8. Hukuk Dairesi, hazine adına tescilli taşınmazın zilyetlikle iktisap talepli davasında, orman vasfı ve imar ihya iddialarına ilişkin yetersiz araştırma nedeniyle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Özet: Yargıtay, davacıların miras bırakanları tarafından otuz yılı aşkın süredir imar ve ihya edilerek tarımsal amaçla kullanıldığı iddia edilen ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazın zilyetlikle iktisabı talepli davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı ret kararlarını, taşınmazın geçmiş kullanım durumunun tespiti için eski tarihli harita ve hava fotoğraflarının temini, imar planı araştırması ile bağımsız orman yüksek mühendislerinden yeni rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozarak davanın esastan incelenmesi için yeniden yargılama yapılmasını emretmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/1413 E., 2024/1768 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/270 E., 2024/549 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında taşlık ve cebel olarak tescil harici bırakılmış, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda ise 1 81... parsel numarasıyla ve 8.979, 26... yüzölçümlü olarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 81... parsel sayılı taşınmazın kadastro uygulaması sırasında Hazine adına tescil edildiğini ancak söz konusu parselin taşlık iken ve tescil görmeden evvel müvekkillerin miras bırakanı tarafından 1970'li yıllarda imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini, böylece nizasız ve fasılasız şekilde malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süre ile zilyetliğinde bulundurduklarını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris Salim ...'in veraset ilamında belirlenen hisseleri oranında müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk tesis kadastrosunun 1958 yılında geçtiği, taşınmazın taşlık ve cebel olarak tescil harici bırakıldığı, orman kadastrosunun ise 2015 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın ham toprak olarak Hazine adına tescil edildiği, 1955 yılındaki hava fotoğrafında ise dava konusu taşınmazın tamamının orman ile kaplı olduğu, komşu orman parselinin devamı ve benzeri olduğu, komşu parsellerin sınırlarına kadar geldiği ve kullanımın olmadığının tespit edildiği, rapor ekine ise krokilerin eklendiği, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu değerlendirileceğinden dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; alınan orman bilirkişisi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, orman kadastrosunda dahi orman dışında bırakılan alanın orman olarak nitelendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.25.03.2024 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, dava konusu taşınmazın davacıların murisi tarafından şahıslar arası haricen satış senediyle satın alındığını ve en az 30 yıldır taşınmazın bağ ve ceviz dikmek suretiyle kullanıldığını beyan etmelerinin yanı sıra, 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda da taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında en az 25-30 yaşında üzüm bağları ile 80 adet üzüm omcası ile oluşan kapama bağın olduğunu ayrıca muhtelif yaşlarda ağaçların bulunduğu ve bu kısımda 30-35 yıl önce imar ihya çalışmalarının başladığını ve tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sisteminden Dairemizce çıplak gözle yapılan incelemede orman içi açıklık olmadığının görüldüğü halde soyut ifadelerle dava konusu taşınmazın orman parseli ile bütünlük oluşturduğu ve orman muhafaza ve toprak karakterinde olduğuna ilişkin 26.03.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen kısma ilişkin davanın reddine karar verilmesinin yetersiz araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle tarihleri açıkça yazılmak suretiyle yöreye ait en eski ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının dosya arasına alınması, taşınmazın bulunduğu yerde imar planı olup olmadığının araştırılması ve buna dair evrakların getirtilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yapılacak keşifte, üç boyutlu stereoskopik alet ve NETCAD programıyla hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenerek taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlendiği, taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte ... bırakmayacak açıklamalı, krokili alınan raporla oluşacak sonuca göre 26.03.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin bir karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırmaya dayalı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.VI. KARARDavacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararını bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.