Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ... fide ibareli markanın ayırt edicilikten yoksunluğu ve tanımlayıcı niteliği iddiaları ile tescilinin hükümsüzlüğü talepli, görev ve husumet itirazlı marka davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuk davası, davacının, davalının tescilli ‘... fide’ markasının Sınai Mülkiyet Kanunu’nun mutlak ret nedenlerine aykırı, ayırt edici nitelikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, kendi ticaret unvanının ise marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitini talep etmesi; davalının ise davanın görevli mahkemede açılmadığını ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca ‘... fide’ markasının görsel unsurlarla ayırt edicilik kazandığını savunması üzerine, mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri olarak görev alanlarını ve yargı çevresinde kurulmamış olmaları halinde görevlendirilecek mahkeme prensibini incelediği bir uyuşmazlıktır.

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI / KARŞI DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI / KARŞI DAVACI
:VEKİLLERİ
: Av.Av.DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 17/02/2026KARAR TARİHİ
: 21/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 21/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı tarafın ... Kurumu nezdinde tescil ettirdiği 2023/... numaralı "... Fide" ibaresini dayanak göstererek davacı şirketin ticaret unvanının terkinini ve marka tecavüzünün önlenmesini talep ettiğini, söz konusu tescil 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun mutlak ret nedenlerini düzenleyen 5.maddesine açıkça aykırı olduğunu, marka hukukun temel felsefesinin bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamak olduğunu ve ... Fide ibaresinin bu temel işlevi yerine getirmediğini, coğrafi yer adı ve ürün cinsinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, coğrafi isimlerin tek bir işletmenin tekeline bırakılamayacağını, davacı adına tescilli 2023/... numaralı ... Fide markasının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksun olması ve tanımlayıcı ibarelerden oluşması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı şirketin "..." şeklindeki ticaret unvanının kullanımının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını , görevli mahkemelerin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, markada kullanılan yazı tipi, renkler, grafik elementler veya logonun yerleşimi , ibareye görsel yönden de ayırt edicilik kazandırdığını, ... ve Fide kelimelerinin tek başlarına genel terimler olsa da yan yana geldiklerinde oluşturduğu "... Fide" bütünlüğünün tüketicinin zihninde doğrudan bir malın niteliği değil, belirli bir işletme kimliğini canlandırdığını, "... Fide" markasının yıllardır ticari kurallar çerçevesinde kullanıldığını beyanla davanın görevsizlik nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:... Kurulunun 2017/...-... esas ve 2019/... karar sayılı ilamıyla; "O hâlde yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun geçici 1. maddesi; “Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemelerine devredilir.” hükmünü içerdiğinden, bu yasal düzenlemeye istinaden diğer mahkemeler, Aile Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işleri bu mahkemelere devretmiştir. Nitekim aynı hususlar ... Kurulunun 18.05.2011 tarihli ve 2011/...-... E., 2011/... K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. ... Kurulu’nun (...) 24.03.2005 tarihli ve ... sayılı kararında fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri konusunda ... ve ... kurulup, faaliyete geçirilen fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 551 sayılı Patent Haklarının Korunması, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamelerinden kaynaklanan hukuk davaları için ihtisas mahkemeleri olarak belirlenmesine, yargı çevrelerinin ise kuruldukları yerin mülki hudutları olarak tespit edilmesine; fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, yukarıda zikredilen Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklanan hukuk davaları için; bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmesine, ilgili mahkemelerin yargı çevrelerinin ise ... komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar verilmiştir. Halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. O hâlde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır.", yine ... Kurulunun 2017/... ... esas ve 2019/... karar sayılı ilamıyla "... Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve ... sayılı kararı gereğince, bu davalar bakımından fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan ve ... Komisyonu'nun bulunduğu merkezde yer alan asliye hukuk mahkemelerinde tek asliye hukuk mahkemesi varsa o mahkeme, iki asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı ve 2’den fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlidir" şeklinde karar verildiği görülmüştür.Mahkememiz 2026/... Esas 2026/... Karar sayılı ve 26/06/2026 tarihli hükmü ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevli olduğuna karar verilmiş, karar 08/09/2026 tarihinde kesinleşmiş olup, 10/09/2026 tarihinde Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmiştir. Ancak dosyanın sehven ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne tevzi olunduğu, yürürlükte olan ... sayılı karar gereğince 17/02/2026 tarihinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ise; ... Kurulunun 16/07/2026 tarih ve ... sayılı ... yetki kararı ile, 01/08/2026 tarihinde faaliyete geçtiği ve bu tarihten önceki davalara ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin baktığı gerekçesi ile dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesince yeniden esas alacak şekilde mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır.KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Bu hali ile mahkememiz dosyasının görevli ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine,2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,3-Yargılama giderlerinin esas mahkemesince değerlendirilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/09/2026Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza