Orman İdaresinin, mera olarak kaydedilen taşınmaz parselin orman vasfıyla tescili talepli davasında, bilirkişi raporu çelişkileri ve orman içi açıklıkların hukuki durumu hakkındaki temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresi, mera vasfıyla kayıtlı bir taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla açtığı tescil davasında, ilk derece mahkemesinin arazinin büyük bir kısmını orman olarak kabul edip kalan bölümlerini mera olarak bırakan kararının bölge adliye mahkemesince onanması üzerine temyiz başvurusunda bulunmuştur; temyiz dilekçesinde, farklı bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmemesini, orman bütünlüğünün korunması ilkesi gereği orman içi boşlukların da orman sayılması gerektiğini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti lehine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/2058 E., 2024/2647 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çaycuma 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2020/442 E., 2022/118 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 522 parsel sayılı 48.501,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1981 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda mera vasfıyla özel siciline kaydedilmiştir. 2019 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda ise 1 13... parsel numarasıyla ve 56.179.93 m² yüzölçümlü olarak özel siciline kaydedilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyünde bulunan 522 parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı .. Kanunu hükümlerine göre mera olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın fiili olarak orman niteliğinde olmasından dolayı mera komisyonu kararına itirazda bulunduklarını, İl Mera Komisyonunca itirazlarının uygun görülmeyerek itiraz edilen dava konusu parselin köyde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda mera olarak tespit edildiğini ileri sürerek, mera tespitinin iptali ile parselin vasfının orman olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı köy tüzel kişiliği temsilcisi cevap dilekçesinde; yetki ve görev itirazlarının kabulüne, akabinde davacının açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "üzerinde eylemli orman olan ve fen bilirkişisinin raporunda (H) harfiyle gösterilen yer üzerinde kadastro tespit tarihi olan 1981 yılına en yakın 1984 tarihli hava fotoğrafında tahminen 4-5 yaşlarında gürgen ve dışbudak ağaçları mevcut olup, bu ağaçların henüz gençlik ağında olduklarını, toprak yapısının derin, kahverengi orman toprağı niteliğinde, killi balçık toprak yapısına sahip, toprağın üst tabakasında humus mevcut olduğu ve orman refakat florası ile müşir bitkilerinin bulunduğu, eylemli durumunda krokide (H) harfiyle belirtilen 44.716,24 m²lik kısmın orman niteliğinde olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu (eski 522 Parsel) yeni 1 13... parsel sayılı taşınmazın mera özel sicilindeki kaydının iptaline, fen bilirkişisi ...’nın 26.10.2021 tarihli raporunun ekindeki krokide (H) harfiyle gösterilen 44.716,24 m²lik kısmın 1 13... parselden ifrazına, bu kısma aynı adanın son parsel numarası verilerek 'orman' vasfıyla ... adına tapuya tesciline, aynı tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (H) harfiyle gösterilen 44.716,24 m²lik kısmın 1 13... parselden ifrazından sonra geriye kalan ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 3.459,23 m², (B) harfiyle gösterilen 1.093,27 m², (C) harfiyle gösterilen 1.071,53 m², (D) harfiyle gösterilen 644,10 m², (E) harfiyle gösterilen 548,98 m², (F) harfiyle gösterilen 430,58 m² olmak üzere toplam 7.247,69 m² lik kısmın ise aynı ada ve parsel numarası (1 13... parsel) verilerek ve (G) harfiyle gösterilen 4.216 m²lik kısmın 113 adanın sıradaki son parsel numarası verilerek tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi yapılan 11.09.2018 tarihli keşif sonrası alınan orman bilirkişi raporu ile hükme esas bilirkişi raporu arasında çelişkinin söz konusu olduğunu, bu çelişki giderilmeden ve bu konuda ek rapor alınmadan hüküm tesisinin yanlış olduğunu, ayrıca 6831 sayılı Orman Kanun'a (6831 sayılı Kanun) göre, orman bütünlüğünün bozulmasını önlemek, bu itibarla öncesi eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükse dahi orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmalarının, özel mülke konu edilmelerinin mümkün olamayacağını, orman içi boşlukta yer alan bölümlerin de 6831 sayılı Kanun'un 17/2 maddesi gereğince Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunu, bu nedenle fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) harfleriyle belirtilen yerlerin de orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ve hükümde müvekkili kurum lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce taşınmazın 19 66... yılları itibarıyla mera olarak kullanıldığını, üzerinde orman vasfı bulunmadığı belirlenen taşınmazda, 1998-2011 yılı hava fotoğrafları itibarıyla üzerinde ağaçlık alanın oluştuğunun belli olduğu, kadim mera olan bir taşınmazın üzerinde orman bitkilerinin oluşmasının mera vasfını değiştirmeyeceğini, mera vasfı devam etmekle birlikte ağaçların varlığının da devam edeceğini, kadastronun yapıldığı 1981 yılı itibarıyla eylemli orman olmadığını, mera olan taşınmazın bazı bölümlerinde sonradan ağaçların büyüdüğünü, merada oluşan ağaçların taşınmazı orman haline getirmesinin mümkün olmadığını, kadastro çalışmasıyla mera olarak tescillendiğini, orman bilirkişilerin rapora eklemiş oldukları fotoğraflarda da görüleceği üzere yol kenarındaki alanın sık dikensi, otsu bitkilerle kaplı olduğu, yine parselin iç kısımlarından çekilen fotoğraflarda da ağaçların yine zayıf ve kütlesinin çok büyük ve kuvvetli olmadığı, bu haliyle çok geçmiş bir zamanı ifade edemeyecek süre zarfında bu ağaçların dikildiğinin açıkça görüldüğünü, 25.09.2018 tarihli orman bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmaz için 19 60... tarihli memleket haritalarında yapraklı orman ağaçları ile serpintili açıklık alanda kaldığının görüldüğünün beyan edildiğini, önceki fen bilirkişi raporunda ekli memleket haritasında görüleceği üzere kadastro tarihi olan 1981 yılına en yakın eski memleket haritasında dava konusu 1 13... parselin (eski 522 parsel) eski memleket haritasında ormanı simgeleyen yeşil renk dışında tamamen açıklık alanda kaldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasında fen bilirkişi ...'nın 26.10.2021 tarihli raporunda belirtilen (A), (B), (C), (D),(E), (F) ve (G) harfleriyle gösterilen ve reddedilen kısımlara ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 16/B gereğince maddesi gibi mera özel sicine tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, hükümde tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle, (V.B.1) numaralı bentte davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(V.B.2.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ve Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin son paragrafında yer alan "tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "mera özel siciline tespit gibi tesciline" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.