Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, medya kuruluşunun "..." markasının tanımlayıcı olmadığı ve ayırt edicilik kazandığı iddiasıyla açtığı kurum kararı iptal davasının istinafını görüştü.
Özet: Bu evrak, bir medya kuruluşunun "..." ibaresini içeren özgün tasarımlı markasının tescil başvurusunun, kurum tarafından tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle kısmen reddedilmesi üzerine açılan iptal davasını ele almaktadır; davacı şirket, markanın özel kompozisyonu ve kullanım sonucu kazandığı ayırt edicilikle tescil engeli bulunmadığını ileri sürerken, davalı kurum bu ibarenin 7/24 erişilebilirliği ifade etmek üzere yaygın kullanımına dikkat çekmiştir; ilk derece mahkemesi, markanın somut ayırt ediciliğe sahip olduğuna ve tescil engeli taşımadığına hükmederek kurum kararını iptal etmiş, davalı bu kararı, ibarenin tanımlayıcı niteliği nedeniyle istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: 2024/1223 - 2026/1490
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: 2024/1223
KARAR NO
: 2026/1490
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 15/03/2024
NUMARASI
: 2023/392 E. - 2024/134 K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/03/2024 tarih ve 2023/392 E. - 2024/134 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin birçok ulusal gazete, televizyon, dergi ve radyo kanallarını bünyesinde barındıran Türkiye’nin önde gelen medya kuruluşlarından biri olduğunu, “...” ibareli markanın tescili için davalı ... nezdinde gerçekleştirdiği 2022/015503 sayılı başvurunun SMK m.5/1-b-c hükümlerine istinaden kısmen dahi olsa reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira dava konusu edilen markanın özel bir stille yazılmış kelime ve sayı gruplarından ve kompozisyondan oluşan özgün bir tasarımının bulunduğu, bu tasarım göz ardı edilerek işarette geçen unsurların yerleşik anlamları nedeniyle markanın ayırt ediciliği haiz olmadığı ve tanımlayıcı olduğu değerlendirmesinin yapılamayacağını, davacının “...” markasının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, davacının bu markayı uzun yılladır gerek ... uzantılı web sitesinde, gerekse sosyal medya hesaplarında kullandığını, söz konusu ibarenin ... ve birçok arama motorunda aranması neticesinde davacının kullanımlarına ilişkin sonuçların çıktığını, ayrıca davacının bu markanın tanıtımı için yoğun reklam faaliyetleri de yaptığını, dava konusu edilen markanın kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç düzeyinin de yüksek olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 03.07.2023 tarihli ve 2023-M-7903 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markanın, kısmi ret kapsamındaki emtialar bakımından ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmamakla birlikte, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremediğini, aynı zamanda tasviri/tanımlayıcı bir ibare olduğunu, zira dava konusu edilen markada geçen "..." ibaresinin günümüzde sunulan mal/hizmetlerin haftanın 7 günü 24 saat kullanılabilir/erişilebilir olduğunu ifade etmek üzere birçok sektörde yoğun olarak kullanılmakta olduğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, yerleşik bir anlamı haiz “...” olgusundan ve dahi bu olgunun yaygın ifade ediliş biçimi olan “...” kurgusundan farklı şekilde tasarlanmış bir “...” sayısının tüketici zihninde doğrudan “...” anlamını/algısını oluşturduğunun söylenmesinin mümkün görülmediği, bu markada geçen rakamlarla sözcüğün, bütünleşik olarak, ortalama tüketicide doğrudan bir algı uyandırması, bu algının da herkeste aynı olması ihtimalinin bulunmadığı, bu nitelikteki rakamlarla sözcükten oluşturulmuş, bütünleşik bir de kompozisyon içeren bir işaretin ortalama tüketici tarafından doğrudan/ilave zihni bir çabaya gerek olmaksızın doğrudan anlamının bilinmesi mümkün olmadığından, dava konusu edilen markanın reddedildiği tüm mal ve hizmetler yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliği haiz olduğu, davaya konu mal ve hizmetleri ya da bunların karakteristik özelliklerinden herhangi birini doğrudan tanımlamadığı, tasviri nitelikte olmadığı, davaya konu 2022/015503 sayılı marka başvurusunun, kısmen reddedilen mal ve hizmetler bakımından SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri uyarınca mutlak tescil engeli barındırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2023-M-7903 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin, sunulan hizmetin haftanın 7 günü 24 saat erişilebilir/kullanılabilir olduğunu ifade etmek üzere birçok sektörde yaygın olarak kullanıldığını, bu ibarenin redde konu mal ve hizmetler yönünden belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmadığını, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka başvurusunun reddine dair Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde de ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesinin gerektiği, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün olmadığı, tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescilinin mümkün olduğu, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuru yönünden tertip tarzı da gözetildiğinde bir bütün olarak doğrudan tüketici zihninde ... algısı oluşturmasının beklenmeyeceği, bunun yanında ilgili mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelik de taşımadığı, sonuçta SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri uyarınca tescil engelinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı ...ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: 10/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.