Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış marka iddiasıyla açılan YIDK iptali ve iltibas tehlikesi davasında, davacının yargılama sırasında feragat beyanı üzerine davanın reddine hükmetti.
Özet: Tanınmış marka sahibi davacı, kendi markası ile davalıya ait balmumcu ibareli markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını, balmumcu ibaresinin zayıf ve coğrafi bir unsur olduğunu belirterek marka başvurusuyla ilgili Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptalini ve kendi markasının tescilini talep etmiştir. Ancak yargılama devam ederken tarafların davadan feragat etmeleri üzerine, mahkeme davayı feragat nedeniyle reddetmiş ve davacıya yargılama giderleri ile davalı kuruma vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü getirmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/162 Esas - 2026/105

T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
: 2025/162
KARAR NO
: 2026/105
....
DAVA
: Marka İle İlgili YİDK iptali
DAVA TARİHİ
: 17/04/2025
KARAR TARİHİ
: 11/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 12/03/2026Davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde açılan Marka İle İlgili YİDK İptali, hükümsüzlük istemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dilekçesiyle özetle, müvekkili şirket ... ....'nin, 1995 yılında ... Global Holding'in öncü yaklaşımını ve kalite anlayışını inşaat sektörüne taşımak amacıyla kurduğunu, sektörün en güçlü firmaları arasında yer aldığını, ....” arasına girdiğini, yurt içi basında çok sayıda habere konu olduğunu, çok sayıda projesi bulunduğunu, birçok ödüle layık görüldüğünü, ... markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin ... ... marka başvurusuna, davalının “.... markalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın kısmen kabul edildiğini, müvekkili tarafından yapılan karara itirazın da reddedildiğini, davalıya ait “.... markaları ile müvekkili arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun ... olduğunu, bu ibareler arasında benzerlik bulunmadığını, Balmumcu ibaresinin Beşiktaş'ta bir mahalle ismi olup ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkilil markasında tali unsur konumunda bulunduğunu,
Markaların bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, “..." ifadesinin tamamen yok sayılarak, dahası taraf markalarını bölerek salt taraf markalarında "balmumcu" ibaresinin ortak olmasından bahisle iltibas tehlikesinin var olduğunun kabul edilmesi hukuka aykırı olduğunu, taraf markaları arasında ortak bir kelime yer alsa da asıl unsurlarının farklı olması ve ortak unsurun zayıf marka olmasından dolayı iltibas tehlikesinin oluşmadığını, taraf markalarının görsel olarak da farklı olduğunu, Ö harfinin müvekkiline ait tescilli şekil markası ile betimlenildiğinde, coğrafi yer adlarının kimsenin tekeline bırakılamayacağını, “... balmumcu" marka ibaresi ile karşılaşan tüketicilerin işbu markayı doğrudan müvekkil şirket irtibatlandıracağını, müvekkil şirketin piyasada sağladığı bilinirlik ve güven nedeniyle müvekkili şirketten başka bir işletmenin de akla gelmesi mümkün olmadığını belirterek .... kararının iptaline, markanın tüm mal ve sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceme duruşması yapılmış ve mahkememizin 05/02/2026 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin sulh olma ihtimallerinin olduğunu beyan ederek bir sonraki celseye kadar süre verildiğini, celse arasında taraf vekillerinin dilekçeleri ile davada feragat ettiklerini ve vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını ve mahkememizin 11/03/2026 tarihli duruşmasında davacı vekili feragat dilekçeleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin feragata yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Davanın Feragat Nedeniyle Reddine,
Alınması gereken (732,00/2=)366,00.-TL peşin harcın mahsubu ile, kalan (615,40-366,00=) 249,40.-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca, ön inceleme duruşması yapılarak iş bu karar verildiğinden 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davacının yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026
.....