Danışmanlık hizmeti sözleşmesinden doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ödenmeyen fatura ve yetki itirazı tartışmaları.
Özet: Davacı danışmanlık firması, davalı şirketle yaptığı genel hizmet sunumu sözleşmesi uyarınca sunduğu hizmetlerin faturasını düzenlemesine ve davalının sekiz günlük yasal sürede itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayılmasına rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenle başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını ve likit alacakları için %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı taraf ise davanın yetkisiz yerde açıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ve müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2024/822 Esas
KARAR NO
: 2026/775
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 24/12/2024
KARAR TARİHİ
: 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dünyanın 140’tan fazla ülkesinde özel ve kamu sektörü müşterilerine denetim, danışmanlık ve vergi hizmeti veren Türkiye'nin önde gelen danışmanlık şirketlerinden biri olan müvekkili ile davalı şirket arasında 22.09.2023 tarihinde Genel Hizmet Sunumu Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, sözleşmenin konusu danışmanlık hizmetine dair düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkilinin belirtilen hizmetlerin karşılığı olarak taraflarca üzerinde anlaşılmış olan faturayı usulüne uygun olarak düzenlediğini ve davalıya teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından ifa edilmiş hizmete ilişkin olarak düzenlenen işbu faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalının işbu faturaya tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediğini, TK md.21/2’de “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü yer almadığını, belirtilen hüküm gereği davalı tarafça süresinde faturalara itiraz edilmemiş olduğundan, işbu faturaların içeriği TK anlamında kabul etmiş sayılmadığını, bu itibarla davalının, faturanın içeriğine itiraz etmeyerek faturadaki belirtilen malın fiyatı, adedi gibi verilerin doğru olduğunu kabul ettiğini, davalı adına düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine, işbu faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucu icra takip durduğunu, Ticaret Kanun Madde 5/A-1’ de; “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü yer aldığını, 01.11.2024 tarihinde tarafımızca ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş olup, 19.11.2024 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağında tarafların müzakereler sonucunda anlaşmaya varamadıkları imza altına alınmıştır. 6102 Sayılı Kanun’unun 5. Maddesinde öngörülen itirazın iptali talebi ile açılan davalarda arabulucuya başvuru dava şartı gerçekleştirilmiş olduğunu, Arabuluculuk Son Tutanağı işbu dilekçemizin ekinde sunulduğunu, davalı tarafın icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca kendisine düşen hizmeti yerine getirdiğini, bu hizmetin bedelini davalıya fatura ettiğini, ancak faturalara herhangi bir itirazda bulunmamak suretiyle faturaların içeriğini kabul etmekle beraber fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine açılan icra takibini haksız ve kötü niyetle durdurduğunu, bu nedenlerle işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, alacaklarının likit, davalının kötü niyetli olması sebebiyle davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile davalının ... 29. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına davamızın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, alacağın belirlenebilir, likit ve davalının kötü niyetli olarak takibi durdurduğu nazara alınarak alacağın %20’sından az olmamak koşuluyla davalı aleyhine İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve dava konusu takibin yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili şirketin merkez adresinin İzmir olduğunu, MERSİS kayıtları ile ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ile sabit olduğunu, bu sebeple, gerek takip gerekse de görülmekte olan itirazın iptali davası yetkisiz yerde ikame edilmiş olduğunu, yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, dava konusu alacak istemi, zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan talebin reddini, davacı şirketin, müvekkili şirket hakkında "fatura gereği borçlu olduğu" iddiası ile takip başlattığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığına yönelik haklı itirazı üzerine ise itirazın iptali için işbu davayı ikamet ettiğini, takip ve görülmekte olan itirazın iptali davası haksız olup iş bu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davacı şirkete bakiye borcunun olmadığını, müvekkili şirketin hiçbir şekilde davacı şirkete karşı borçlu sıfatının olmadığını, gerçekten de davacı şirketin, hangi hukuki ilişkiden dolayı müvekkilinden alacağı olduğunu ispatlayamadığını, dayanak belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bir diğer anlatımla borcun gerçekte var olup olmadığını ispatlayan belge bulunmadığını, müvekkiline tebliğ edilmediğini, dolayısıyla eğer var olduğu iddia edilen alacak tamamen asılsız ve yersiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, takibe konu edilen borç ve işbu itirazın iptali davası somut dayanaktan yoksun, borç ispatlanamadığını, bu nedenle, müvekkili şirketin takip konusu borca dair itiraz etmiş olması haklı olduğunu, hiçbir şekilde içeriği tarafımıza tebliğ edilmemiş olmakla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan / sunulacak tek taraflı evraklara itibar edilemez olduğunu, davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği fatura ve kayıtlar delil teşkil etmediğini, davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği fatura ve kayıtlar delil teşkil etmediğini, asıl olan işin yapıldığı ve hizmetin verildiğinin ispatıdır. Mahkemece de takdir olunacağı üzere ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, ayrıca, takibe bağlı olan bu dava yönünden, takip dosyasında müvekkil şirkete tebliğ edilmemiş olan belgeler, daha sonradan dava dosyasına da sunulamadığını, müvekkili şirket hiçbir şekilde temerrüde düşmediğini, davacı şirket takip miktarı kadar alacağı olduğunu ispatlayamadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirket, tek taraflı olarak kendi iradesiyle düzenlediği faturalardak hizmetinin gereği gibi verildiğini, fatura konusu karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, fatura tek başına taraflar arasındaki sözleşmesel bir ilişkinin belgesi kabul edilemediğini, davaya dayanak faturanın hangi hizmet sebebiyle düzenlendiği anlaşılamadığını, fatura konusu hizmetin gereği gibi ifa edilip edilmediğinin ispatlanamadığı sabit olduğunu, aynı şekilde bu faturaların gerçekte e-fatura olarak müvekkile tebliğ edilip edilmediği de araştırılmasını, bilirkişi incelemesi yapılarak, dava konusu dayanak faturaların mevzuata uygun olup olmadığı, davacı şirketten gerçekten bir hizmet alınıp alınmadığı, kesintisiz ve her türlü maddi ve hukuki ayıptan uzak hizmet sağlanıp sağlanmadığı araştırılmasını, dava konusu edilen faturaların müvekkili yönünden somut bir karşılığı olmadığını, yararlanılmayan hizmetin bedeli ödenmesi söz konusu olmadığını, talep edilen faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmadığını, yukarıda izah edildiği üzere müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcu olduğu ispatlanamadığından, davaya konu icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, davanın reddi gerekmekle birlikte her halükarda icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığını, mahkememizce, aksi kanaatte olunması halinde ise iddia edilen alacağın belirlenebilmesinin bilirkişi incelemesine muhtaç olduğu gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, belirtilen nedenlerle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile usulden reddedilerek, dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, icra takibine dayanak, taraflar arasında imzalanan 22.09.2023 tarihli "...A.Ş. Genel Hizmet Sunumu Sözleşmesi" kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturadan dolayı davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu, davalının yetki ve zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı, Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleneme Ve Denetleme Kurumuna davalı şirketin faaliyetine son vermiş olmasının işbu davanın görülmesinde engel teşkil edip etmediği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Tarafların delilleri toplanmış ve davacı ile davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişiden alınan 10.11.2025 bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2023 yılı ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığı hususunun Mahkememizin takdirinde olduğu, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, ... 9. İcra Dairesi"nin 22.10.2024 tarih ... E.Nolu Takip dosyası incelendiğinde “Alacaklı (Davacı)... A.Ş. “ tarafından “Borçlu (Davalı) ... SİGORTA A.Ş.” aleyhine haciz talebiyle yürütülen takipte, cari hesap alacağı 236.400,00 TL ,ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işlemiş faiz 83.284,04 TL olarak belirtildiği, davaya konu edilen 08.12.2023 tarihli ... nolu 236.400,00 TL'lik faturanın, taraflar arasında imzalanan “22.09.2023 tarihli Genel Hizmet Sunumu Sözleşmesi “ kapsamında düzenlendiği, davacının yasal defterinde 08.12.2023 tarihli, 62711 nolu yevmiye maddesinde teyit edildiği, davalı şirket ise 2023 yılı yasal defterini ibraz etmediğinden, dava konusu fatura davalının yasal defterinden teyit edilemediği, ancak 4.2. maddede sunduğu cari hesap ekstresinden teyit edildiği, sonuç olarak; davaya konu edilen 236.400,00 TL'nin davacı/alacaklı ... A.Ş'nin yasal defterlerindeki kayıtlara göre; 1 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı ve 19.02.2025 tarihi itibariyle davalı/borçlu ... A.Ş'nin 236.400,00 TL borçlu olduğu görülmüş olduğu, davacının yasal defterinden teyit edildiği, davalı şirket ... A.Ş. 'nin “Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna”göre ;2023 yılında Ba formunda; davacı ... A.Ş.'nden “Alınan Mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) : 197.000,00 TL” olarak beyan edilmiş ve davacı firma ile mutabık olduğu, davacı ... A.Ş.'nin "Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna”göre ;2023 yılında BS formunda ; Davalı şirket ... A.Ş. “ne “Satılan Mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) : 197.000,00 TL” olarak beyan edilmiş ve davalı firma ile mutabık olduğu, sonuç olarak; davacı/alacaklı şirket ...A.Ş ile davalı/borçlu şirket ... A.Ş'nin vergi dairesine beyan etmiş oldukları Ba/Bs formalarında karşılıklı olarak mutabakat sağladıkları yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Davacının talep edebileceği, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının belirlenmesi için aynı bilirkişiden alınan 03.04.2026 havale tarihli bilirkişi ek raporda özetle; taraflar arasında imzalanan 22.09.2023 tarihli Hizmet Sözleşmesinin 3.1 md.'ne göre; davacının davalıdan talep edebileceği faiz bedeli 79.741,28-TL olarak hesaplandığı, buna göre anapara 236.400,00-TL+ Faiz 79.741,28-TL= Toplam ödenecek tutar 316.141,28-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E....K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar)
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 22.09.2023 tarihli "Genel Hizmet Sunumu Sözleşmesi" kapsamında davacının davalıya danışmanlık hizmeti sunduğu ve sözleşme kapsamında dava konusu icra takibine dayanak faturanın davalı adına tanzim edildiği, dayanak faturanın davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilerek bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, tarafların ticari defterleri ile BA BS formları arasında mutabakat bulunduğu, ödenmeyen faturadan dolayı davacının davalıdan 236.400,00 TL alacaklı olduğu, takibe konu faturaya dayanak sözleşmenin 3.1 maddesine göre ödenmeyen fatura tutarına aylık %3 oranında akdi faiz uygulanmasının kararlaştırıldığı, buna göre davacının davalıdan 79.741,28 TL faiz alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 29. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 236.400,00 TL asıl alacak, 79.741,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 316.141,28 TL yönünden iptaline, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 47.280,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE
Davalının ... 29. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 236.400,00 TL asıl alacak, 79.741,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 316.141,28 TL yönünden iptaline,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3 oranında akdi faiz uygulanmasına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 47.280,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 21.595,61-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 3.860,99-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 17.734,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 50.582,60-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.542,76-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 9.277,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 9.174,69-TL yargılama gideri ile 3.860,99-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı toplamı 13.463,28-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.560,10-TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 39,90-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır