Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan, tekrar eden motor arızası bulunan aracın gizli ayıbı ve garanti kapsamında onarım sorumluluğu hakkında itirazın iptali davasını ele almaktadır.
Özet: Davacı, sıfır aldığı aracında 2019dan beri süregelen ve yetkili servisce defalarca yapılan parça değişimlerine rağmen (sensör, partikül filtresi) giderilemeyen motor arızası nedeniyle ödediği fahiş tamir bedellerinin iadesi talebiyle itirazın iptali davası açmıştır; davacı, sorunun gizli ayıptan kaynaklandığını, garanti kapsamında olması gereken parçalar için haksız yere ücret ödendiğini, uzun süren mağduriyetine rağmen davalının arızayı çözemediğini ve delil tespiti başvurusu yaparak aracına müdahale edilmeden sorunun tespitini istediğini ileri sürmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: 2024/1164 - Karar No:2026/949T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: 2024/1164KARAR NO
: 2026/949T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 14/10/2024NUMARASI
: 2023/403 E-2024/685 KDAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.FERİ MÜDAHİL
:VEKİLİ
: Av.DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 17/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 17/09/2026Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Müvekkil şirket tarafından davalı firmanın Ankara Şubesi’nden sıfır olarak satın alınan 2014 model yılı, ...Marka, ... model, ... plakalı, ... şasi nolu otomobil, her ne kadar edinme tarihinden 5 yıllık bir süre geçmiş olsa da yalnız büyük bölümü şehirlerarası seyahatte olmak üzere çok az kullanılmış ve henüz daha 76.024 Km’de iken 2019 yılında motor arızası ikaz uyarısı verdiğini, bunun üzerine araç müvekkil tarafından aracın satışını gerçekleştiren davalı şirketin Ankara Şubesi’ndeki (...) yetkili servisine götürülmüş, yetkili servis tarafından arızanın sensör arızası olduğu değerlendirilmiş ve 27-12-2019 tarihli 245657 numaralı iş emirlerinde görüleceği üzerine basınç sensörünün değiştirildiğini, ancak bu parçanın değişiminden sonra da motor arızasının devam ettiğini, bu defa, tekrar aynı yetkili servis tarafından arızanın giderimi için aracın partikül filtresinin değişimi gerektiği değerlendirilmiş ve 25-02-2020 tarihli faturada 2. Sıra A 204 490 26 92 partikel filter 609522 irsaliye numarası ile parça değişimin gerçekleştirildiğini, kısa süreli bir olağan kullanımdan sonra arızanın sona ermediğinin fark edilmesi üzerine 272346 iş emir numarası ile tekrardan yetkili servise başvurulmuş, yetkili servis tarafından daha evvel (25/02/2020 tarihli fatura ile) değiştirilen partikel filter isimli partikül filtresinin tekrardan değişmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine; halihazırda bu arızanın giderimi için yetkili servise defalarca fahiş miktarda ödeme yapmasına rağmen 3 yılı aşkın süre boyunca karşı tarafın araçtaki motor arızasını giderememesi nedeniyle mağduriyet yaşayan müvekkil şirket, değişen parçaların garantilerinin devam ettiğini, arızanın giderimi için kendisinden ücret talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dolayısıyla sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve değişen parçaların garanti kapsamında bedelsiz olarak değişiminin gerektiğini belirtmiş, 31-12-2021 tarihli iş emri kapanış belgesinde (EK-5) yetkili servisin gerçekleştirdiği onarım ve bakım işlemleri ile ilgili dava açma haklarını saklı tutarak ihtirazi kayıt ile yetkili servis tarafından partikül filtresi değişim işleminin ödemesini yapmış, kapanış emrini imzalamış, Ankara 58. Noterliği’nce keşide edilen 07/03/2022 tarih 5794 yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu motor arızasının giderimi için yetkili servisçe gerçekleştirilen son işlemle ilgili olarak karşı tarafa ödediği bedellerin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte kendisine iadesini talep ettiğini, ancak söz konusu ihtarname karşı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen, karşı taraf şirket garanti süresi devam eden partikel filter parçasına ait ücret ve işçilik ücretine ilişkin herhangi bir bedel iadesi yapmadığı gibi, motor arızası problemini de çözemediğini, müvekkilin rızası dışında araca ilişkin herhangi bir işlem yapılmaması için davalı tarafa işlem yapılmaması yönünde talimat verilmek suretiyle Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/368 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuru sonrası davalı tarafın Ankara 69. Noterliği’nden keşide olunan 16.11.2022 tarih 34234 sayılı ihtarnamesi ile araçtaki motor arızası için kontrollerin yapıldığını, tespitin netleşmesi için motorun emme manifoldarı ve silindir kapaklarının sökülerek kontrol edilmesi gerektiğini, araç teslim parkı alanının kısıtlı ve servis alanı içerisinde araç trafiğinin çok yoğun olması nedeniyle aracın onarımı konusunda kendilerine bilgi verilmesini, aracın serviste beklemesinden dolayı park bedeli yansıtılacağını müvekkil şirkete bildirildiğini, söz konusu bu ihtarnameye karşı cevaben Ankara 58. Noterliği’nce keşide edilen 22.11.2022 tarih 31211 sayılı ihtarnamesi ile araçta devam eden motor arızasının makul süreyi fazlasıyla aşmasına rağmen giderilemediği, araçtaki motor arızasının gizli ayıba işaret ettiği, hali hazırda uğranılan zarar tutarı ve hatta bu tutarı aşar şekilde ek masraf yapmasının müvekkilden beklenilemeyeceği, yetkili serviste bulunan araca delil tespiti dosyası kapsamında keşif icra edileceği, keşif gününe kadar araca ilişkin delil ve bulguların muhafazası için aracın servis otoparkından alınmasının mümkün olmadığı, keşif tarihine kadar müvekkilin uğradığı yahut uğrayabileceği zararlardan davalı yanın sorumlu olduğunun davalıya bildirildiğini, ayıptan kaynaklı bedellerin ve yargılama giderlerinin tahsili için davalı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2023/1496 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe haksız itirazı neticesinde dava şartı arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile Ankara Genel 1. İcra Müdürlüğü'nün 2023/198040 (Eski Esas: Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2023/1496) sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili
: Dava konusu edilen ... plakalı bu aracın motor arızası ikaz uyarısı vermesi üzerine davalı şirketin yetkili servisine servis bakımına getirildiğini, söz konusu aracın davacı tarafça davalı şirketten 5 yılı aşkın bir süre önce alınmış olup aracın kullanıldığını bu süre zarfı boyunca davalıya herhangi bir şikayet gelmediğini, 2019 yılında kilometresi 76.024 iken az kullanıldığına ilişkin beyanlarda da bulunarak motor arızası ikaz uyarısı şikayeti ile davalı şirket yetkili servisinden destek almak için başvuruda bulunulduğunu, söz konusu şikayet ile ilgili yetkili servisçe gerekli işlemler yapılmışsa da söz konusu arızanın tekrar ettiği gerekçesiyle davalıya karşı hukuki süreç başlatıldığını, davalı şirket kayıtları incelendiğinde; 14.02.2020 tarihinde 78.705km'de "araç güçten düşüyor, motor arıza lambası yanıp sönüyor kontrol edilecek" şikayeti ile servise gelindiği, yapılan kontrollerde aracın dizel partikül fitresinin arızalı olduğunun görüldüğünü, müşteri onayı ile dizel partikül filtresinin (DPF) değiştirildiğini, 06.12.2021 tarihinde 105.311 km'de "araç gaz yemiyor stop edip çalıştırınca düzeliyor" şikayeti ile servise gelindiğini, yapılan kontrollerde N3/79 içten yanmalı motor OM642 motor elektroniği kumanda kutusunda herhangi bir arızaya rastlanılmadığını, araçla yapılan test sürüşünde herhangi bir sorun görülmediğini, müşteri kullanımında araç gaz yemiyor stabil çalışıyor şikayeti üzerine yapılan detaylı kontroller sonrasında DPF çıkış tarafında erimeler tespit edildiğini, buna istinaden 14.02.2020 tarihinde değişen DPF yedek parça garantisinden değiştirilmek üzere garantisi yazışması başlatıldığını, garanti yazışması sonrasında konunun teknik değerlendirmeye atandığını, .... A.