Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu yaralanan çocuğun ailesi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bu dava, Kayseride ehliyetsiz bir sürücünün sevk ve idaresindeki aracın 8 yaşındaki bir yaya çocuğa çarparak ağır yaralaması neticesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat taleplerini içermektedir; davacı çocuk için kemik kırıkları ve kalıcı zararlar nedeniyle şimdilik 5.000 TL maddi ve 750.000 TL manevi tazminat ile yargılama giderlerinin, kazada kusurlu bulunan sürücü ile sigorta şirketinden tahsilini isterken, davalı sigorta şirketi ise öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu ve kusur oranı ile maluliyet tespitinin adli tıp uzmanlarınca yapılması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/311 Esas - 2026/795

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/311 Esas
KARAR NO
: 2026/795
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
: ... -
DAVACI VELİLERİ
:1- ... -
2- ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 1- ...
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVALI
: 2-
DAVALI MÜTEVEFFA
: 3- ... -
MİRASÇILARI
: 1 -
2- ...
3- ... ... -
4- ... ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 17/04/2024
KARAR TARİHİ
: 16/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... Numaralı sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalısı ... ...’ın sahibi olduğu... plaka numaralı araç ... ... ... sevk ve idaresinde iken mahalle içerisinde yaya olan müvekkilin çocuğu olan ...’a çarpması sonucu tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza 10/08/2023 tarihinde saat 12:30 sıralarında Kayseri ili Sarız ilçesi Yeşilkent mahallesinde sürücü ... ... ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın ehliyetsiz bir şekilde dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle kusuru olmayan yaya ...’a çarpması sonucunda gerçekleştiğini, Kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ... ... ...’IN 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a (Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak) kuralını ihlal ettiği 10/08/2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağınca tespit edilmiştir. Yine aynı tutanakta müvekkilin oğlu ...’ın bir kusurunun olmadığı tespit edildiğini, İşbu kaza neticesinde müvekkilin oğlu ... ağır biçimde yaralanmış Göksun Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Yaralanması neticesinde hastaneye kaldırılan müvekkilin oğlunun sağ ayağında kırıklar oluşmuş, maddi ve manevi zararlar meydana gelmiş, bu zararların giderilmesi için masraf yapılmıştır. Bu kaza sebebiyle müvekkilin oğlunun uğradığı zarardan ötürü tarafımıza maddi ve manevi tazminatın tarafımıza verilmesi gerekmetiğini, Bu nedenle iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Kaza ile ilgili olarak Sarız Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmüş olduğu 2023/324 Srş sayılı soruşturma dosyası açıldığını, Öncelikli olarak müvekkil 8 yaşında çocuk olup ailesininde Mahkeme masraflarını karşılayacak maddi durumu olmaması sebebiyle adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkil için şimdilik 5.000,00-TL maddi (sürekli iş göremezlik) tazminatının, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere, ceza mahkemesinde ve hukuk mahkemesinde belirlenecek kusur oranlarına ve uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesap raporuna göre, müvekkilin tazminat tutarının belli olduktan sonra artırmak suretiyle, müvekkilin maddi zararlarının, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan Sigorta şirketleri yönünden limitleri ile sınırlı olmak üzere ve müracaat tarihinden sekiz gün sonra başlayacak olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, Sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müvekkilin 7 yaşında meydana gelen iş bu kaza neticesinde bacakları kırılmış ve vücudunun bir çok bölgesinde yaralanmalar meydana gelmiştir. Bir ömür boyu bu elim kazanın izlerini taşıyacak müvekkilin bir nebzede olsa acısını azaltmak için 750.000-TL tazminatın tahsiline tüm yargılama yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde; "10.08.2023 tarihinde, müvekkil şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan dava dışı ... ... ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın yaya ...'a çarpması ile gerçekleşen trafik kazası sonucu davacı ...'ın yaralandığı iddiasıyla müvekkili şirket yönünden kalıcı iş göremezlik tazminatı talepli huzurdaki davayı açmış ise de, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddini talep ettiklerini, başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve müvekkil temerrüte düşürülmemiştir. bu nedenle de davanın usulden reddini talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep etiklerini, davacı, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükelleftir adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazımız olduğunu bildirir, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini vekâleten arz ve talep etmiştir.
