Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari hizmet ve malzeme satış sözleşmesinden doğan hakediş, fatura ve çeşitli zarar alacaklarına itirazın iptali davasında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalı ile akdedilen ticari nitelikteki hizmet ve satış sözleşmelerinden kaynaklanan; vade farkı, teminat kesintileri, eksik veya hatalı malzeme tedariki, işin durması ve hakedişlerden düşülen malzeme bedelleri gibi kalemlerden oluşan toplam 905.000 TLlik alacağın ödenmemesi ve başlatılan icra takibine haksız itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLLERİ
: Av.Av.Av.Av.Av.DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 31/12/2015KARAR TARİHİ
: 16/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 25/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12/09/2019 tarihli sözleşme imzalandığını bu sözleşme ile dava dışı ... İnşaat ... AŞ. ' nin yüklenici sıfatıyla yapmayı taahhüt ettiği işlerin davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, yapılan işin ... 14. Bölge Müdürlüğünün 2019/... ihale kayıt nolu işlemine ilişkin olduğunu, davacının projeyi uygun biçimde işler yaptığını, 30 gün vadeli çeklerle ödeme yapılması gerekirken 120 gün vadeli çeklerle ödeme yapıldığını, vade farkı nedeniyle 340.000,00 TL tutarında zarar oluştuğunu, ... prim borçları için 10.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun davacı hakedişinden kesildiğini, ..., ... ve ... ' daki inşaa edilen üst geçit ayaklarının davalı tarafından yerine oturtulmaması nedeniyle bu işler için 9.000,00 TL tutarında işçilere yevmiye ödemesi yapıldığını, bunun hakedişlere eklenmediğini, 3 adet köprü montajında kullanılan 18.750,00 TL tutarındaki malzemelerin hakedişe ilave edilmediğini, ... ve ... ' deki işin davalı tarafça durdurulması nedeniyle 19 gün boyunca vinçin şantiyede beklediğini ve davacının 16.000,00 TL zararının oluştuğunu, davalı şirket tarafından davacının bilgisi dışında elektro, kesici, taş vb hırdavat malzemeleri alındığını bunun 14.800,00 TL tutarındaki bedelinin davacıya fatura edildiğini ve davacı hakedişinden düşüldüğünü, şantiyede artan 14 ton malzemenin davalıya teslim edildiği halde 67.000,00 TL ' lik kısmın davacı hakedişinden artan işlerde kullanılmayan 4 ton malzemenin 19.200,00 TL ' lik bedelinin davacı hakedişinden düşüldüğünü bu parçaların kesilen parçalar olup başka bir işte kullanılmasının mümkün olmadığını, talep halinde iade edilebileceğini, ... ' da inşaa edilen üst geçit ayağını kaldırmak için getirilen 2 adet vincin 4 gün süre ile beklediğini, bu bekleme nedeniyle 18.500,00 TL ' nin davacı tarafından karşılandığını bu tutarın hakedişe dahil edilmediğini, şantiye alanında bulunan 6.040 ton sac profilin tekrar davalı tarafça geri alındığını, bu malzemeler için kesilen 27.500,00 TL ' lik faturanın da davacı hakedişinden kesildiğini, davacı tarafından inşaa edilen 3 adet köprü imalatı için % 7 oranındaki kaynak payının 19.372 kg olduğunu, maliyeti olan 116.000,00 TL 'nin davacıya ödenmediğini, projede kullanılan malzeme kalınlıkları 6 mm olması gerekirken davalı tarafça davacının bilgisi dışında 4 mm olarak getirildiğinden 25.740 kg ağırlığındaki işçilik kaybı 77.000,00 TL ' nin davalıdan tahsili gerektiğini, tüm bu bedeller için 03/05/2020 tarihinde 905.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini ancak bu fatura bedelinin ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini bu sebeple ... 11.İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava ... 20.İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki hizmet ve satım sözleşmelerinden kaynaklandığı iddia edilmiştir. Davacı davalıya karton ve benzeri ürünlerin depolanması, dilimlenmesi, lamine işlemi, nakliye ve yükleme hususunda hizmet verdiğini yine bir kısım karton ve benzeri ürünlerin satış yapılarak davalıya teslim edildiğini iddia etmiştir. Davacı tarafça bu sözleşmeler dolayısıyla bir kısım faturalar kesmiş ve ticari ilişkide kayıtlarında bulunan hesap muavininin icra takibine konu etmiştir. Takip tutarı 1.064.883,09 TL'dir. Davacı tarafça alacağa dayanak yapılan faturalar 04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin) , 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg ... satışına ilişkin) faturalar düzenlenmiştir. Bu faturalar davalı tarafça kabul edilmeyerek davacıya iade edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafta bu faturalardan kaynaklanmaktadır.Davacı davalı tarafa 2015 yılı Mart ayında 33.679,50 kg, Nisan ayında 230.805,50 kg, Mayıs ayında 161.113 kg ve Haziran ayında 524.473,50 kg olmak üzere toplam 950.071,50 kg gri kartonu satarak teslim ettiğini ileri sürmektedir. Bu hususun ispatı bakımından bir kısım teslim fişleri sunulmuştur. Davacı davalıya aynı zamanda 2014 yılı yaz aylarından itibaren dilimleme, lamine, depolama, nakliye ve boşaltma işlemlerine ilişkin olarak hizmet verdiğini ve bu hizmet dolayısıyla da alacaklı bulunduklarını ileri sürmektedirler. Davalı taraf davacının ileri sürdüğü hususları kabul etmemiş, iddiaları inkar etmiştir. Davacı düzenlemiş olduğu üç faturadaki hizmetin ve satıma konu malların davalıya teslimini ispat etmelidir.Satım sözleşmesi TBK'nun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu mal taşınır satımına ilişkindir. TBK'nun 210.maddesine göre satıcı satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Alıcının borcu da bu malların bedelini ödemelidir. Satıcı satım sözleşmesinin bulunduğunu satıma konu malın bedelinin ne olduğunu ve bu malı alıcıya teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Satıcı HMK da ki ispat kuralları çerçevesinde bu iddialarının yazılı bir biçimde ispatlamalıdır. Yine hizmet sözleşmesinin TBK'nun 393 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak burada taraflar arasında klasik anlamda işçi işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı sözleşmeye konu malların dilimlenmesi, lamine edilmesi gibi bir takım işleri kendi işletmesinde davacı için yerine getirmektedir. Her ne kadar depolama hizmeti olarak adlandırılmışsa da bir kısım malların davacı tarafından depolanması TBK'nun 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesini konu almaktadır. Saklama sözleşmesi, saklayanın saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Her iki halde de davacı faturalara konu ettiği hizmeti yerine getirdiğini ve saklama edimini de ifa ettiğini her bir faturalar bakımından ispatlamalıdır.Taraflar tacir olduğundan TTK'nun 23/1 maddesi uyarınca TBK hükümleri uygulanır. HMK'nun ispat kuralları çerçevesinde de davacı taraf bu faturalara konu edimleri yerine getirdiğini yazılı bir biçimde ispatlamalıdır.Davacı tarafça bu yönde sunulmuş bir yazılı delil bulunmamaktadır. Taraflar tacir olduğundan ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Tarafların kayıtlarının ihtilafsız döneme ilişkin içeriğinden taraflar arasında bir kısım hizmet faturalarının ve satış faturalarının bulunduğu, ancak ticari ilişkide ağırlıklı olarak hizmet faturalarına yer verildiği görülmektedir. Yargılamaya konu faturalar ise taraf defterlerinde ihtilaflıdır. Davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturalar davalı tarafça iade edilmiş bu şekilde bu faturalara konu mal ve hizmetin verildiği defter ve kayıtlardan anlaşılamamıştır.Davacı taraflar arasındaki mail yazışmalarına dayanmış ve bunun yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek bu hususta tanık bildirmiştir. Davacının bildirdiği ... isimli tanıkların beyanları alınmış bu tanıklar beyanlarında özet olarak davalının yurt dışından ithal ettiği ürünlerin (kağıt ve ...) davacı tarafından lamine ve dilimleme işlemlerinin yapıldığını bildirmişler ancak satıma konu olan mallarla ilgili olarak herhangi bir bilgi vermemişlerdir. Yine teslim fişleri ile ilgili olarak bunların yazılı delil başlangıcı olduğu ileri sürülmüş bunlarında da tanıkla ispatlanabileceği ileri sürülmüşse de taraflar arasındaki sözleşmede dilimleme, lamine ve depolama hizmeti de yer almaktadır. Tanık anlatımlarından da belirtildiği üzere bu işlemler sonrası hizmetin verildiği mallar davalıya iade edilmiştir. Teslim fişlerindeki malların davacının düzenlemiş olduğu 950.071,50 kg ... satışına ilişkin 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL tutarlı faturada yer alan mallar olduğuna dair dosyada herhangi bir somut delil ve kayıt bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin doğası gereği depolanan yahut işlem gören malların davalıya teslimi söz konusudur. Teslim fişlerinde teslim edilen malların satılan mallara mı yoksa verilen hizmet sonrası iade edilen mallara mı ilişkin olduğuna dair hiçbir veri bulunmamaktadır. Davacı davalıya 950.071,50 kg miktarında 1.008.975,93 TL tutarında ... sattığını ve teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkinin süresi içerisinde tarafların kayıtlarından bir takım alış verişlerin yapıldığı anlaşılsa da davacı taraf davaya konu ettiği 04/09/2015 tarihli 367.641,35 TL'lik (dilimleme, lamine, nakliye hizmetine ilişkin) , 04/09/2015 tarihli 167.914,00 TL'lik (depolama hizmetine ilişkin) ve 04/09/2015 tarihli 1.008.975,93 TL'lik (950.071,50 kg ... satışına ilişkin) faturalardaki mal satımlarının ve verilen hizmetleri ispatlamalıdır. Toplanan deliller itibariyle davacı tarafın bu faturalardan kaynaklı alacağının ispatladığını kabul etmek mümkün değildir. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememizce verilen karar karşı yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş ancak ... 6. Hukuk Dairesinin 25/03/2025 tarih, 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak Mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.HMK 222. Maddesine göre; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.''Tarafların defter kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. YMMM Bilirkişi bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı ...'nin 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerini ve defter kayıtlarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tuttuğu, 2014-2015 takvim yılı hesap dönemi ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarının Tek Düzen Hesap Planı ve Muhasebe Uygulama Genel Tebliğindeki düzenlemelere uygun tutulduğu görülmüştür. Davalı ...'nin 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerini ve defter kayıtlarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tuttuğu, 2014-2015 takvim yılı hesap dönemi ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarının Tek Düzen Hesap Planı ve Muhasebe Uygulama Genel Tebliğindeki düzenlemelere uygun tutulduğu görülmüştür. Davacı ve davalının ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal mevzuata uygun yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı-davacı defter kayıtları; dava konusu alacağa dayanak gösterilen üç adet fatura dışında birbirini doğrulamaktadır ve sahibi lehine delil olma özelliği taşımaktadır. Davacının davalı adına düzenlediği ve bilirkişi incelemesine ibraz ettiği fatura, sevk irsaliyesi ve ekinde yer alan ürün çıkış listeleri ve nakliye-yükleme bedellerinin hesaplandığı listeler incelenmiştir. Yapılan incelemede ... satışlarına ait faturalarda sevk irsaliyesi bulunduğu ancak teslim fişi olarak nitelendirilen listelerin laminasyon ve dilimleme bedeli, nakliye bedeli, yükleme bedeli olan faturaların ekinde bulunduğu tespit edildiğinden; teslim fişlerininin sadece verilecek hizmet nedeniyle teslim edilen kartonlar için düzenlendiği, ... satışına konu malların teslimi amacıyla düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesi ekinde teslim fişlerinin bulunmadığı görülmüştür. İhtilafsız dönemdeki fiili uygulamanın bu şekilde olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen belgelerin fotokopileri rapora eklenmiştir. Aynı şekilde davalının defter ve belgeleri içerisinden alınan örnek belgelerden davalı adına düzenlenen ... alışlarına ait sevk irsaliyesi düzenlendiği ancak teslim fişlerinin bulunmadığı, teslim fişlerinin laminasyon ve dilimleme bedeli, nakliye bedeli, yükleme bedeli olan faturaların ekinde bulunduğu'' tespit edilmiştir.Bozma sonrası bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemeden de anlaşılacağı üzere ... satışlarına ait faturalarda sevk irsaliyesi bulunduğu ancak teslim fişi olarak nitelendirilen listelerin laminasyon ve dilimleme bedeli, nakliye bedeli, yükleme bedeli olan faturaların ekinde bulunduğu tespit edildiğinden; teslim fişlerininin sadece verilecek hizmet nedeniyle teslim edilen kartonlar için düzenlendiği, ... satışına konu malların teslimi amacıyla düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesi ekinde teslim fişlerinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 12.861,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.129,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 165.732,46 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/09/2026Başkan ...E-imzalıÜye ...E-imzalıÜye ...E-imzalıKatip ...E-imzalı