Sentetik Uyuşturucu Madde Ticareti Suçundan İki Sanığın Mahkumiyetine İlişkin İlk Derece ve İstinaf Kararlarının Temyizen Hukuka Uygunluk İncelemesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanıklar hakkında ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen mahkumiyet hükümleri, sanıkların aracında yapılan aramada ele geçirilen yüklü miktarda sentetik uyuşturucu madde ile ticari amaçla birlikte hareket ettikleri yönündeki iddiaların kolluk tutanakları, uzmanlık raporları ve diğer delillerle desteklenerek sabit görülmesi üzerine, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluk, delillerin yeterliliği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle Yargıtay tarafından onanmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/17438 E.  ,  2026/9420 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2024/53 E., 2024/281 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/280 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1, 54/4, 58... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 27500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 39/2-c, 39/1, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1, 54/4, 58... . maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis ve 13740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Sanık ... ve sanıklar müdafiileri ile Cumhuriyet savcısının sanık ... aleyhine istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2024/53 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile,
sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1, 58/6-7 ve 63. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 27500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1, 58/6-7 ve 63. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 27500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanık ...' ın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık ...' nin atılı suçu işlediği hususunun şüphe boyutunda kaldığına, sanığın asli fail olarak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın atılı suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın uyuşturucu satışı yaptığına dair hiçbir istihbari bilgi bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, 10.05.2023 tarihinde saat: 18.30 sıralarında kolluk görevlilerince, sanıklar ... ve ...'nin içerisinde bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolleri sırasında sanık ...’nun eşofman cebine bir şeyler koyduğunun görüldüğü, görevlilerin sorması üzerine sanığın cebine koyduğu şeyleri çıkarıp görevlilere teslim ettiği, teslim edilenlerin yüklü miktarda kağıda emdirilmiş sentetik ... maddesi olduğu, sanık ... beyanında ele geçirilen maddelerin sanık ...'a ait olduğunu, araç durdurulduğunda kendisine verdiğini söylediği, sanıklar ... ve ...'nin birlikte hareket ederek ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, yakalama tutanağı, ön ekspertiz tutanağı, Antalya Emniyet Müdürlüğü uzmanlık raporu, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, tanık beyanları, sanıkların savunmaları, uyuşturucu maddelerin ele geçirilme şekli, türü ile miktarı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanıkların, iştirak halinde ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğuna dair Mahkemenin kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanun bağlamında ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli ve 2024/53 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Sayın çoğunluğun, sanık ... hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne aşağıda açıklanan nedenlerle katılmıyorum.
Dava dosyası kapsamı incelendiğinde; 10.05.2023 tarihinde kolluk görevlilerince gerçekleştirilen denetimde, sanıklar ... ve ...’nin içinde bulunduğu aracın şüphe üzerine durdurulduğu anlaşılmaktadır. Bu esnada diğer sanık ...’ın araç içerisindeki uyuşturucu maddeleri sanık ...’ye vererek "Bu maddeleri al." dediği, sanık ...’nin de ani gelişen bu refleksle maddeleri cebine koyduğu sabittir. Sanık ...'nin bu eylemi, diğer sanık ...'ın talebi üzerine, kolluk kontrolünden kaçma/saklama saikiyle anlık olarak gerçekleştirdiği açıkça görülmektedir.
Bir suçun iştirak halinde işlendiğinin kabul edilebilmesi için sanıklar arasında önceden gelen veya suçun işlenişi sırasında ortaya çıkan, ortak suç işleme kararına dayalı bir "fiili hakimiyet" ve "iştirak iradesi" bulunmalıdır. Sanık ...’nin, uyuşturucu maddelerin ticari amaçla bulundurulması,
nakledilmesi veya satılması sürecine ortak olduğuna, bu yönde diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine dair dosya kapsamında hiçbir somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
Sanık ...’ın, eylemi sanık ... ile birlikte işlediklerine yönelen beyanları hukuken soyut isnat ve atfı cürüm niteliğindedir. Kaldı ki, sanık ...'ın yargılamanın farklı aşamalarında (kolluk, savcılık, mahkeme) verdiği tüm beyanlar kendi içinde köklü ve esaslı çelişkiler barındırmaktadır. Aşamalardaki beyanları birbiriyle tamamen çelişen, kendi suçunu hafifletme veya suçtan kurtulma saikiyle hareket etme ihtimali yüksek olan bir diğer sanığın (maddelerin asıl sahibinin) bu nitelikteki beyanlarının ceza yargılamasında hükme esas alınabilecek güvenilir bir "delil" olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Sanık ...’nun uyuşturucu satışı yaptığına dair dosyada hiçbir istihbari bilgi, teknik veya fiziki takip ya da somut tespit yer almamaktadır. Eylemin gerçekleşme şekli dikkate alındığında; sanığın asıl fail olan ...'ın uyuşturucu ticareti suçuna ortak olma kastı (iştirak iradesi) bulunmadığı, yalnızca araç durdurulduğunda suç delillerini/eşyasını saklamaya yönelik anlık bir yardımda bulunduğu görülmektedir.
Bu doğrultuda, sanık ...'nin eyleminin hukuki nitelendirmesi esasen uyuşturucu madde ticareti suçu değil; olsa olsa TCK'nın 281. maddesinde düzenlenen "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" ya da koşulları varsa TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen "Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi" suçu kapsamında değerlendirilebilir. Sanığın doğrudan doğruya uyuşturucu madde ticareti suçunun asli veya fer'i faili olarak cezalandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
Ceza yargılamasının en temel ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" (in dubio pro reo) ilkesi uyarınca, sanığın bir suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve tam bir kanaate ulaşılamadığı takdirde mahkumiyet hükmü kurulamaz. Sanığın uyuşturucu ticareti suçunu iştirak halinde işlediği hususu büyük bir şüphe barındırmakta, tek dayanak olan diğer sanık beyanları da çelişkiler nedeniyle bu şüpheyi ortadan kaldıramamaktadır. Bu şüphe sanık ...'nin aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulması ceza muhakemesi hukukunun özüne aykırıdır.
Sonuç itibarıyla sanık ...’nin müsnet suça iştirak ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmaması itibarıyla beraatine karar verilmesi gerektiği cihetle sayın çoğunluğun mahkumiyetin onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 30.06.2026