Ş () üretici ve tedarikçi firmanın teknik ekibin yönlendirmesi ile yapılan kontrollerde aracın turbo basınç sisteminde sızıntı olduğu görüldüğünü, meydana gelen sızıntının da DPF erimesine neden olduğunun teknik ekip tarafından davalıya iletildiğini, yapılan tespite istinaden aracın DPF ve bağlı parçalarının değiştirildiğini, arıza giderilerek aracın teslim edildiğini, ayrıca 17.09.2020 tarihinde 85.943km de araç bakıma geldiğinde yapılan kontrollerde araçta hiçbir probleme rastlanılamadığını, görüleceği üzere araçta var olduğu iddia edilen ayıbın onarılarak sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, aracın yılı, kullanım süresi dikkate alındığında araçta var olan şikayetlerin üretimden veya ayıplı hizmetten kaynaklanmayıp kullanıcı hatası veya diğer dış etmenlerden olduğunu, dava konusu 2014 model araç 5 yılı aşkın bir süre ile sorunsuz olarak kullanılmış, araçtan beklenen maksimum menfaat elde edildiğini, aracın ilk defa mevcut şikayetler ile servise giriş yaptığında aracın garanti süresi dolmuş olduğunu, iş bu dava öncesinde Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/368 D.iş delil tespiti dosyasında alınan rapor denetime elverişli olmadığını, davanın .... A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil vekili
: Davalı yanında feri müdahil olmak istediklerini, davacı taleplerinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu aracın onarımının 28 iş gününde tamamlandığını, delil tespiti talebinde hukuki yarar bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmadığını, işbu davanın hak düsürücü süre ve zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, dava hakkının makul sürede kullanılmadığını, davacının senetle ispat zorunluluğu kapsamında kalan hususlar bakımından tanık dinletmesine muvafakatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 14/10/2024 tarihli son duruşmada ara kararı ile ihbar olunan vekilinin feri müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş olduğu görülmüştür.İlk Derece Mahkemesince
:Davanın, davacı tarafından davalıya karşı başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında makine mühendisi, nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle; davaya konu 2014 model olan aracın, satın alındıktan yaklaşık 4 yıl sonra, dosya muhteviyatı dahilinde, oluşan arızaların üretim kaynaklı olup olmadığı konusunda, eldeki veriler çerçevesinde bir değerlendirme ve kanaat belirtilemeyeceği, davalının vermiş olduğu servis, bakım hizmetinin, her sefer giderildikten sonra tekrarlayan arızaların devam etmesi, dikkate alındığında servis işlemlerinin yeterli olmadığı, ayıplı olduğu ve gizli ayıp hüviyeti taşıdığı, Ankara 31. İcra Dairesi 2023/1496 sayılı icra dosyasına konu edilen ayıplı hizmet bedellerini ve icra takibine konu edilen ferileri talep edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları sonucu bilirkişi heyetinden 05/09/2024 tarihli alınan raporda özetle; kök raporda belirtilen görüş ve kanaatin isabetli olduğu, görüş ve kanaati değiştirecek yeni bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını belirtildiği, tarafların tacir olduğu ve ticari işletmelerini ilgilendirdiği için davaya bakmakta görevli olunduğu, yetkili icra dairesi itirazda bildirilmediğinden görev ve yetki