Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka YIDK kararının iptali ve tescilin hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada markalar arası benzerlik ile iltibas ihtimalini incelemiştir.
Özet: Bu hukuki metin, davacının "..." ibareli tescilli markalarının, davalının "..." esas unsurlu markasıyla benzerliği ve tanınmışlığı nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığı, kötü niyetli tescilin müvekkil markasının ayırt ediciliğine zarar verdiği iddiasıyla, marka yetkili kurumunun itirazı reddeden kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği; davalıların ise markalar arasında görseller, kavramlar ve esas unsurlar açısından farklılıklar olduğunu, tüketicilerin ilgili mal ve hizmetler için yüksek dikkat düzeyine sahip olduğunu, bu nedenle karışıklık ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği bir marka hükümsüzlük davasının taraflar arasındaki uyuşmazlığını ve karşılıklı iddialarını ele almaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/222 Esas - 2026/107
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2025/222KARAR NO
: 2026/107....DAVA
: Marka YİDK Kararının İptali ile HükümsüzlükDAVA TARİHİ
: 22/05/2025KARAR TARİHİ
: 11/03/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 11/03/2026Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkiline ait...ibareli markalar ile dava konusu “... ... makine ...” markaları arasında benzerlik bulunduğunu, “m.....” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, bu nedenle değerlendirmenin...ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkillerine ait çok farklı sektörlerde...ibareli markalarının bulunduğunu, taraf markaları sınıflarının aynı olduğunu, emtia benzerliği koşulunun da sağlandığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, markaların esas ve unsuru olan “...” ifadesinin markanın kurucusu .... isim ve soy isimlerinin baş harflerinden meydana getirildiğini, uydurulmuş ve tek başına anlamsız bir ibare olup ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığının zarar göreceğini, davalının kötü niyetli olduğunu,beyan ederek .... no’lu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davacının itirazına konu markalarının esas unsurunun...ibaresi olduğunu, her ne kadar başvuru markasında da...ibaresi yer alıyor ise de, başvuru markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin daha büyük puntolarla yazılmış olduğu ve tüketici algısı açısından daha ön planda olduğunu, markaların kolaylıkla farklı olduğunun algılanabileceğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından davacının tanınmışlık iddialarının da geçersiz olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili dilekçeleriyle özetle; davacının hükümsüzlük talepleri bakımından kullanım ispatı talebinde bulunduğu, dava kapsamında ilgili mal veya hizmetlerde kullanımı ispatlanamayan davacı markalarının ise iş bu hükümsüzlük davasında değerlendirme dışı bırakılmasını gerektiğini, markaların kavramsal ve işitsel açıdan olduğu gibi markaların görsellerinin de oldukça farklı olduğunu, ... ibareli markalar ile ... esas unsurlu müvekkili markasının hiçbir şekilde karıştırılmayacağını, müvekkili markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, özellikle 07 nolu sınıfa dahil “makinalar” ve 12 nolu sınıfa dahil “motorlu kara taşıtları ve paraçaları vb” mallarının tüketici dikkat düzeyinin oldukça yüksek olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.İşlem dosyasının tetkikinde, .... sayılı markasının 07, 12 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 27.11.2023 tarih ve 433 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, bu ilana davacılar tarafından çeşitli...unsurlu markalarını mesnet göstererek itiraz edildiği,....tarafından itirazların reddedildiği, davacıların bu karara itiraz ettiği, davacıların itirazlarının nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.DEĞERLENDİRMELER ;TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ;SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir.EMTİALARIN BENZERLİĞİ- KULLANIM İSPATI;Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde; uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispat etmesi gereklidir. Sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir.Somut olayda davalı tarafından dava aşamasında kullanımın ispatlanmasının talep edildiği, ancak davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, ek olarak kullanım ispatına konu olmayan markalarının da bulunduğu, bu noktada benzerlik kurulması halinde ulaşılan sonucun değişmeyeceği,Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler.Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir.“Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.”Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir.Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir.Davacının çok sayıda...ibareli markasını mesnet sunduğu görülmüştür. ... ibaresini esas unsurolarak içeren markaları incelendiğinde .... nolu markasının ortak olarak sadece 07. Sınıfı içerdiği ( bu markanın hükümsüzlük talebi bakımından kullanım ispatına konu olduğu, davacılar tarafından herhangi bir kullanım delili sunulmadığı için hükümsüzlük talebi bakımından dikkate alınamayacağı) , .... nolu markasında 35. Sınıfın yer aldığı, ek olarak sınıfsal açıdan benzerlik gösteren.... (kullanım ispatına konudavacılar tarafından herhangi bir kullanım delili sunulmadığı için hükümsüzlük talebi bakımından dikkate alınamayacağı) markasının bulunduğu,Dava konusu markada yer alan 07, 12 ve 35. Sınıflar davacının .... nolu markalarında aynen yer almaktadır.İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI;Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür.İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır.Somut olayda, benzer bulunan mal ve hizmetlerin niteliği incelendiğinde, genel anlamda tüketicinin gündelik rutininin ihtiyaçlarını karşılamayan, sık sık satın alınan emtialardan olmayıp görece daha profesyonel kişilere hitap eden, belirli bir düzeyde uzmanlık gerektiren mal ve hizmetlerden olup ortalama düzeydeki tüketicinin bilinç/dikkat/bilgi ve özen seviyesinin daha yüksek olduğu,İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.Davacı markaları incelendiğinde...ibaresi ile çok sayıda seri markasının bulunduğu, kiminde esas unsur olarak...ibaresinin yer aldığı, kiminde ise .... ibareli markasında olduğu gibi tali unsur konumunda bulunduğu, davalı markası incelendiğinde ise ... ibaresinin tali unsur konumunda olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu,Husumet konusu olan...ibaresinin, belirli bir anlamının olmadığı, davacı dilekçesinde şirket kurucu isminin baş harflerinden oluştuğunun belirtildiği, ancak tüketicinin her koşulda bu durumu bilemeyeceği, bu nedenle anlamsız harfler bütünü olarak değerlendireceği, davalı markasında ise açık olarak esas unsur olan ... ibaresinin baş harfleri olarak algılacağı, ... ibaresinin de bilinen bir anlamı bulunmadığı, bu noktada taraf markalarında...ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı tüketici zihninde ufak da olsa bir benzerlik kurulabileceği, ancakFonetik olarak davacı markası .... şeklinde telaffuz edilirken, davalı markası ... şeklinde telaffuz edilecektir. Markaların aynı hece ile başladığı ortadadır ancak taraf markalarının kısa markalar olduğu, kısa markalarda tek harf değişikliğinin dahi markaları farklılaştırmaya yettiği, özellikle E ve A sesinin fonetik açıdan birbirinden uzak sesler olması nedeniyle farklılığın bariz olarak algılanacağı,Görsel açıdan yapılan değerlendirme de ise, davacı markalarının sitilize bir biçimde yazılmış...ibaresini içerdiği, ancak bu durumun markayı düz harf algısından uzaklaştırmadığı, dava konusu markasının ise kelime+şekil markası olduğu ve markalar arasında...harflerinin aynen yer alması dışında bir benzerlik kurulmasının mümkün olmadığı,Tüm unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu markada yer alan...harfinin kısaltma biçiminde yer aldığı, piyasa şartlarında bu şekilde markalaşma stratejisinin sıklıkla kullanıldığı, yani tüketicinin...ibaresini marka olarak değil, markasının baş harflerinin kısaltması olarak algılacağı, zaten markanın esas unsurunun da .... ibaresi olduğu, markaların kavramsal, fonetik ve görsel olarak ayırt edilmeyi sağlacak seviyede farklılıklar içerdiği, salt bir markada...harflerinin yer almasından kaynaklı benzerlik kurulamayacağı, ... harflerinin ayırt ediciliğinin arttığı ve direk olarak davacı yanla ilişkilendirilmesini sağlayacak şekilde tanınmış olduğunu ispatlayacak yeterli delilin bulunmadığı, ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin de yüksek olduğu değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı,TANINMIŞLIK İDDİALARI;6769 sayılı SMK’nın 6/4 maddesinde “Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” ve 6/5 maddesinde “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önce yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı veya benzer markanın başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” denilmektedir.6769 s. SMK’nın 6. maddesinde “tanınmış marka”lara yer vererek onların diğer markalara göre daha yoğun korunmalarının koşullarını oluşturmuştur. Madde bu korumayı SMK md. 6/4 ve 5 olmak üzere iki ayrı fıkrada düzenlemiştir. Belirtilmelidir ki, SMK md. 6/4’de Paris Sözleşmesi kapsamında bir markanın aynı veya benzer olması ve ayrıca mal/hizmetlerin de aynı/benzer olması şartı aranırken, md. 6/5’te Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşan markalar için mal/hizmet sınıflarının aynı/benzer ya da benzer olmasına bakılmayacağı ifade edilmiş ve bu bağlamda SMK md. 6/5’in koruma kapsamı, hükümde anılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda daha geniş tutulmuştur. Bununla birlikte, md. 6/5 hükmünden yararlanabilmek için Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tescil edilmesi şartı aranırken, SMK md. 6/4 hükmünden yararlanacak olan Paris Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de tanınmış markanın tescil edilme şartı aranmamaktadır.Davacının tanınmışlık iddiasını ispatlayacak yeterli delil bulunmadığı, bununla birlikte taraf markaları arasında da bir benzerlik bulunmadığı, hal böyle olunca her koşulda ilgili madde korunmasınından yararlanmayacağı,KÖTÜ NİYET İDDİALARI;Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır. Buna karşılık başvuru sahibinin, hakkını kötüye kullanma niyeti taşıması veya başkalarını engelleme amacına sahip olması gibi sübjektif durumlar kural olarak tespit edilmeye çalışılmamalıdır. Zaten kişinin içsel durumunu ifade eden sübjektif unsurlara doğrudan ulaşmak veya nüfuz etmek mümkün de değildir. Ancak, somut olayda başvuru sahibinin içsel durumunu ifade eden, kast, niyet gibi hususların anlaşılabileceği veya ortaya çıkarılabileceğine dair ciddi belirtilerin varlığı halinde, bunlar araştırılarak, kötü niyetli tescilin varlığı sonucuna ulaşmada yardımcı unsur olarak kullanılabilir.Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir.Karıştırılma ihtimali olsa dahi, salt markayı tescil ettirme eylemi ya da markalar arasında yer alan benzerlikler kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren herhangi somut bir kanıt sunulmamıştır. Markaların birbiriyle karışıklığa yol açması, tek başına kötü niyet oluşturmadığı gibi yapılan değerlendirmede markaların benzer de bulunmadığı,Netice itibariyle,Dava konusu .... sayılı markada yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik koşulunun sağlandığı, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını ispatlayamadığı, ... sayılı kararının hukuka uygun olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
:Davanın reddine,Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Davalı şahsın yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.Kâtip Hâkim ...✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır