Orman İdaresinin kadastro dışı bırakılan taşınmazların orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle açtığı, taraf teşkili ve önceki kararlar nedeniyle Yargıtayca bozulup yeniden incelenen önemli mülkiyet davası.
Özet: Dava, Orman İdaresinin, kadastro çalışmaları sırasında orman sınırı dışında bırakıldığı iddia edilen taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılmış; birleşen davalarda ise üçüncü kişiler, bazı parseller üzerinde mülkiyet iddiasında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, davayı hasımsız açıldığı gerekçesiyle kısmen reddetmiş ve bazı taşınmazlar için daha önce kesinleşmiş kararlar bulunduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Ancak Yargıtay, tarafların doğru teşkil edilmemesi, askı ilanlarına itiraz edenlerin ve diğer hak sahiplerinin davaya dahil edilmemesi, delillerin eksik toplanması ve bazı parseller için kesinleşmiş karar bulunmadığı halde karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gibi usul eksiklikleri nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararını bozarak davanın yeniden görülmesine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/1745 E.  ,  2026/617 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2020/1 E., 2023/20 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili hasımsız dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında dava dilekçesine ekli haritada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17... numaraları ile gösterilen taşınmazların 22.03.2006 tarihinde kismi ilanla orman sınırı dışında bırakıldığını, oysa taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, daha sonra arazi kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların 1 01... , 2, 5, 12, 13, 17, 1 08... , 1 13... , 27, 28, 75, 1 22... , 34, 36, 51, 1 26... , 42, 55, 56, 110, 111, 175, 198, 199, 221, 223, 225, 236, 2 53... parsel numaralarını aldığı bildirilmiştir.
2. Birleşen 2021/4 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin olarak davacı ... dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın İlk Derece Mahkemesinin 2020/1 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı duruma getirilerek ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle askı ilanına çıkarıldığını, taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek, öncelikle davasının 2020/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2021/3 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin olarak davacı ... dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın İlk Derece Mahkemesinin 2020/1 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı duruma getirilerek ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle askı ilanına çıkarıldığını, taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek, öncelikle davasının 2020/1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... duruşmada alınan beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2013/93 Esas, 2014/10 Karar sayılı kararı ile 1 01... ve 17, 1 13... , 1 22... ve 1 26... parseller yönünden açılan davanın tefrikine, diğer parseller yönünden ise davanın hasımsız açıldığı, ıslah yolu ile de bu eksikliğin giderilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 13... parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 1 01... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 22... , 1 26... , 1 22... , 1 22... , 1 08... ve 35, 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 13... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... ve 260, 1 01... ve 13, 1 13... , 1 22... parseller hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme ilamları bulunduğundan, bu taşınmazlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/4521 Esas, 2019/4576 Karar sayılı ilamıyla "davacı ... İdaresinin dava dilekçesine ekli kroki içinde kaldığı tespit edilen taşınmazlar hakında daha sonra düzenlenen tutanak asıllarının getirtilerek davalı olduklarının kabul edilmesi, 3402 sayılı Kanun'un 27, 28... . maddeleri hükümlerine göre kadastro tutanaklarının askı ilanları yapılarak, bu tutanaklara itiraz edenler ile Hazine ve ilgili ilçe Belediye Başkanlığının yasal hasım olarak davaya dahil edilmesi ve tespit tutanaklarının edinme sebebinde ismi geçen kişiler yada keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf teşkili oluşturulduktan sonra taşınmazların başka dava dosyalarında davalı olmaları halinde derdest olan dava dosyaları ile eldeki dosyalar birleştirilerek, taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince lüzum görülen diğer deliller toplanarak ve ... tarafından aynı taşınmazlara ilişkin arazi kadastrosuna askı ilan süresinde tespit maliklerine karşı açtığı ve karara bağlanmış dava dosyaları da nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, dava konusu 1 10... , 13, 1 22... , 1 26... ve 260 parseller yönünden daha önce verilip kesinleşen mahkeme ilamı bulunmadığı halde, böyle bir ilam varmış gibi yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca asıl dosya davacısı Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ... ...'in davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ...'un davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 08... , 1 08... , 1 13... , 1 13... , 1 22... , 1 22... , 1 22... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... , 1 26... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, 1 13... , 1 26... , 1 26... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tescillerine, 1 01... , 1 01... , 1 01... , 1 22... parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut 09.03.2023 havale tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (Şekil 53) A1 harfi ile gösterilen 10.489,06 m²lik alanın parselden ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, parselin 13798,70 m² yüzölçümü ile ... adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut 09.03.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (Şekil 53) B1 harfi ile gösterilen 282,92 m²lik alanın parselden ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, parselin 1.310,25 m² yüzölçümü ile ... ... adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut 09.03.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (Şekil 53) C1 harfi ile gösterilen 105,78 m²lik alanın parselden ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, parselin 8.963,64 m² yüzölçümü ile ... adına tapuya tesciline, 1 22... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tümünün orman sayılan yerlerden olup, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, orman ve arazi kadastrosuna itiraz  niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve 22.03,2006-20.04.2006 tarihleri arasında ilan edilip kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar bu işlem sırasında orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporlarında 1963 tarihli memleket haritasının dayanağı hava fotoğrafı incelenmemiş, dava konusu taşınmazların 19 63... tarihli memleket haritalarında konumlarının gösterilmesi ile yetinilmiş, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmemiş; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, dava konusu taşınmazların niteliği belirlenmemiştir. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç yüksek orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte ... bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, usuli müktesep hakka riayet edilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi