Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, sahte imzalı çeke dayalı haksız icra takibinde haciz baskısıyla yapılan ödemenin istirdadı davasında zamanaşımı define dair yerel mahkemenin usul hatası kararı.
Özet: Kambiyo senedinden kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibi neticesinde haciz baskısıyla ödenen bedelin haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep eden davacının açtığı istirdat davasında, yerel mahkeme, çekteki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olması üzerine davanın kabulüne karar vermiş; ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 142. maddesi gereği ön inceleme duruşmasında karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı bulunarak istinaf incelemesinde önemli bir hata olarak değerlendirilmiştir.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:..KARAR NO
: ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ŞANLIURFA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:..NUMARASI
: ..DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: ..YAZIM TARİHİ
: ..Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA
: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olduğu düşünülen . . Şubesi,.. seri numaralı çekin davalı şirketçe cirolanarak müvekkili aleyhinde haksız yere ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, daha sonra da.. sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, yapılan yetki itirazı sonucu takibin... İcra Dairesinin .. sayılı dosyasından devam ettiğini, müvekkilinin imza ve borca itirazı sonucunda.. İcra Hukuk Mahkemesinin..Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada hazırlanan bilirkişi raporu ile imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, takip ve dava devam ederken müvekkilinin haciz baskısı altında takip borcunu ödediğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkilinin.. tarihinde ödemiş olduğu .. TL’nin günümüz şartlarına uyarlanarak mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin .. .. olduğunu, iki yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin dolduğunu, ödemenin .. tarihinde yapıldığını, öğrenmeden itibaren işleyecek olan iki yıllık sürenin dolduğunu, müvekkilinin davaya konu çeki faktoring işlemi ile aldığını, müvekkilinin faktoring işlemini gerçekleştirirken davacının ciranta .. Şirketi tarafından .. .. adına düzenlenmiş .. tarihli seri .. sıra numaralı faturayı sunarak davaya konu çeke ilişkin alacağın . .. ile aralarında olan mal satışına dayandığını bildirdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.YEREL MAHKEME KARARI
: İlk derece mahkemesince; "Davacıya ait olduğu düşünülen . .. Şubesi .. keşide tarih ve yerli.. Seri Numaralı ilgili çekin davacı şirket ile alakasının bulunmadığı, çek üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığı İmza ve Borca itiraz neticesinde ... İcra Hukuk .. sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine imzaya itiraz ve borca itiraz nedeni ile dava açılmış, açılan iş bu dava sonucunda imzanın müvekkiline ait olmadığı ve başlatılan takibin haksız ve hukuktan yoksun olduğu sabit olduğuna ilişkin rapor bulunduğu, davalı yanca kesin süreye rağmen ilgili çekteki imzanın davacıya ait olduğuna ilişikin ispat külfetini yerine getirmediğinden sebepsiz zenginleşmeye istinaden dava konusu çeke dayalı başlatılmış icra takibi nedeniyle haksız ödendiği sabit hale gelen bedelin daha öncesinde davalı temerrüde düşürülmemiş olduğundan arabuluculuk anlaşamama tutanağından itibaren ticari ilişki bulunmadığından yasal faiz işletilerek davalı yanca davacıya ödenmesine ilişkin davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı taraf istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerinin kararda karşılanmadığını, iki yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin dolduğunu, ödemenin.. tarihinde yapıldığını, öğrenmeden itibaren işleyecek olan iki yıllık sürenin dolduğunu, müvekkilinin davaya konu çeki faktoring işlemi ile aldığını, müvekkilinin imzanın davacıya ait olup olmadığının bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin faktoring işlemini gerçekleştirirken davacının ciranta . . tarafından . . adına düzenlenmiş.. tarihli seri .. sıra numaralı faturayı sunarak davaya konu çeke ilişkin alacağın . . ile aralarında olan mal satışına dayandığını bildirdiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle icra dosyasına haciz baskısı altında ödemek zorunda kalınan para nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 72/VII'yle göre istirdat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ve davaya konu çek nedeniyle ödemek zorunda kaldığı paranın iadesinin gerekip gerekmediği konusundadır.6100 sayılı HMK'nın "Süreler hakkında karar" başlıklı 142'nci maddesine göre; "Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar." Davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüş olup ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımı defi hakkında bu maddeye göre karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.Davacı taraf, aleyhinde başlatılan ..İcra Dairesinin.. sayılı dosyasındaki .. tarihindeki kapak hesabına göre toplam .. TL olan borcun .. TL'sini ödemiştir. Davacı bu ödemenin takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığı gerekçesiyle iadesini talep etmektedir. Davacı davasını 6098 sayılı TBK m. 77 ve 78'e göre sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirmişse de 2004 sayılı İİK m. 72/VII'ye göre istirdat davası koşullarının oluştuğu durumlarda davanın TBK m. 77 ve 78'e göre sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmesi hukuken mümkün değildir...Bu nedenle eldeki davada TBK m. 82'de ki iki ve on yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süreleri uygulanamayacağından davalının zamanaşımı define ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.2004 sayılı İİK m. 72/VII'ye göre istirdat davası açma süresi paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıldır. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece HMK m. 142'ye göre ön inceleme duruşmasının bitiminde kendiliğinden incelenerek tahkikata başlanılmadan karara bağlanması gerekir. Mahkemece ön inceleme duruşmasının bitiminde bu konuda karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Davaya konu ... İcra Dairesinin..sayılı dosyasının .. kaydının incelenmesi sonucunda davacının .. tarihinde .. TL ödeme yaptığı, .. TL bakiye borç kaldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihe kadar da bakiye borcun ödenmediği, bu nedenle de 2004 sayılı İİK m. 72/VII'de ki bir yıllık istirdat davası açma süresinin henüz başlamadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar İİK m. 72/VII'de "parayı tamamen ödemek" denilmekte ise de, bu deyimi istirdat davasının açılması şartı olarak değil, bir yıllık istirdat davası açma süresinin başlangıcı olarak anlamak gerekir. (Kuru; Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 393) Bu nedenle davacının davasını süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Davacı, 6100 sayılı HMK m. 208'e göre davaya konu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imza inkârında bulunmuştur. Davacı eldeki davadan önce .. İcra Hukuk Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyasında imza itirazında bulunmuştur. Bu dosyada hazırlanan . . Raporunda davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı konusunda müspet ya da menfi bir kanaat belirtmenin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Dar yetkili icra hukuk mahkemesinden alınan rapor hükme esas alınamayacağından dosyanın üniversitelerin güzel sanatlar fakültesi öğretim üyesi üç kişilik grafoloji uzmanı bilirkişi heyetine verilerek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın 6100 sayılı HMK m. 353/I-a-6'ya göre kaldırılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,2.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,4-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin harcın yerel mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,5-İstinaf masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 16/09/2026...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."