Kadastroda yaylak vasfıyla tespit harici bırakılan parsellerin köy tüzel kişilikleri adına tescil talebinin, orman vasfıyla Hazineye tescili kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Kahramanmaraşta, kadastro tespitiyle yaylak vasfıyla tescil harici bırakılan büyük yüzölçümlü taşınmazların kadimden beri kendilerine ait yayla olduğunu iddia eden davacı köy tüzel kişiliklerinin adlarına tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi taşınmazların orman niteliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davayı reddederek Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesince onanmış ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2021/1076 E., 2024/747 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pazarcık 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2009/266 E., 2020/418 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Dava konusu Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 31... , 1 32... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16. maddesinin (b) bendine istinaden yaylak vasfıyla tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. 1 31... parsel 2.024.783,56 m² yüzölçümüyle, 1 32... parsel 2.656.594,30 m² yüzölçümüyle, 1 44... parsel sayılı taşınmaz ise 534.655,47 m² yüzölçümüyle kamu orta malı yaylak vasfıyla tespit edilmiş, 26.09.20 08... .10.2008 tarihleri arasında yapılan 30 günlük ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açıldığından kesinleşmemiştir.2. Davacılar ... ve ... Köyü Tüzel Kişilikleri dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 31... , 1 32... ve 1 44... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında yaylak vasfıyla orta malı olarak tespit edildiğini, dava konusu yerlerin ... köyü ve ... köyünün kadimden beri yaylası olduğunu, bu yerlerin davalı ... Belediye Başkanlığı ve Hazine ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu yaylaları ... köyü ve ... köyünde yaşayan şahısların müşterek şekilde hayvanlarını otlatmak amacıyla kullandığını, davacı köy tüzel kişiliklerinin kadimden beri bu taşınmazlar üzerinde zilyetliğinin devam ettiğini, açıklanan nedenlerle kadastro çalışmaları sırasında yaylak vasfıyla orta malı olarak tespit gören dava konusu parsellerin tespitinin iptali ile ... köyü ve ... Köyü Tüzel kişiliği yaylası olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.II. CEVAPTaraflar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların kadastro tutanağı incelendiğinde, taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesinin (b) bendine istinaden yaylak vasfıyla tescil harici bırakıldığı, yaylak vasfındaki alanın, aslen orman niteliğinde olduğunun tespit edildiği, orman sayılan yerler sebebi ne olursa olsun, imar ihya ve zilyetlik nedeniyle kazanılamayacağından ve Devlet ormanı olan yer ormanlara ilişkin özel yasa hükümlerine tabi olduğu ve davacılar adına mera ya da yaylak olarak tapuya tescil edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu kapsamda sübut bulmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dahili davalı ... İdaresi vekilinin tescil talebi doğrultusunda fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 15.07.2019 tarihli raporda Ek-1 krokide gösterilen 1 31... numaralı parselin 2.024.783,56 m²lik alanının, ek-2 krokide gösterilen 1 32... numaralı parselin 2.656.594,30 m²lik alanının, ek-3 krokide gösterilen 1 44... numaralı parselin 534.655,47 m²lik alanının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; açılan davanın kadastro tespitine itiraza ilişkin olup tescil davası olmadığını, dolayısıyla buradaki ziraat ve orman bilirkişilerince yapılan orman tespitinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazlar çok büyük bir alana sahip olup üzerinde orman yok denecek kadar az ve buralarda ferdi ağaçlıklardan oluşan düzene orman demenin mümkün olmadığını, mahalli bilirkişiler taşınmazın başında dinlenilmemiş olup, beyanlarının sonradan alındığını, dolayısıyla bilirkişiler beyanlarını verirken taşınmazın neler olduğu hakkında yeterli açıklamaları yapamadıklarını, İlk Derece Mahkemesince yargılama giderlerine ilişkin olarak tesis edilen karar usul ve kanuna aykırı olup, sayın mahkemece "Davalı ... Belediye Başkanlığı ve ... kendini bir vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT'ne göre taşınmazın değeri üzerinden belirlenen 43.130,16 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalılara ödenmesine," şeklinde karar verilmiş olup bu kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, zira davalı ... Belediye Başkanlığı hakkında Orman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığından; orman olan bir yerde zilyetlikle hak kazanılması mümkün olmadığından davacı tarafların davasının reddine 17.11.2020 tarihli celsede dahili davalı ... İdaresi vekilinin tescil talebi doğrultusunda 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca amir hükmü dikkate alınarak taşınmazın orman vasfıyla gereğince Hazine adına tapuya tesciline karar vermek gerekeceği kanaatine varıldığını ve hüküm kurulduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi ve vekalet ücretine maktu olarak hükmedilmesi gerektiğini, gerekçe ile hüküm kısmının birbiri ile çeliştiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi karanının bozulmasını talep etmiştir.2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif mahallinde taşınmazlar üzerindeki ferdi ağaçların tek başına orman olarak nitelendirilmesinin hukuken doğru olmadığını, mahkemece sırf bu nedene dayanarak orman vasfına hükmetmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca istinaf mahkemesince vekalet ücreti konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece itiraz hususunun irdelenmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; tapu iptali ve tescile ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar ... vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Davacılar vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;İlk Derece Mahkemesince belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesinden sonra 3402 sayılı Kanunu'na eklenen 36/A maddesi uyarınca davacılar aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılarak, 6. bendin yerine; "3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.