İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kaçak elektrik tüketimi iddiasıyla fazladan ödenen bedelin ticari faiziyle iadesine ilişkin alacak davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik dağıtım şirketinin, ticari bir işletmede kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlattığı icra takibi sonucunda tahsil ettiği ve davacının fahiş olduğunu ileri sürerek iadesini talep ettiği ödemeye ilişkin açılan menfi tespit ve istirdat davasında, ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği iade kararının, davalının bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve hatalı kaçak kullanım hesaplaması (günlük çalışma süresi gibi) gerekçesiyle istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemeyi konu almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
:2026/1104
KARAR NO
:2026/2494
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:15/12/2025
NUMARASI
:2024/78 E - 2025/994 K
DAVANIN KONUSU
:Alacak
KARAR TARİHİ
:24/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 4 icra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, takipte istenen alacağın haksız olduğunu, müvekkilinin ... Pendik/İstanbul adresinde dükkan işlettiğini, davalı tarafından yapılan tespitte doğrudan bağlantı yapılarak elektrik tüketildiğinin tespit edildiğini, tüketilen elektriğe karşılık 306.089,68-TL tahakkuk yapılarak faturalandırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu, tutanak ve tespitin tek taraflı olduğunu, tespitin hukuka uygun olmadığını, elektriğin kesilmesi ve icra baskısı altında toplam 377.351,62-TL'nin davalı hesabına yatırılarak ödendiğini, borcun fahiş olduğunu, arabuluculuk başvurusu sonucunda anlaşma sağlanamadığını ve müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinden tahsil edilen ödemenin şimdilik 100.000,00-TL'lik kısmının ödeme tarihi olan 26.12.2023 tarihinden itibaren uygulanacak olan ticari faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... numaralı tesisatın bulunduğu ... Pendik/İstanbul adresindeki dükkan niteliğindeki işyerinde kaçak elektrik tükettiğini, da ... ve dava dışı tedarik şirketi ... ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken abonenin sözleşmeyi fesih beyanı ve meskeni tahliye etmesi nedeniyle 13.05.2020 tarihinde kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesilip tahliye nedeniyle kesme ve mühürleme tutanağının düzenlenerek sayacın ... numaralı mühürle mühürlendiğini, müvekkili şirketin ilgili ekipleri tarafından 11.11.2023 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde şirkete kayıtlı sayaçtan geçirilmeden harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilerek davacı aleyhine ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağının düzenlendiğini ve bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 306.089,68-TL kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığını, tesisatın elektriğinin kesilerek mühürlendiğini, dava konusu alacağın ödenmemesi üzerine davacı hakkında İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin .... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu beyanla, davanın reddine, davacının 9620 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme,
"1-Davanın KABULÜ ile 232.112,54 TL nin 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının kaçak elektrik kullandığını,bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,günlük 8 saat üzerinden hesaplama yapılamayacağını,bu yerin 19 saatlik çalışma süresi üzerinden kaçak kullanım hesabının yapılması gerektiğini,bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğunu,raporun hükme dayanak olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde,davalı istinafının reddini istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve fazladan ödenen kısmın istirdatı talebine ilişkindir.30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi TüketimiKaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 –(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE
MADDE 45 –(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 –(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.",şeklinde düzenleme içermektedir. Alınan05/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
"a) Dava Konusu Elektrik Tüketiminin Niteliği:Davacı, çektiği harici hattan sayaçtan geçirmeden kaçak elektrik enerjisi kullandığından 11.11.2023 tarih ve ... sayılı tutanak ile tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğinden dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimidir.
b) Davacının Kullandığı Elektrik Enerjisinin Toplam Bedeli:Kaçak tüketim bedeli 69.343,84 TL Ek tüketim bedeli- 50.588,30 TL Toplam tüketim bedeli 119.932,14 TL c) Davacının Toplam Borcu:Davacının asıl borcu 119.932,14 TL Gecikme zammı 3.450,10 TL KDV 690,02 TL İcra gideri 147,50 TL Takipten sonra işleyen faiz 345,01 TL Takipten sonra işleyen faizin KDV’si 69,00 TL Başvuru harcı 269,85 TL Tahsil harcı 7.209,55 TL Vekil bedeli 49.640,18 TLToplam borç 181.753,35 TL
d) Davacının Davalı Şirketten Talep Edebileceği Bedel:Davacının borcu 181.753,35 TL olduğundan, önceden ödediği 377.351.60 TL’den tenzil edildiğinde davacının, 377.351.60 TL-181.753,35 TL= 195.598,25 TL istirdat alacağını davalı ... A.Ş.’den talep edebileceği" belirtilmiştir.Bilirkişi raporu kapsamında davacının kaçak tüketim borcunun 181.753,35 TL olmasına rağmen davacıdan 377.351,60 TL tahsil edildiği,bu bağlamda (377.351.60 TL-181.753,35 TL= )195.598,25 TL lık tutarın davacıdan fazladan tahsil edildiği,tutar kadar davacının alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyet raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 15.855,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.964,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.891,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2026