Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, marka YİDK kararının iptali talepli davada karıştırılma ihtimali ve tanınmış marka iddialarını değerlendirdiği gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacı bir şirketin, kendi tanınmış ... markasının yağ ve çikolata gibi farklı sektörlerde kullanılmasına rağmen, başka bir davalının tescil başvurusunda bulunan ... farm natural flavors ibareli markasının yüksek derecede karıştırılma ihtimali yarattığı ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini talep ettiği bir davayı anlatmaktadır; davalı kurum ise markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmışlık iddialarının mesnetsiz olduğunu savunmuş, YİDKnın ise daha önceki kararında itirazı benzerlik açısından haklı bulurken tanınmışlık talebini reddettiği belirtilmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/116 Esas - 2026/81

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/116
KARAR NO
: 2026/81
....
DAVA
: Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ
: 20/03/2025
KARAR TARİHİ
: 18/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 18/02/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, “...” markalı yağ ürünlerinin üretici firması olan ve aynı zamanda müvekkilleri şirketin grup şirketlerinden olan ......nin, otel, motel, tatil köyleri, restoran mutfakları ve pastaneler dahil tüm bireysel mutfakların tüketimine yönelik ürettiği...” markalı ürünler dahil, “yağ” ürünleriyle sektördeki rakiplerinden ayrıldığını, “...” markalı çikolata ürünlerinin (sütlü çikolata kaplamalı gofret) üretici firması olan ve aynı zamanda müvekkilleri şirketin grup şirketlerinden olan .....nin, bisküvi ve kraker alanlarında ulusal ve uluslararası pazarlara sunduğu 330 çeşit ürünle dünyanın dev gıda üreticileri arasında yer aldığını,.... markalı ürünlerin kullanımının, “çikolata” ve “yağ” kategorisinde olmak üzere iki farklı sektörde gerçekleştiğini, davalı tarafın, bileşke marka oluşturma görünümünü ile müvekkilleri markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresine hiçbir ayırt edicilik özelliği bulunmayan “farm natural flavors” ibarelerini eklediğini, “...” ibaresinin marka kompozisyonu içerisinde absorbe edildiğini veyahut bambaşka yeni bir kavram/marka yaratıldığının izlenimini vermeye çalıştığını, müvekkilleri şirketin itiraza mesnet markaları ile davalı tarafın başvuru konusu markası arasında 6769 s. SMK’nın 6/1. maddesi anlamında ileri düzeyde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı markası kapsamında kalan mal ve hizmetlerin tamamının, müvekkilleri markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ve doğrudan ilişkili olup, markalar arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel bir benzerlik bulunduğunu, müvekkillerine ait “...” markasının tanınmış marka statüsünde olması nedeniyle itiraza konu başvurunun 6769 sayılı Kanun madde 6/5 gereği reddedilmesi gerektiğini, müvekkillerine ait “....” markasının davalı Kurum nezdinde .... sayısı ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davaya konu marka ile müvekkillerinin itiraza mesnet markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak mukayesesi halinde iltibas olasılığının görüleceğini, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ifade ederek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı şahsa ait ... ibareli markaların dava konusu edildiğini, markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdiğini, markalarda ayrıca “ülker”, ...”, “tereyağı lezzeti” gibi yan ibareler ve şekil unsurları bulunduğunu, dava konusu markaların, tertip tarzları bakımından herhangi bir benzerlik taşımadığını, dava konusu markaların, kapsadıkları mal ve hizmetler açısından incelendiğinde de,.... sayılı başvuru markasının kapsamında kalan mal ve hizmetler açısından, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı vekilinin müvekkilleri şirketine ait dava konusu markaların tanınmışlığıyla ilgili iddialarının da haksız ve mesnetsiz olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalının yargılamaya katılımı olmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şahsın, 19.12.2022 tarihinde 03.(01-06), 07.(01-19), 29.(01-11), 30.(01-15), 31.(0107), 32.(01-04), 33.(01), 34.(01-03), 39.(01-09) ve 43.(01-04). sınıfta yer alan mallar/hizmetler yönünden başvuruda bulunduğu; Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine davacı şirket tarafından itiraz edildiği, davalı yanın karşı görüşünün yer almadığı, ...., 06.10.2023 tarihli kararı ile itirazı KISMEN KABUL ETTİĞİ, davacı yan itirazı ile ilgili olarak “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haklı Bulunmuştur, (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur, (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur” ibaresine rastlandığı, ...." sayı ve ibareli markalar açısından “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.” kaydının yer aldığı, itiraz kapsamında davaya konu marka başvurusundan, “SINIF KODU : 29 Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. SINIF KODU : 30 Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. SINIF KODU : 31 Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). SINIF KODU: 32 Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. SINIF KODU : 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin çıkartıldığı, karar üzerine davacı muteriz davacı tarafından Kurum kararına itiraz edildiği, davalı yanın karşı görüşünün yer almadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yapmış olduğu incelemede, davaya konu 30.01.2025 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazı reddettiği, anılan kararın ilgilere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER;
İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması;
Mal ve hizmetlerin benzerliğinde ortalama alıcı kitlesi, son kullanıcıları, malın satın alınmasına ayrılan zaman, satışa sunulma kanalları ve biçimi, birinin diğerini ikame etmesi gibi faktörler etkili olacağı kabul edilmelidir.
Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, aynı mal ve hizmetin birden fazla isme sahip olması veya piyasada anıldığı isimle teknik, bilimsel, literatüre geçmiş isminin farklı olması veya yabancı dildeki isminin Türkçeye de geçmiş olması durumlarında da mal ve hizmetler farklı şekilde ifade edilmiş olsalar da aynı olarak kabul edilecektir.
Benzer mal ve hizmetler ifadesi, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Bu çerçevede, aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayılabilecek ilişkili mal ve hizmetler de benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriğine girmektedir.
Mal / hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği aşağıdaki durumlarda ortaya
çıkabilir
:
Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği,
Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği,
Malların fiziksel görünümünün benzerliği,
Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği,
Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik,
Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik,
Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik.
Dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal / hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, 29., 30., 33. ve 43. sınıfında yer alan mallarının / hizmetlerinin, davacı yanın markalarında yer alan mal ve hizmet listeleri ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu,
Taraf markalarına ait listede biralar / alkollü ürünler emtiaları da bulunmakta olup, diğer gıda ürünlerinden farklı olarak söz konusu ürünlerin kendi içerisinde özel izinle üretilen ürünler olmaları, hitap ettikleri tüketici kesiminin yakın oldukları, aynı yer ve zamanda birlikte tüketilebilmeleri, aynı üreticiler tarafından üretilip marketlerde birlikte satılmaları nedeni ile benzer olarak kabul edilmiştir. Son benzerlik ise, davaya konu markanın 43. sınıfında yer alan “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” ile davacının markalarında yer alan 29., 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar arasındaki benzerliktir. Mahkememizce, söz konusu hizmetler ile gıda ürünleri arasında, benzerlik düzeyinde ilişki bulunduğu, bu hizmetler/mallar yönünden emtia benzerliği koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir, (aynı yönde; .... sayılı ilamı).
İlgili tüketici kesimi ile ilgili olarak ise;
Karşılaştırmaya konu sınıflar genel olarak gıda sektörüne ilişkindir. Her ne kadar gıda sektörü içerisinde benzerlik tespit edilen mal ve hizmetler haricinde, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, un ve unlu ürünler, meyve ve sebze ürünleri, katı ve sıvı yağlar, şeker ve şekerli ürünler, alkolsüz içecekler, fermente ürünler gibi çok farklı ve geniş bir yelpazede, hazır tüketilen gıdalar, yarı mamuller, son kullanıcıya sunulan ürünler veya bebek mamaları gibi farklı tüketici / alıcı gruplarına hitap eden malların, bu mallara ait satış hizmetleri veya yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin yer aldığı kabul edilmekle, genel olarak bu mal ve hizmetlerin, her yaş ve eğitim seviyesindeki çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu malların alıcılarının arasında çocukların dahi olduğu, buna göre ortalama tüketici seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla belirtilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi açısından orta seviyedeki makul düzeydeki tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir. Diğer taraftan yukarı tespitin tek istisnası, biralar / alkollü içkiler emtialarına aittir. Tüketici grubunun tespitinde yaş dışında, sosyal kültürel öğeler de etkili olabilmektedir. Alkollü içki pazarına hitap eden tüketici grubu ile diğer gıda ürünleri pazarına hitap eden tüketici grubu arasındaki bu tarz farklılıklar bulunmakta, hitap edilen tüketici grubu diğer gıra ürünlerinden farklılaşmaktadır. Söz konusu tüketicilerin görece ortalama tüketici grubuna göre daha çok vakit ayırmak sureti ile ürünleri tercih ettiklerinin, bu nedenle de dikkat seviyelerinin daha yüksek olduklarının kabul edilmesi gerektiği,
Yukarıdaki tespit ile birlikte dikkat edilmesi gereken husus ise; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İlgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (....]). Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır . Bütün bu hususlar uyarınca, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin davaya konu markanın bir kısım mal ve hizmetleri açısından gerçekleştiği,
İnceleme Konusu Markaların/İşaretlerin Karşılaştırılması;
Taraf markalarına bakıldığında, davaya konu markanın kelime unsurundan oluştuğu, kendine özgü yazı karakteri içerdiği için figüratif öğeler barındırdığı, markada .... ibaresinin yer aldığı, davacı yan markalarının ise “...” ortak unsurlu olacak şekilde,... "... tereyağı lezzeti", .." ibarelerinden oluştuğu,
