Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yeniden talep edilen ihtiyati tedbirin reddi kararlarının istinaf yoluna tabi olmadığına dair Konya BAM 5. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kesinleşmesinin ardından, davacının değişen koşullar nedeniyle yeniden talep ettiği ihtiyati tedbirin reddine dair ara karara karşı yapılan istinaf başvurusu incelenmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin verilen kararların istinaf yoluna kapalı olduğunu, bu tür ara kararların esas hükümle birlikte denetleneceğini belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: 10/08/2026
NUMARASI
: ... Esas
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
TALEP KONUSU
: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 24/09/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: 25/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı, talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir.
HMK'nın 394/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin kabulü kararına karşı itiraz yolu açıktır. Aynı maddenin 4. fıkrasına göre mahkeme itiraza ilişkin olarak tarafları dinlemek üzere davet edip karar verir. Verilen bu karar ise, HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna tabidir.
6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396. maddesinde; "Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır" düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak maddede, kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394.maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.
HMK'nin 396. maddenin gerekçesi ise; "İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir" şeklindedir.
Bu bağlamda, durum ve koşulların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması ön görülmüştür. Nitekim, yargılama süresince her yeni durumda talebin yinelenerek karar verilmesi halinde sürekli kanun yoluna başvuru imkanı tanınması, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracaktır. Şüphesiz, bu tür kararlar esas hükümle birlikte kanun yolu denetimi altındadır. Dolayısıyla mahkemece ihtiyati tedbir talebine yönelik verilen ilk ara karardan sonraki ara kararlara yönelik istinaf başvurusunda bulunulamaz.
Somut olayda davalı hakkında dava dilekçesinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece 10/03/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karar davacı vekilince istinaf edilmiş ve Dairemizin 30/04/2026 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir.
Yargılama devam ederken aldırılan raporlar ışığında davacı vekili tarafından 07/08/2026 tarihinde durum- koşulların değiştiği gerekçesiyle yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından bu karara karşı da yeniden istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin talebi mahkemece reddedilen ihtiyati tedbir kararı üzerine durum ve koşulların değişmesi nedeniyle yeniden ihtiyati tedbir kararının verilmesine matuftur. Durum ve koşulların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması ön görülmüştür. Nitekim, yargılama süresince her yeni durumda talebin yinelenerek karar verilmesi halinde sürekli kanun yoluna başvuru imkanı tanınması, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracaktır. Şüphesiz, bu tür kararlar esas hükümle birlikte kanun yolu denetimi altındadır. Mahkemece aynı konuda ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı üzerine yeniden talep üzerine yeni bir karar verilmiş olup mahkemece ihtiyati tedbir talebine yönelik verilen ilk ara karardan sonraki ara kararlara yönelik HMK'nın 396.madde ve gerekçesi çerçevesinde istinaf başvurusunda bulunulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirmek ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 341.maddesi uyarınca usul yönünden reddine, dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek, itirazın değerlendirilmesi için İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
1-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin nihai karar ile değerlendirilmesine,
3-Kararın İlk Derece Mahkemesince davacı vekiline tebliğine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