itirazlarının reddine karar verildiği, kural olarak eser sözleşmesinde ayıbın varlığı her türlü delil ile kanıtlanabileceği, 6098 Sayılı TBK'nun 474. maddesi hükmü gereğince iş sahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu, sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda ise,6098 Sayılı TBK'nun 474. maddesi hükmü gereğince iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi taktirde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı ve 475. maddesi hükmünden yararlanamayacağı, somut olayda davacıya ait ... plakalı ,... şasi numaralı, 2014 model, 141.005 km de bulunan araçta bir takım problemler olması nedeniyle gerekli bakımların ve tamiratının yapılması için 19.06.2017 tarihinden başlamak üzere defalarca davalı ... A.Ş.'ye ait servise götürüldüğü, bazılarındaki şikâyetlerin davacının dava dosyasındaki hususları içermediği görüldüğü, dava dosyasına konu arızalara ilişkin olan 08.09.2018 tarihli açılış iş emrinde “motor arıza lambası yanıyor” şikâyeti ile geldiği, iş emri kapanış belgesinde ise ... plakalı aracın egzoz turbo şarj öncesi sökülmesi ve takılması, egzoz turbo şarj öncesi sıcaklık sensörü açıklaması ile işlemlerin yapıldığının görüldüğü, aracın arızasının kullanım kaynaklı olduğu belirtilmiş ve yedek parça ve işçilik tutarının KDV dahil toplamda 1.861,36 TL olduğu, 08.12.2018 tarihinde ... plakalı dava konusu araç için “Bakım 60 Bin” açıklaması ile Davalı yetkili servise başvurulduğu, 245657 Numaralı İş Emri Kapanış Belgesi: 27.12.2019 tarihinde düzenlenen belgede ... plakalı aracın pil, kelepçe, silecek lastiği, basınç sensörü, dizel partikül filtresi basınç farkı sensörü parçalarının değiştirildiği görüldüğü, aracın arızasının kullanım kaynaklı olduğuna dair tespite yer verildiği, yedek parça ve işçilik tutarının KDV dahil toplamda 1.553,61 TL olduğu, 19.08.2021tarihinde ... plakalı dava konusu araç için “A bakım yapılacak mbo garanti, motor arıza lambası yanıyor araçta çekiş düşüklüğü oluyor, şikayetiyle gelen araç için, 20.08.2021 tarihinde düzenlenen belgede ... plakalı aracın “kelepçe, kelepçe, fren balatası, ts disk fren balatası, fren balatası aşınma sensoru, basınç sensoru, pul, servis a'ya ilave 4 komple tekerleğin sökülmesi, takılması, dizel partikül filtresi basınç farkı sensörünün yenilenmesi, 8 fren balatasının sökülmesi takılması, bulguya göre yenilenmesi, gar: polen filtresi, gar : ts hava filtresi elemanı, gar: ts yağ filtresi elemanı gar: yakıt filtresi, gar : motor yağı, gar: cam yıkama maddesi 1 lt, gar: servis a'nın plus paketiyle gerçekleştirilmesi, gar: servise ilave: dava filtresi elemanının yenilenmesi, gar: servis a ile ilgili ilave işlem, kombi filtrenin yenilenmesi, gar :servis ilavesi: yakıt filtresinin yenilenmesi” işlemlerinin yapıldığı görüldüğü, aracın arızasının kullanım kaynaklı olduğuna dair tespite yer verildiği, yedek parça ve işçilik tutarının KDV dahil toplamda 4.449,34 TL olduğu, 25.08.2021tarihinde ... plakalı dava konusu araç için “Motor arıza lambası yanıyor” şikayetiyle servise geldiği, 07.12.2022 tarihinde ... plakalı dava konusu araç için “Araç seyir halinde performans düşmüş kontrol, aracın alt kısmından ses gelmiş kontrol, aracın geçmişi kontrol edildi” açıklaması ile geldiği, 05.08.2022 tarihinde düzenlenen belgede ... plakalı araçta “Basınç ölçme değiştirici, temiz hava giriş borusu, normal hava hattı, turboşarj basıncı sensörünün yenilenmesi, kumanda cihazının programlanması ve kodlanması, kısa testin uygulanması” açıklaması ile birtakım işlemler yapıldığı, kayıtlara göre arızanın giderilerek çalışır vaziyette gönderildiği, ancak kısa süre sonra tekrar aynı ya da benzer arızalarla tekrar geldiği görülmüş, gerek tespit dosyasında