Markalarda yer alan ibarelerin anlamlarına bakıldığında, davaya konu markanın İngilizce ibareler içerdiği, her ne kadar tek bir ibareymiş gibi bitişik olarak tescile konu edilmişse de.... ibaresinin, “....” ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında ortak “....” ibaresinin “çiftlik”, “natural flavors” ibaresinin ise doğal tatlar olarak Türkçeye çevrilebileceği, markada yer alan “.... ibaresinin yan unsur olarak yer aldığı, “lunafarm” ibaresinde ise ayırt ediciliğin “...” ibaresi üzerinde toplandığı, davacı yan markalarında da “...” ibaresi dışında farklı kelime unsurlarına yer verildiği, bir kısım ibarelerin slogan seviyesinde kaldığı veya anlamı itibari ile ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bir kısım markada ise “ülker” ibaresinin bulunduğu, söz konusu ibarenin davacı yanın çatı markalarından biri olması nedeni ile incelemede dikkate alınmadığı, buna göre taraf markalarında ortak “...” ibaresinin anlamsal / kavramsal olarak birbirlerine yakın olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, markaların okunuşlarına bakıldığında “....” şeklinde okunmalarının muhtemel olduğu, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın beyaz zemin üzerine, yeşil tonlarda üst satırda diğer ibarelere göre daha büyük ve kendine özgü yazı karakteri ile olacak şekilde “lunafarm” ibaresini içerdiği, alt satırda ise gri tonlarda, daha küçük boyutta “natural flavors” ibaresinin bulunduğu, davacı yan markalarından bir kısmının kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine, siyah veya mavi tonlarda farklı boyut ve farklı yazı karakterleri ile "....... ötesi şekil", "... türk malı" ibarelerini içerdiği, ... sayılı markada ise “...” ibareleri ile birlikte şekil unsuruna yer verildiği, taraf markalarında kullanılan renkler, şekiller ve bir bütün olarak kompozisyon edilişleri karşısından ön plana çıkan unsurların kelime unsurları olduğu, taraf markalarında kelime unsurları dışında ayırt ediciliği üzerine toplayan başkaca unsurun yer almadığı, buna göre taraf markalarında yakın ibarelerin yer aldığı, anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; taraf markalarında ön plana çıkan unsurların birbirlerine yakın olduğu, davaya konu markada “...” ibaresinin ayırt edici olduğu, “... farm” şeklinde kullanımda da “...” ibaresindeki anlamın değişmediği, “... çiftliği” şeklinde bir anlamın ortaya çıktığı, diğer taraftan davacı yan markalarında da ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, bu hali ile anlamsal / kavramsal olarak markaların birbirlerine yakın olduğunun kabul edilmesi gerektiği, söz konusu benzerliğin görsel ve sesçil açıdan da devam ettiği, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzerliği, birbirine yakınlığının bulunduğu, sonuç olarak taraf markalarında yer alan ortak unsurun özellikle anlamsal, görsel ve sesçil olarak benzer olduğu, davalı Kurumca da ibareler arasındaki benzerliğin kabul edildiği, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (.... tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları (..... 23.02.2010), aynı şekilde ortalama tüketicinin değişik markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma imkanının nadiren bulunduğu, ancak markaya olan güvenini, markanın hafızasında tuttuğu eksik görüntüsüne dayandırdığına dikkat edilmesi gerektiği (....,) kabul edildiğinde somut olayda ilgili alıcı kitlesinin, benzer ibarelere odaklanacağı, neticeten de taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı,
İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi tüketici açısından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi bulunduğu,
Diğer bir deyiş ile; taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olması, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirmektedir. Bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu,
Davalının “LunaFarm” markasını gören bir tüketici, bu markayı, davacının “...” esas unsurlu/ibareli markaların serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabilirler. Tüketiciler bu bağlamda, farklı ticari kaynaktan geldikleri sabit olsa dahi, davacının, davalıya yeni bir marka türetme hakkı tanıdığını (davalıya bir hak ve/veya lisans verdiğini) düşünebilirler. Marka sahiplerinin ilişkilendirilmesi ve/veya arada lisans vb. bir ticari ilişki olduğunun düşünülmesi de bağlantı kurma ihtimali kapsamındadır. Tescili talep edilen mal / hizmetlerin aynı / benzer oluşu dikkate alındığında, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davalı markasının, davacı markası ile bağlantılı bir marka olarak algılanması ihtimali olduğu,
Tanınmış Marka Değerlendirmesi;
