Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasını zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan, davalı tarafın yükümlülüklerini ihlal etmesi ve teminat bonosunu icraya koyması üzerine davacının 1.000.000 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında mahkeme, uyuşmazlığın esasına girmeksizin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesi uyarınca dava açılmadan önce zorunlu olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini tespit ederek, davanın usulden reddine ve verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına hükmetmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2026/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACILAR
:1-
2-
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 15/07/2026
KARAR TARİHİ
: 22/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 20.01.2025 tarihinde düzenlenen protokolün 10. maddesi uyarınca 31.05.2025 vadeli 1.000.000 TL bedelli bononun inşaatın teslimi halinde iade edilmek üzere teminat olarak davalıya teslim edildiğini, davalının protokol kapsamında devretmesi gereken 3. bağımsız bölümü devretmeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, inşaat sürecinin davalının kusuruyla aksadığını, buna rağmen davalının kendi kusuruna dayanarak teminat bonosunu ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosya ile kambiyo takibine konu ettiğini, davacının inşaatı terk etmeyerek dış cephe, asansör ve diğer imalatları tamamladığını ve belediye tespit tutanağına göre inşaatın %90 seviyesinde olduğunu, davalının dürüstlük kuralına aykırı şekilde hareket ettiğini, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini .... üzerinden öğrendiğini, bu nedenle bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini, telafisi güç zararların önlenmesi için icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, 31/05/2025 vade tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri ile birlikte menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Arabuluculuk dava şartı, dava açıldıktan sonra tamamlanabilecek veya giderilebilecek nitelikte bir eksiklik olmayıp, davanın açıldığı tarihte mevcut bulunması zorunlu olan bir dava şartıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın 31/05/2025 vade tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, davacı tarafça zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığını gösterir anlaşamama son tutanağının dava açıldıktan sonra dosyaya sunulduğu, incelendiğinde arabuluculuğa başvurunun davanın açıldığı gün yapıldığı, davadan önce sona eren bir arabuluculuğun olmadığı anlaşılmakla bu haliyle dava tarihi itibarıyla zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sabit olduğu anlaşılmakla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın dava şartı arabuluculuk yerine getirilmediğinden usulden REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın başlangıçta yatırıldığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.526,20 TL karar düzeltme harcının ve 17.077,50 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 333. Maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa resen (taraflar tarafından hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktırılmak üzere, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak üzere ... merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli) İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır