminatının dışında olduğu belirlendiğini, aksi kanaatte olması halinde münhasıran alkol etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin detaylıca araştırılması gerektiğini, konu kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi amacıyla nörolog bilirkişi, trafik bilirkişisi ve hasar tespiti bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, kazanın teminat kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiğini, başvuran tarafından davalı şirkete usule uygun şekilde müracaat edilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin AAÜT'nin 1/5’i oranında olduğunu belirtmiştir.B.Değerlendirme ve Gerekçe
:Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı 13.10.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir.1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; " ...Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…" vurgulanmıştır.Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan itiraza ilişkin İtiraz Hakem Heyetince verilen hükmün gerekçe bölümünde davacı vekilinin faiz türüne hasren yapılan itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazlarının ise faiz başlangıç tarihine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarca yapılan itiraz başvuru giderlerinin kendi üzerlerinde bırakıldığının belirtildiği, sonuç bölümünde de kararın 2. ve 3. bentlerinin aynen tekrarına, kararın 2. bendinin ''1. davanın kabulü ile 625.000,00 TL'nin 23.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline,'' şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, tarafların itirazları kabul edildiğine göre yeniden hüküm kurulması ve itiraz başvurusuna ilişkin taraflarca yapılan yargılama giderlerinin de itirazların haklılık-haksızlık oranına göre değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya ve davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.