gerekse mahkemece yerinde inceleme yapılarak alınan bilirkişi kök ve ek raporunda davaya konu araca yapılan servis işlemlerinin yeterli olmadığı ve zamanla kullanım sonucu ortaya çıkmasıyla da gizli ayıp hüviyeti taşıdığının tespit edildiği, davacı tarafından davalıya 31.12.2021 tarihinde “... onarım ve bakımla ilgili her türlü dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ihtirazi kayıtla ödeme yapıyoruz. ” açıklaması ile 37.985,78 TL ödeme yapıldığı, Ankara 58. Noterliğinin 07.03.2022 Tarihli 05794 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihtarında bulunulduğu, 10.03.2022tarihinde muhataba tebliğ edildiği, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/358 D. İş sayılı dosyasında 16.01.2023 tarihli bilirkişi raporu alındığı, Ankara 58. Noterliğinin 10.04.2023 Tarihli 11100 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihtarında bulunulduğu, Ankara 31. İcra Dairesi 2023/1496 sayılı icra dosyası ile davacı tarafından davalıya 30.01.2023 tarihinde 878,00 TL ihtar gideri, 27.168,49 TL ayıplı hizmet bedeli, 2.303,40 TL tespit davası gideri, 46.040,07 TL ayıplı hizmet bedeli, 3.709,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 80.099,58 TL alacağa ilişkin takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine yasal sürede iş bu davanın açıldığı, süregelen ve tekrarlayan gizli ayıba ilişkin ihtar, tespit ve takip tarihleri dikkate alındığında ayıbın yasal süresi içinde bildirildiği, takibin ve davanın da süresinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazının mahkemece kabul görmediği, tüm dosya kapsamına göre davalının vermiş olduğu servis, bakım hizmetinden sonra dava konusu arızaların tekraren devam ettiğinden buna ilişkin servis işlemlerinin yeterli olmadığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu görülmekle davacının davalıdan Ankara 31. İcra Dairesi 2023/1496 sayılı icra dosyasına konu edilen ayıplı hizmet bedellerini ve icra takibine konu edilen ferileri talep edebileceği teknik bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki deliller ile de sabit olup davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacak belirli ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Ankara Genel 1. İcra Müdürlüğü'nün (eski esas Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2023/1496) 2023/198040 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacak belirli ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu edilen aracın 2014 model, ...marka, ... tip otomobil olup ... plakalı bu aracın motor arızası ikaz uyarısı vermesi üzerine müvekkili şirketin yetkili servisine bakıma getirildiğini, söz konusu araç davacı tarafça müvekkili şirketten 5 yılı aşkın bir süre önce alınmış olup aracın kullanıldığı bu süre zarfı boyunca herhangi bir şikayet gelmediğini, 2019 yılında kilometresi 76.024 iken az kullanıldığı belirtilerek motor arızası ikaz uyarısı şikayeti ile müvekkili şirket yetkili servisinden destek almak için başvuruda bulunulduğunu, davacı tarafça her ne kadar az kullanıldığı iddiasında bulunulsa da çoğunlukla uzun yolda ve ortalama senede 15.000 km yapıldığını, sürecin devamında müvekkili şirketçe söz konusu arızaların davacının bilgi ve onayı dahilinde giderilmiş olsa da arızanın tekrar ettiği gerekçesiyle hukuki süreç başlatıldığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davacı şirket tarafından 2014 yılında satın alınan ve tescil edilen otomobil için 2022 yılında ayıplı mal iddiası ile başvuruda bulunmasının ihbar süreleri ve zamanaşımı açısından usulen aykırılık teşkil ettiğini, sunulan eklerden anlaşıldığı üzere araç satın alındıktan yaklaşık 8 yıl sonra ayıplı mal iddiasında bulunulduğunu, müvekkili şirketin ağır kusuru veya