Somut olayda, davacının dosyaya markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte delil sunmadığı görülmekle birlikte, ....sicili kaydı ve mahkememizin tecrübeleri kapsamında, davacı yana ait “...” markasının "margarin" ürünleri ile sınırlı olacak şekilde tanınmış marka olduğunun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Heyet yapmış olduğu inceleme neticesinde, her ne kadar davacı yan tarafından “...” markasının “çikolata” emtiası açısından da kullandığı görmüşse de, bir markanın tanınmış bir marka olup olmadığının her somut olay açısından ayrı ayrı değerlendirileceği, tanınmışlık özelliğinin de en başında dinamik bir kavram olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda, pazar koşulları, markanın kullanımı, bilinirliği ve rekabet ortamının sektörden bağımsız olarak değişebileceği, söz konusu incelemeye esas olması açısından markanın “çikolata” emtiası açısından tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, güncel piyasa araştırması, satış rakamları, yurt içi ve yurtdışı satış ağı vb. delillerin bulunması, bu delillerin tanınmış olduğu iddia olunan markayı bir kişiye veya teşebbüse sıkı sıkıya bağlı, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine sahip, dost ve düşman ayrımı yapılmaksızın coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım yapacak seviyeye ulaştığını göstermesi gerektiği değerlendirilmiş, somut olaya konu davalı marka başvurusu ile davacı yana ait “...” esas unsurlu markaları arasında SMK m. 6/1 kapsamında benzerlik bulunduğu mütalaa edilmekle birlikte, bu hali ile markalar arasında bağlantı kurulabilme ihtimali bulunduğu, aynılık / benzerlik tespit edilen mal ve hizmetler açısından, davacı marka sahibinin dava konu markanın tescilinden zarar görme, itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin de bulunduğu değerlendirilmiş ve davacının 6769 sayılı SMK’nun m. 6/5 kapsamındaki korumadan m. 6/1 kapsamında sayılan mal ve hizmetle sınırlı olarak şekilde yararlanabileceği,
Kötü Niyet Değerlendirmesi;
Kötü niyetin her somut olayda net olarak ortaya konması gerektiği, davalı şirketin kötü niyetinin ispatı külfetinin davacıya ait olduğu kabul edilmekle; dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir her hangi bir belge bulunmadığından bahisle davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu ve markasını tescil ettirdiği iddiasının ispatlanamadığı,
Netice itibariyle,
Davaya konu .... sayılı markanın, dava konusu edilen 29. sınıftaki “Hazır çorbalar, bulyonlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.”, 30. sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Pekmez”, 33. sınıftaki “Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” ve 43. sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” ile davacının ....kararının iptali ve hükümsüzlük talebine konu edilen markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / benzer nitelikte olduğu,
Davaya konu .... sayılı davalı markası ile davacı şirketin itiraza / davasına dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı şirket markalarının, belirtilen mal hizmetler açısından, aynı zamanda 6739 s. SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından da yararlanabileceği,
Dosya kapsamında kötü niyet iddiasına dayanak bilgi ve belgeye rastlanmadığı,
... sayılı kararının 29. sınıftaki “Hazır çorbalar, bulyonlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.”, 30. sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Pekmez”, 33. sınıftaki “Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller.” ve 43. sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” bakımından yerinde olmadığı, davalı markasının karar tarihi itibariyle tescilli olmadığı anlaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
:
Davanın Kısmen Kabulüne,
.... sayılı kararının 29. sınıftaki “Hazır
çorbalar, bulyonlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş,
salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.”, 30. sınıftaki “Kahve,
kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için
çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar.
Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir
buzlar. Pekmez”, 33. sınıftaki “Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler,
likörler, alkol içeren kokteyller.” ve 43. sınıftaki “Geçici konaklama hizmetleri, geçici
konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve
çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.”
mal ve hizmetleri bakımından iptaline,
Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 613,40.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın kısmen reddolunması ve davalı kurumun kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne,
Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 17.967,20.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
Harçlar
: 2.332,20.-TL
Gider Avansı
:15.635,00.-TL
TOPLAM
:17.967,20.-TL