Alacaklının, karşılıksız çıkan çeke dayanarak talep ettiği ihtiyati haczin, borçlunun itirazıyla kaldırılması kararının istinaf yoluyla incelenmesi.
Özet: Alacaklının karşılıksız çıkan bir çek nedeniyle borçlunun malvarlığının haczini talep ettiği ihtiyati haciz kararının ilk derece mahkemesince başlangıçta kabul edilmesine rağmen, borçlu vekilinin çekin yasal süresinde bankaya ibraz edilmemesi, kıymetli evrak vasfını yitirmesi, alacağın muaccel olmaması ve müvekkilinin kaçma veya mal kaçırma gibi bir tehlikesinin bulunmadığı, ayrıca çek miktarındaki çelişki gibi gerekçelerle itiraz etmesi üzerine, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş ve bu karar alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: 2026/1641
KARAR NO
: 2026/1467
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 29/04/2026 Tarihli ek karar
NUMARASI
: 2026/357 D.iş 2026/399 Karar
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/
DAVANIN KONUSU
: İhtiyati Haciz
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli dosyada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda kararda yazılı nedenlerle verilen ihtiyati haciz kararına borçlulardan ... AŞ vekili tarafından yapılan itiraz üzerine ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair verilen 29.04.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; karşı taraf borçlu ... AŞ'nin müvekkilinin yaptığı ticari işler karşılığında ödeme olarak dava konusu çeki verdiğini, ...Şubesi ... seri numaralı15/03/2026 tarihli 3.000.974,00 TL tutarlı çekin bankaya süresi içerisinde ibraz edildiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, haricen yaptıkları tahkikat neticesinde borçluların ödeme zorluğu çektiği ve işlerini tasfiye girişiminde olduğu, kaçma ve mallarını kaçırma girişiminde olduğunun öğrenildiğini, alacağın rehin ya da başka bir şekilde teminat altında olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü, icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme girişiminde olduğunu ileri sürerek, uygun görülecek teminat karşılığı ,borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki her türlü hak ve alacaklarının haczi menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 10.04.2026 tarihli karar ile "... İhtiyati haciz talebinin yukarıda karar başlığında oranı ve miktarı belirtilmiş olan teminata bağlı ve iddia edilen alacak miktarı ile sınırlı olarak KABULÜ ile İİK.nun 257 ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulan karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, yukarıda karar başlığında yazılı talebe konu alacağa yetecek kadar miktarının ihtiyaten haczine...'' karar verilmiştir.
Bu ihtiyati haciz kararına, karşı taraf/ borçlu ...AŞ vekilince İİK'nın 265/1 maddesi uyarınca itiraz edilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf/ borçlu ...AŞ vekili, itiraz dilekçesinde özetle; çekin kıymetli evrak vasfına haiz olmadığını, kıymetli evrak olmaması nedeni ile delil başlangıcı sayılacak nitelikteki evrak ile ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, 15.03.2026 tarihinden itibaren banka ibraz süresi içerinde bankaya ibraz edilmemiş ve ödeme almak için bir işlem yapılmamış olduğunu, Bankaya ibraz edilmeyen çeklerin ibraz süresini kaçıran hamilin keşideci dışında cirantalara başvuru hakkını kaybedeceğini, ancak çekin kanuni süresinde ibraz edilmemesi halinde hamilin, keşideci de dahil olmak üzere tüm sorumlulara karşı kambiyo hukuku kapsamında başvuru yollarını kaybedeceğini, müvekkili hakkında da bu sebeple ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın muaccel olmaması nedeni ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, davacının ödememe protestosu da çekmediğini, ödememe protestosunun çekilmemesi halinde cirantaya karşı tedbir kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin kaçma ihtimali olmayan, adına kayıtlı taşınmaz malların olduğu bir şirket olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere çek miktarı rakam ile 3.974.000,00 TL iken yazı ile 3.000.974,00 TL olarak hazırlandığını, ancak mahkemenin 3.974.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verdiğini, rakam ile yazılan ve yazı ile yazılan alacak miktarı farklı ise yazı ile yazılmış olan miktarın geçerli olduğunu savunarak, ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz talebini değerlendirdiği 29.04.2026 tarihli ek kararıyla; "... İİK. Madde 265 düzenlemesine bağlı olarak itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verilerek tensip olunan duruşma için tebligatlar yapılıp taraf teşkili sağlanmış olup itiraz eden vekili duruşmadaki beyanında itiraz dilekçesini aynen tekrar etmiş, karşı taraf vekili de itiraza cevap dilekçesini aynı duruşmada tekrar etmiştir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının gerekli ve yeterli UYAP içeriği temin edilerek yapılan incelemede ihtiyati haciz kararının 11/04/2026 tarihinde ve süresinde infaz edildiği, buna göre 16/04/2026 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sonuç olarak itiraz dilekçesi, itiraza cevap dilekçesinde de belirtildiği gibi karşılıksız işlemi yapılmamış olması, itiraza cevapta ileri sürülen hususların yargılamaya dönük olması, TTK. Madde 730 düzenlemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde itirazın sübuta erdiği, ihtiyati haczin itiraz eden yönünden kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle, itirazın kabulü ile 10/04/2026 tarih, 2026/357 D.İş ve 2026/399 D.İş karar sayılı ihtiyati haciz kararının itiraz eden ... AŞ yönünden kaldırılmasına, ihtiyati haczin söz konusu itiraz eden yönünden kaldırıldığının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına bildirilmesine karar verilmiştir.
Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, süresinde ibraz edilmeyen çekin, en azından taraflar arasındaki bir borç ikrarını içeren yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, alacağın varlığı ve muaccel olduğu, taraflar arasındaki ticari defterler, faturalar ve işbu yazılı delil başlangıcı mahiyetindeki belge ile "yaklaşık olarak" ispatlandığını, mahkemenin esasa girer gibi kesin ispat aramasının hukuka aykırı olduğunu, çekin süresinde ibraz edilmemesi, borçlunun müvekkili şirkete olan temel ilişkiden (mal ve hizmet alımından) kaynaklanan borcunu ortadan kaldırmayacağını, karşı taraf borçlunun, müvekkili şirketten ticari emtia teslim almış ve buna karşılık dava konusu belgeyi ciro ederek müvekkiline teslim etmiş olduğunu, alacağın vade tarihi (15.03.2026) itibariyle muaccel hale geldiğini, bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, kambiyo hukukundaki süre kaçırılmış olsa dahi genel hükümlere göre alacağın muaccel olduğunu ve teminat altında olmadığını, karşı taraf borçlu şirketin işlerini tasfiye etme sürecinde olduğunu, mal varlıklarını üçüncü kişilere devrederek alacaklılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini, kararın telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise aynı Kanun'un 265/son hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararına borçlu ... AŞ'nin yaptığı itirazın kabulü ek kararına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın kabulüne dair 29.04.2026 tarihli ek kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alacaklı/ihtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile karşı taraf ... AŞ arasındaki ticari ilişki sebebiyle adı geçen borçlunun talep konusu ... Şubesine ait ... seri numaralı, 15/03/2026 tarihli ve 3.974.000,00 TL tutarlı çeki ödeme amacıyla verdiğini, çekin karşılıksız çıktığını ileri sürerek, ihtiyati haciz talep etmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır.
Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
İhtiyati haciz talep eden/alacaklı,...Şubesine ait ... seri numaralı, 15/03/2026 tarihli ve 3.974.000,00 TL tutarlı çekin yetkili hamili olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş, mahkemece talebin teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, borçlu ... AŞ tarafından yapılan itiraz üzerine duruşma açılarak adı geçen borçlunun itirazının kabulü ile hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Alacaklı taraf, borçlu ... AŞ ile ticari ilişki bulunduğunu, bu borçlunun ödeme amacıyla çeki verdiğini ileri sürmüş ve bu çeke dayanarak, alacak iddiasında bulunup ihtiyati haciz talep etmiştir. Söz konusu çek ...Şubesine ait ... seri numaralı, 15/03/2026 tarihli ve 3.974.000,00 TL tutarlı çeki olup çekin keşidecisinin borçlu .... Şti., lehtarının borçlu ... AŞ olduğu, çekin lehtar cirosu ile alacaklı .... AŞ'ye ciro edildiği anlaşılmaktadır.
Çekin ibrazına ilişkin bir bilgi dosya kapsamında bulunmamakla birlikte borçlu vekilinin çekin süresinde ibraz edilmediği yönündeki beyanına alacaklı vekilince itiraz edilmediği ve ibraza ilişkin bir belge sunulmadığı, alacaklı vekilince çek dışında başkaca bir delil sunulmadığı görülmektedir.
Kural olarak çek yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediği takdirde TTK'nun 808.maddesi uyarınca hamil kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını yitiren hamilin alacağına kavuşabilmesi için aralarında temel ilişki bulunan keşideci yada cirantaya karşı çeke delil başlangıcı olarak dayanarak dava açması ya da TTK'nun 818.madde yollamasıyla çeklerde uygulanması gereken sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciden alacağını talep etmesi gerekmektedir.
Bu durumda, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek, İİK'nın 258. maddesi uyarınca temel ilişkideki alacağın varlığı ve miktarı yönünden yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup, somut olayda, talep eden alacaklı tarafından itiraz eden borçlu ile aralarında ticari ilişkiden bahsedilmiş ise de herhangi bir delile dayanılmaksızın, sadece, süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo hukukundan kaynaklı hakları yitirmiş çeke dayalı olarak talepte bulunulduğu, bu haliyle taraflar arasındaki temel ilişkinin ve alacağın varlığı hakkında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince borçlu ... AŞ bakımından itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının bu borçlu bakımından kaldırılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.09.2026