Kadastro tespitine itiraz davasında, Şanlıurfadaki parsellerin zilyetlik ve tapu kayıtlarına dayanarak davacılar adına tescili talebini kabul eden ilk derece mahkemesi kararı, davalı hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onandı.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, Şanlıurfada Hazine adına yazılan dört adet parselin uzun zamandır malik sıfatıyla zilyetliğini iddia eden davacılar lehine ilk derece mahkemesince verilen tescil kararının, davalı Hazine tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından yapılan incelemede usul ve kanuna uygun bulunarak onandığı, böylece Hazinenin temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği anlaşılmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2024/2349 E.  ,  2025/1495 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    : Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : 1978/658 E. 2003/5 K.
    KARAR
    : Davanın kabulü
    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Şanlıurfa ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro sonucunda, ... mevkinde kain eski 275 parsel sayılı 3500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 276 parsel sayılı 3400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 277 parsel sayılı 11.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve 280 parsel sayılı 4800 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasıflı olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
    Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 275, 276, 277 ve 280 parsel sayılı taşınmazlara uzun zamandan beri zilyet olduklarını ve tapu kayıtlarının bulunduğunu, ancak taşınmazların davalı Hazine adına tespit edildiklerini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazlara davacıların uzun zamandan beri malik sıfatıyla zilyet olduklarının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;
    Harçtan muaf olduğundan davalı Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
    1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.