Davalılar ... ile ...vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, müvekkilinin oğlu ... ...'ın karışmış olduğu kaza sebebi ile meydana gelen kazada davacı Muhammed Erdem Bozdağan'a çarpması sonucu tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini bahisle maddi sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep edilmekte olduğunu, Ancak bu talep esnasında görüleceği üzere davacı tarafından müvekkilinin oğlu %100 kusurlu atfedilerek kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun olmadığını iddia ettiğini Ancak, bu konuda henüz yeterli bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi kaza davacı tarafın iddia ettiği şekli ile salt olarak müvekkilinin oğlunun kusuru sebebi ile zarar meydana gelmediğini, Oalyın meydana gelişinde; davacı küçük olması sebebiyle kendisi yaya geçidi bulunmayan bir alanda Dedesi tarafından araç ile yolun ortasında indirilmiş, davacı küçükte bu sebeple yola atlayarak mezkur kazanın gerçekleşmesine sebebiyet vermiş olup %100 kusurlu olduğunu, Söz konusu kaza sonrasında yapılan soruşturma Sarız Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/324 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olup, henüz kesinleşmiş bir kusur raporu mevcut olmadığını, Ayrıca belirtmek gerekirse Davalı ... Sigorta A.Ş'nin kaza tarihinden bu yana geçen zamanda davacıya tazminat ödemediği anlaşıldığını, Davalı Sigorta Şirketi, 2918 sayılı KTK’nun 99.maddesinin emredici hükmüne aykırı hareket etmiştir. Böylece sigortalısını zarara uğratmıştır. Mahkemece bu husus değerlendirilmeli olduğunu, davanın öncelikle usulden aksi kanaat halinde esastan reddini, Aleyhe hüküm verilmesi halinde Zararın sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında tazminini, Aleyhe hüküm verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 10/08/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının kalıcı iş göremezlik maddi zararı ile manevi zararı olup olmadığı varsa maddi zararının miktarı ve davalıların tazminat taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı sigorta şirketine, Sarız İlçe Amirliğine, Göksun Devlet Hastanesine, Sarız C.Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevapların verildiği ve araçların trafik tescil kayıtlarının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 19/04/2024 Tarihli ara karar evrakı ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz 09/10/2024 Tarihli ön inceleme zaptı 8 nolu ara kararı gereğince davacı küçük ...'ın babası ... tarafından 03/02/2025 havale tarihli dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve dilekçede kendisinin cezaevinde olduğu, çocuğu ile ilgili davayı takip edemediği, izinli olarak cezaevinden çıktığında iş bu dilekçeyi vererek davaya muvafakatinin bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememiz 05/02/2025 Tarihli celsesinde davacı tanığı 36712792186 T.C. Kimlik numaralı ...; "Davacı çocuk benim yeğenim olur, kendisi kazadan kaynaklı ayağından yaralanmıştır, ayağında parçalı kırık meydana geldi ve ameliyattan sonra yanlış kaynamadan kaynaklı yürüyüş bozukluğu ve şekil bozukluğu meydana gelmiştir bu gelecekte örneğin askeri bir işe girmesine de engele olacak nitelikte olup yürümesininde aksıyor gibi görünmesine sebep olmuştur, kazadan sonra davalı taraf geçmiş olsun ziyaretinde bulundu ancak sonrasında herhangi bir maddi yardımda bulunmadılar, kendileri çocuğun ailesine böyle bir para verdiklerini söylemişler ancak bu husus doğru değildir söylemiş olduğum gibi çocuğun tüm tedavi giderlerini ailesi karşılamştır, çocuğun babasının ceza evinde olması nedeniyle çocuğun tüm işlerine annesi ve ben üstlendik, bu nedenle olayların gelişimi hakkında bilgi sahibiyim, çocuğun olaydan sonra psikolojisi olumsuz etkilenmiştir, yolda yürürken bile korkar hale gelmiştir, çocuğun birinin yardımına ihtiyaç duyduğu bakım süresi yaklaşık 4-5 ay sürmüştür, sonrasında da yürümesinin normalleşmesi 1 yılı bulmuştur, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde,
Davacı tanığı ... T.C. Kimlik numaralı ...; "Davacı çocuk benim torunum olur kendisi sağ ayağından yaralanmıştır, halen ayağı tamamen düzelememiştir, ayağında ki sorunun halen düzelememesi nedeniyle askere gidebilecek durumu da yoktur çocuk buna da kendisi de çok üzülmektedir, olaydan sonra davalı taraf sadece geçmiş olsun ziyaretine geldi sonrasında herhangi bir maddi yardımları olmamıştır, çocuğun bütün tedavi giderlerini biz karşıladık, çocuğun olaydan dolayı psikolojisi bozulmuştur, kaza çocuğu olumsuz etkilemiştir, çocuğun kendini toparlaması 1 yılı bulmuştur, yaklaşık 6-7 ay pansuman süreci sürmüştür, olay esansında bende çocuğun yanındaydım davalı taraf aracı çok hızlı kullanıyordu, çocuğun yola çıkması gibi bir durum yoktu, yol geniş olmasına rağmen davalı sürücü gelip bizim bulunduğumuz yerde torunuma çarpmıştır, davalı sürücü çocuk sabaha kadar ekmek yapmaktadır, sabahtan sonra da bu ekmekleri servis yapmaktadır, çocuk aşırı yorgundur ve olay esnasında henüz 15-16 yaş civarındadır, çocuk olaydan sonra arabalardan korkmaktadır ve ayağında ki şekil bozukluğundan dolayı arkadaşları tarafından dalga geçilme durumu vardır, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde,
Davalı tanığı Naziriye Özdemir; "Olayın meydana gelişini ve sonrasında yaşanan durumlara dair bilgi sahibi değilim, davalı tarafın davacıya herhangi bir yardımda bulunup bulunmadığını da bilemiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Davalı tanığı Hasan Kalli'nin beyanının alınması için Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince tanığın ihzaren hazır edildiği, tanık Hasan Kalli; "Ben tarafları tanımıyorum, yazları kazanın olduğu mahalde benim kiraladığım 2.katt ev vardır. Ben balkonda oturuyorken bir araç doğu tarafından geliyordu, yolun tam ortasında dede ve torun bir araçtan indiler, çocuk çok hareketliydi, tam kaza saniyesini görmedim ancak öncesinde dedesi ile birlikte yol ortasında yürürken gördüm, beyaz renkli panelvan tarzı araç evlerine dönmek için manevra yaptığı esnada, muhtemelen karşıdaki parka gitmek için hareketlenen çocuğa araç çarptı, ancak çarpma saniyesinde o yöne bakmıyordum, sesle birlikte o yöne tekrar baktım, araç durdu ve çocukta aracın önünde yatar vaziyette bağırıyordu, herkesle birlikte bende aşağıya indim, baktım, araç şoförü şokta idi, ambulans beklenmedi başka bir araç ile çocuk hastaneye götürüldü, hastanede kaç gün yattı bilmiyorum ancak sonrasında ayağı alçılı bir şekilde evine döndü, kaza yapan araç şoförü ve çocuk zaten akraba idiler, dedi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanının bulunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 09/10/2024 Tarihli celsesinin 9 nolu ara kararı gereğince dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, ATK raporunun 28/01/2025 Tarihinde dosyamıza gönderildiği incelenmesinde özetle; "Sürücü 2008 Doğumlu ... ... ...’ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu, Yaya 2016 Doğumlu ...’ın davranışlarının sonuç üzerine %40 (yüzde kırk) oranında etkili, Davalı Baba ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 19/11/2025 Tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile davacının Gazi Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verildiği, ATK raporunun 23/03/2026 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "...'ın 10.08.2023 tarihinde maruz kalmış olduğu yaralanmanın; Tıbbi iyileşme süresi dikkate alındığında 6 (altı) ay süreyle geçici iş göremezliğine neden olduğu, Bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) ay olduğu, Mahkemenizce Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre her bir yönetmelik için ayrı ayrı maluliyet oranı istenmiş olup ÇÖZGER kılavuzunda sayısal net bir oran hesaplaması yapılamaması sebebi ile istenilen oran “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri kullanılarak hesaplanmıştır. Eğer ÇÖZGER hükümlerine göre rapor düzenlenmesi isteniyorsa ÇÖZGER- Özel Gereksinim Alanları Kılavuzu- Hareket Gelişim Alanı- Temel İlkeler- Madde 7. 'ÇÖZGER değerlendirmesi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından yapılmalıdır. Her ÇÖZGER'de çocuk-gencin birincil hastalığının tanı ve klinik durumu, ilgili alanın çocuk sağlığı ve hastalıkları yan dal uzmanı tarafından ÇÖZGER (Ekl) Formun'da değerlendirilmelidir. Çocuk-gencin gelişimi, bedensel yapıları, işlevleri, etkinlikleri ve yaşama katılım kısıtlılıklarının bulunduğu alana göre gereğinde beyin ve sinir sistemi cerrahisi, çocuk cerrahisi, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, göz hastalıkları, kulak burun boğaz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji uzmanları ve ayrıca çocuk gelişimci, özel eğitim uzmanı, fizyoterapist, iş uğraş terapisti (ergoterapist), konuşma terapisti, odyolog, psikolog gibi uzmanlardan danışım istenmelidir" Hükmü gereğince adı geçenin çocuk sağlığı uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince, vücut genel çalışma gücünde kayba neden olmadığını bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 04/06/2025 Tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, heyet raporunun 17/05/2026 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davalı SSÇ sürücü ... ... ...' ın meydana gelen trafik kazasında %65 (yüzdealtmışbeş) oranında kusurlu olduğu, 2016 doğumlu yaya ...'ın davranış biçiminin meydana gelen kazada %35 (yüzdeotuzbeş) oranında etken olduğu, SSÇ ve davacı yaya velilerinin sorumlulukları hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı görüş ve kanaatine kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 09/10/2024 tarihli celsede verilen ara karar gereği sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davalı vefat eden ...’a yönelik davanın TMK madde 369 gereği ev başkanının sorumluluğuna dayalı olduğunun açıklandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 10/08/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak tarafların kusur durumunun tespiti amacı Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığından 28/01/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada sürücü 2008 Doğumlu ... ... ...’ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu, Yaya 2016 Doğumlu ...’ın davranışlarının sonuç üzerine %40 (yüzde kırk) oranında etkili, Davalı Baba ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Dosyadaki mevcut kusur raporları arasında çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmış ve 17/05/2026 tarihli raporda, davalı SSÇ sürücü ... ... ...' ın meydana gelen trafik kazasında %65 (yüzdealtmışbeş) oranında kusurlu olduğu, 2016 doğumlu yaya ...'ın davranış biçiminin meydana gelen kazada %35 (yüzdeotuzbeş) oranında etken olduğu, SSÇ ve davacı yaya velilerinin sorumlulukları hususunun Mahkemenin takdirinde olacağının belirtildiği görülmüştür. Gazi Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınan 23/03/2026 tarihli raporda, davacı ...’ın olay nedeni ile 6 (altı) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, vücut genel çalışma gücünde kayba neden olmadığının bildirildiği görülmüştür. Alınan bu rapor ile davacı çocuğun 6 ay süre ile geçici iş göremezlik durumunun olacağı tespit edilmiş ise de, kaza tarihinde çocuk olan davacının bu tazminata hak kazanamadığı ve kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik zararının da bulunmadığı anlaşılmış ve bu nedenle davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, dava dışı sürücünün olaydaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, Gazi ATK raporuna göre davacının olaydan kaynaklı yaralanma durumu-oranı, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar, tanık beyanları hep birlikte dikkate alınmış, davalı ... ...’ın aracın işleteni sıfatı ile davalı ...’ın ise ev başkanının sorumluluğu durumundan kaynaklı tazminattan sorumlu oldukları değerlendirilmiş ve böylece, Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 80.000,00-TL Tazminat bedelinin davalılar ... ile ... ...'dan tahsili ile davacılara (anne ve baba) velayet kapsamında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır.
16/09/2026 Tarihli kısa karar duruşmasında Hüküm kısmının 2 nolu maddesinde tazminat bedelinin davalılar ... ile ... ...'dan tahsili ile davacılara (anne ve baba) velayet kapsamında verilmesine yazılmış ise de yapılan UYAP tetkiklerinde davalı ...'ın 17/06/2026 Tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmış gerekçeli kararda hüküm kısmında bu durum göz önünde bulundurulmuş ve mirasçılara bu aşamada tebligat yapılması ile yetinilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 80.000,00-TL Tazminat bedelinin davalılar ... ile ... ...'dan tahsili ile davacılara (anne ve baba) velayet kapsamında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Maddi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL maktu harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Manevi Tazminat davası yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.464,80-TL harcın davalılar ... ...'dan ve ...'ın mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, suçüstü ödeneğinden karşılanan Bilirkişi ödemeleri, ATK rapor ücreti, kep, posta ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 18.296,50-TL masrafın davalılar ... ...'dan ve ...'ın mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davalı ...'ın karşıladığı 580,00-TL yargılama giderlerinin red / talep oranına göre hesaplanan 34,12-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ın mirasçılarına verilmesine, geri kalan 545,88-TL yargılama giderinin iş bu davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ...'dan ve ...'ın mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2026
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır