İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesinin, tüketici konumundaki davacının gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasının görevli tüketici mahkemesine gönderilme talebini değerlendirmesi.
Özet: Bir taşınmazın tapu iptali ve tescili veya bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre iadesi talepli davada, davacı vekilinin uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğini beyan etmesi üzerine mahkeme, Ticaret Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerini inceleyerek davanın esasen tüketici konumundaki davacının zararının tazmini hususunda olduğunu değerlendirmiş ve görevli mahkemeyi belirleme yoluna gitmiştir.

T.C.
İSTANBUL28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2026/2147 EsasKARAR NO
: 2026/107DAVA
: Tapu İptali Ve TescilDAVA TARİHİ
: 10/04/2026KARAR TARİHİ
: 23/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, davacı vekilinin 16/09/2026 tarihli dilekçesi ile uyuşmazlığın görevli mahkemesinin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep ve beyan ettiği görüldü.Dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava dilekçesinde özetle
: "Öncelikli olarak ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde C3 Biok, 29. Kat ve 357 konum nolu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın tamamlanmış vaziyette ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline ve tesfimine karar verilmesini bu mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın güncel rayiç değerinin hesaplanarak müvekkilin sözleşme uyarınca ödeme yaptığı oranda davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, veya müvekkilin lehine olması halinde yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtiliği üzere zararın tam olarak giderilmesi için ödenen bedelin denkleştiri adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücüne kavuşturularak davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir.Cevap Dilekçesinde özetle
: "Davacı taraf, müvekkili ile davalı şirket müvekkilimiz arasında, 17.06.2016 Tarihli Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi ile ... Ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde C3 Biok, 29. Kat ve 357 konum numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil; bunun mümkün olmaması hâlinde bedelin iadesi/uyarlanması mahiyetinde parasal talepler ileri sürmektedir. Mahkemeniz tensip zaptında da görüldüğü üzere, müvekkil şirketin iflas sürecinin bulunması nedeniyle iflas dosyasının aşamasının sorulmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekili olarak, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmiyor; aşağıda arz edeceğimiz usulî itirazlar ile esasa ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddini talep ediyoruz. Savunmamız, yargılamanın doğru usulî zeminde yürütülmesi ve davacının ispat yükü altında bulunduğu hususların belirginleştirilmesi amacıyla, aşağıdaki stratejik sıra ve bütünlük içinde sunulmaktadır.demiş ve talep etmişlerdir. ... 1. İflas Dairesi’nin ...iflas sayılı dosyasının celbiyle iflasın davaya etkisi tespit edilerek yargılamanın durdurulmasına; taraf teşkili ve husumet dâhil olmak üzere dava şartlarının re’sen incelenmesine; talep sonucunun hukuki nitelendirmesinin netleştirilmesine; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine; yargılamaya devam edilmesi hâlinde davacının ileri sürdüğü vakıaları ispatla yükümlü olduğu gözetilerek ve ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla davanın reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; tüketici konumundaki davacının zararının tazmini hususundadır.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Ticaret Mahkemeleri sadece ticari davalara bakmakla görevli olup görevi dışındaki işlere genel görevli asliye hukuk mahkemelerince bakılması gerekmektedir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir.Somut dosya kapsamında;Dosya kapsamındaki ... 1. İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasına ilişkin 22/09/2026 tarihli yazıdan, davalı ...Şirketi hakkında 05/03/2026 tarihinde verilen iflas kararının, İstanbul BAM 45. HD E. ..., K.... sayılı kararı ile HMK m. 353/1-a-6 uyarınca kesin olarak verilen ilamıyla kaldırıldığı bu nedenle iflas tasfiyesinin ve iflas masasının devam etmediği anlaşılmıştır. İflas kararının kaldırılması karşısında uyuşmazlığın İİK m. 235 kapsamında kayıt kabul davası olarak görülmesine olanak bulunmadığından, görev değerlendirmesi uyuşmazlığın gerçek hukuki niteliğine göre yapılmıştır.Uyuşmazlığın, davalı şirketin ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında davacıyla yaptığı taşınmaz satış vaadi ilişkisinden kaynaklanan alacak ve/veya tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacının tüketici, davalının da ticari veya mesleki amaçla hareket eden şirket olduğu kabul edilmiştir. 6502 s. Kanunun 3 ve 73. Maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca resen gözetildiğinden iflas kararının kaldırılmasıyla kayıt kabul davası niteliği ortadan kalkan eldeki uyuşmazlıkta görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Tapu kaydındaki haciz ve tedbirlerin esasına ilişkin değerlendirme ile ihtiyati tedbir talebinin HMK m. 389 ve devamı kapsamında incelenmesi görevli mahkemeye aittir.Açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,4-Yargılama giderinin ve sair taleplerin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2026Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır¸