hileli bir davranışı bulunmadığını, bu nedenle davacı söz konusu ayıp iddiasını zamanında ihbar etmemiş olup TBK 231. maddesi uyarınca "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar."hükmünün sabit olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kayıtları incelendiğinde;14 .02.2020 tarihinde 78.705km’de "araç güçten düşüyor, motor arıza lambası yanıp sönüyor kontrol edilecek" şikayeti ile servislerine geldiğini, yapılan kontrollerde aracın dizel partikül fitresinin arızalı olduğunun görüldüğünü, müşteri onayı ile bu filtrenin değiştirildiğini, 06.12.2021 tarihinde 105.311 km’de "araç gaz yemiyor stop edip çalıştırınca düzeliyor" şikayeti ile servise geldiğini, arızanın giderilerek aracın teslim edildiğini, ayrıca 17.09.2020 tarihinde 85.943km de araç bakıma geldiğinde yapılan kontrollerde araçta hiçbir probleme rastlanmadığını, araçta var olduğu iddia edilen ayıp onarılarak sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, aracın yılı, kullanım süresi dikkate alındığında araçta var olan şikayetlerin üretimden veya ayıplı hizmetten kaynaklanmadığını, kullanıcı hatası veya diğer dış etmenlerden olduğunu, söz konusu aracın 5 yılı aşkın süre boyunca herhangi bir problem olmaksızın kullanıldığını, araçta gizli ayıp söz konusu olsaydı bu süre boyunca aracın sorunsuz şekilde kullanılamayacağını, bu nedenle yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, dava konusu 2014 model aracın 5 yılı aşkın bir süre ile sorunsuz olarak kullanıldığını, araçtan beklenen maksimum menfaatin elde edildiğini, aracın ilk defa mevcut şikayetler ile servise giriş yaptığında aracın garanti süresi dolmuş olmakla beraber aracın 76.024 km de olduğu ve aktif olarak kullanıldığını, araçta yapılan incelemelerde Dizel Partikül Filtresi (DPF) arızasına bağlı çeşitli arızalar meydana geldiğini, tüm dizel araçlarda var olan bu parça arızalanması halinde benzer arızaların meydana gelebileceğine şüphe olmadığını, ilgili arızaların üretimden kaynaklı olduğu düşünüldüğünde aracın 75.000 Km ve 5 yıl süre ile sorunsuz bir şekilde kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, DPF'nin ayıplı olması halinde aracın bu şekilde uzun süre kullanılması mümkün olmadığından ilgili arızanın dış etmenler veya kullanıcı hatasıyla ortaya çıktığının sabit olduğunu, aracın bu aşamada ve bu durumunda ayıplı olduğu iddiası mesnetsiz olup objektif hiçbir somut delille de ispatının mümkün olmadığını, zira emsal nitelikteki araçlarda benzer şikayetler veya ayıbın mevcut olmadığını, bu durumun aracın apaçık kullanıcı hatası veya dış etmenler dolayısıyla arızalandığının açık olduğunu, araç ithal, yurt dışı menşeli bir araç olup dava dışı üretici ve tedarikçi şirketin belirttiği uluslararası geçerli ve standartlara uygun olarak servis hizmeti verildiğini, arıza onarım sürecinin tamamında üretici ve tedarikçinin bilgisine başvurulup fabrika standartlarında gerekli işlemlerin yapıldığını, buna karşın ihbar olunan ithalatçı ve üretici firmanın feri müdahale talebinin kabul edilmediğini, gerekçeli kararda bu duruma ilişkin karar kurulmadığını, bu durumun istinaf incelemesi esnasında değerlendirmeye alınıp ihbar olunanın feri müdahil olarak dosyaya eklenmesi gerektiğini, dosya kapsamında değerlendirmeye dayanak olarak sunulan raporlarda mevcut durum analizinin yapılmadığını, araç özeline indirgemeden parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak sonuca varıldığını, bir başka deyişle tümden gelim metoduyla yapılan bu değerlendirmenin ciddi anlamda hukuki mağduriyet doğurduğunu, buna karşın itirazları dikkat alınmadan aracın ayıplı olduğunun kabulünün hukuka aykırı olacağını, DPF'nin iki kere değiştirilmiş olmasının gizli ayıptan kaynaklı değil, kullanıma bağlı olarak parçanın zarar görmesinden kaynaklı olduğunu, bu durumun aracın akslara maksimum uygulayacağı güç yazılımı veya orijinal olmayan parça değişimi sebebiyle yapılan işlemler neticesinde görülebildiğini, özellikle aracın emsallerine bakıldığında kullanıcıların aracın daha seri ve hızlı olması nedeniyle bu tarz değişiklikler yapıldığının görüldüğünü, uyuşmazlığa konu tüzel kişi tacir tarafından alınan aracın müvekkili şirketin hiçbir ağır kusurlu ve hileli davranışı olmadan satıldığını, aracın satılmasından yaklaşık 5 yıl sonra ortaya çıkan problem nedeniyle müvekkilinin kusurlu bulunmasının olağan akışa aykırı olduğunu, davacı tarafın ihbar, bildirim sürelerine uymayarak talepte bulunmasının iyi niyete aykırı olduğunu, iddia edilen problemler dış etkenler ve kullanıma bağı olarak ortaya çıkmış olup, yapılan ilk şikayet zamanında da aracın garanti kapsamında olmadığını, aracın mevcut kilometre ve modeli dikkate alındığında garanti kapsamında olmayan şikayetler sebebiyle aracın ücretli onarıldığını, her ne kadar davacı tarafça ücretsiz onarım talep edilse de aracın garanti süresinin dolmuş olması, gizli ayıp olmaması nedeniyle ücretsiz onarımın gerçekleştirilmesinin davalı şirket aleyhine taraf dengelerini bozacak nitelikte olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil ....AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle: Eksik ve hatalı inceleme neticesinde verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taleplerinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, servis hizmetinden kaynaklanan işbu dava konusu talebin üretici ve ithalatçıya karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, açık kanuni düzenlemeler uyarınca ihbar olunan müvekkilinin taraf olmadığı bir hukuki ilişkin nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı yetkili servis ile davacı arasında araçta meydana gelen onarıma ilişkin bir eser sözleşmesi kurulduğunu, müvekkili şirketin ise bu eser sözleşmesinin tarafı olmadığını, hizmeti gerçekleştiren yetkili servis olduğundan aslen dava konusu taleplerin doğrudan muhatabının da onlar olduğunu, davacının talebinin aldığı servis hizmetine yönelik olduğunu, dava konusu talepler bakımından ne TKHK ne de TBK ilgili maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili aracın ithalatçısı olarak garanti belgesi vermekle garanti yükümlülüğü altına girmiş olsa da bu garanti yükümlülüğünün kaynağının imal veya ithal etmiş olduğu parçaların kalitesi bakımından olduğunu, davacının iddiasının ayıplı mala ilişkin olmadığını, meydana gelen hasardan/arızadan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamıyla dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp olmadığı tespit edildiğini, araçta var olduğu iddia edilen sorunun onarılarak sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, aracın yılı, kullanım süresi dikkate alındığında araçta var olan şikayetlerin üretimden veya ayıplı hizmetten kaynaklanmayıp kullanıcı hatası veya diğer dış etmenlerden olduğunun açık olduğunu, kaldı ki, 5 yıl boyunca 76.024 km, 7 yıl boyunca 105.311 km kullanılan bir aracın, yıllık ortalama 15.000 km. nin üzerinde bir kullanıma sahip olduğunu, ortalama araç kullanımın 15.000 km olarak kabul edildiği gözönüne alındığında, dava konusu aracın istenilen faydayı sağladığı ve davacı kullanımında olduğunun da tartışmasız oludğunu, nitekim, dava konusu 2014 model aracın 7 yılı aşkın bir süre ile sorunsuz olarak kullanıldığını, araçtan beklenen maksimum menfaat elde edildiğini, aracın ilk defa mevcut şikayetler ile servise giriş yaptığında aracın garanti süresinin dolmuş olduğunu, araçta yapılan incelemelerde Dizel Partikül Filtresi (DPF) arızasına bağlı