Kooperatif yöneticisinin tapuları geçersiz kılınan arazileri bilerek satmaya devam ederek dolandırıcılık yapması üzerine verilen beraat kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Bir kooperatif başkanının, yargı kararıyla tapuları geçersiz hale gelmiş arsaları, bu durumu bilmesine rağmen katılımcılara satmaya devam ederek haksız menfaat temin etmesi karşısında, yerel mahkemenin tapuda aleniyet ilkesine dayanarak sanığı beraat ettirmesi, sanığın suç işleme kastının sabit olduğu ve eylemin kooperatif başkanı sıfatıyla güncelliğini yitirmiş tapu senetleri gösterilmek suretiyle işlenen dolandırıcılık suçunu (TCK 158/1-d-h) ve zincirleme suçu (TCK 43/2) oluşturduğu gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak, beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33460 E.  ,  2026/4265 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2016/43 E. 2016/206 K.
SUÇ : Kooperatif yöneticisinin faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanların 2008 yılında arsa almak amacıyla ... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanı olan sanık ... ile anlaştıkları, katılan ...'un 2008-2012 yılları arası toplam 30.000 USD para vererek 6 adet arsa, katılan ...'un 2008-2012 yılları arası toplam 50.000 USD para vererek 10 adet arsa aldığı, ödemiş oldukları para karşılığında da S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına düzenlenmiş 14 adet tapu senedi ile kooperatifin düzenlediği tapu tahsis belgelerini aldıkları, 2 adet tapu senedi ile kooperatifin düzenleyeceği tapu tahsis belgesi için sanıktan yazılı belge aldıkları, 08/03/2012 tarihinden sonra kendi çabaları ile yaptıkları araştırmada sanığın kendilerine satmış olduğu 16 adet arsanın tapularının Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2007 tarihli kararı ile kooperatifin mülkiyetinden çıktığını öğrendikleri, yerel mahkemenin bu kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.06.2008 tarihli onama kararıyla kesinleştiği, sanığın tapuların geçersiz kılındığını bilmesine rağmen bu tarihten sonra katılanlardan haksız maddi menfaat elde etmeye devam ettiği olayda;
Sanığın savunmasına göre arsaların hukuki ihtilafa konu olduğunu bilen kooperatif yetkilisi ...'ın 12.02.2012 tarihinde ölmesine rağmen katılanlardan bu tarihten sonra 08.03.2012 tarihinde para almaya devam etmesi, yine mahkeme kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesince 03.06.2008 tarihinde onanmasından sonra 02.12.2008 tarihinde kooperatif çalışanı tanık ...'nun katılanlardan 43.470 YTL aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç işleme kastının sabit olduğu, eylemin kooperatif başkanı olan sanığın katılanlara kooperatife ait güncelliğini kaybetmiş tapu senetleri gösterilmek suretiyle işlenmesi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d-h maddesini de oluşturacağı, sanık hakkında TCK'nun 43/2 maddesi gözetilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılanlar tapuda herhangi bir işlem yapmadıkları halde tapuda aleniyet ilkesi gereğince kontrol etme yükümlülükleri bulunduğundan bahisle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı;katılan ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.