çeşitli arızalar meydana geldiğini, tüm dizel araçlarda var olan bu parça arızalanması halinde benzer arızaların meydana gelebileceğine şüphe olmadığını, ilgili arızaların üretimden kaynaklı olduğu düşünüldüğünde aracın 75.000 km ve 5 yıl süre ile sorunsuz bir şekilde kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, zira DPF 'nin ayıplı olması halinde aracın bu şekilde uzun süre kullanılmasının mümkün olmadığını, ilgili arızanın dış etmenler veya kullanıcı hatasıyla ortaya çıktığını, aracın bu aşamada ve bu durumunda ayıplı olduğu iddiası mesnetsiz olup objektif hiçbir somut delille de ispatının mümkün olmadığını, kaldı ki dava konusu araca emsal nitelikteki araçlarda benzer şikayetler veya ayıp mevcut olmadığını, dava konusu aracın, 25.07.2018, 17.10.2019 ve 21.09.2020 tarihli başvurularının kaporta işçiliğine dayalı olduğunun bilfiil bilirkişi raporunda döküm olarak belirtildiğini, davacının yetkili servise düzenli bakım haricindeki başvurularının, karışmış olduğu kazalar neticesinde ilk onarım işlemleri sonrasında, kazanın neden olduğu ve sonradan ortaya çıkan durumlar olduğunun ortada olduğunu, nitekim yaşanılan kazalar neticesinde o anda arıza vermeyen parçalar ya da sistemlerin, kazanın da etkisiyle zaman içerisinde arıza vereceğini, bu kapsamda, davacının talep konusu ettiği başvuruların da karışmış olduğu kazalara yönelik olduğunu, diğer yandan, " motor ikaz lambası " genel bir uyarı lambası olup, araçta var olan, normal çalışmanın en ufak etkilendiği durumlarda dahi yanan ve sürücüyü dikkatli olması konusunda uyardığını, dava konusu aracın her bir başvurusu birbirinden bağımsız ve esasında aracın karıştığı kazaların etkisi olduğunun teknik olarak açık olduğunu, buna karşın, ilgili ikaz lambasının sanki aynı arızayı tekrarlamış gibi bir kanı ve algıyla, 2 yıl boyunca sorunun çözülemediği gibi genel bir yargı ile tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının fahiş derecede hatalı olduğunu, yokluklarında yapılan tespit bilirkişi incelemesinde ve ayrıca işbu dosya üzerinden alınan bilirkişi raporları ile dava konusu aracın ayıpsız olduğunun tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde net olarak tespit edildiğini, buna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, süresinde ve usule uygun ayıp ihbarı bulunmadığını, davacı şirketin tacir sıfatına sahip olduğunu, ayıp iddiasını ortalama bir tüketici gibi değil basiretli bir tacir olarak TTK'nın 20/3 maddesinde belirtildiği üzere noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapması gerekirken bu usul kuralını da kanunun aradığı zaman içerisinde yerine getirmediğinden öncelikle davanın, süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı olmadığından dolayı reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle dava konusu araç 9 yaşında olup, zamanaşımı sürelerinin hayli geçmiş olduğunu, davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava hakkının makul sürede kullanılmadığını, davacının faiz talebine, talep edilen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre, usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştirHÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.471,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 940,30 TL olmak üzere toplam 1.367,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.103,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince feri müdahilden alınması gereken 5.471,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.368,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.103,60 TL harcın feri müdahilden alınarak Hazineye irat kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ile feri müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır