Menfi tespit davasında, davacının icra takibine konu çeklerde imzasının bulunmadığı ve bazı ödemelerin yapıldığı iddialarına rağmen davadan feragat etmesi üzerine, mahkemece esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Özet: İcra takibine konu edilen bazı çeklerin kendisi tarafından imzalanmadığı, bazılarının ise bedelinin daha önce ödendiği iddiasıyla aleyhine başlatılan takibin durdurulmasını ve borçlu olmadığının tespitini talep eden davacı, açtığı davadan feragat ettiğini beyan edince, mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu konularda da karar verilmemiş, harçlar kanunu gereğince feragat nedeniyle yargılama harcı düzenlemesi yapılarak fazla alınan harcın iadesine karar verilmiştir.

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2020/157 Esas
KARAR NO
: 2020/539
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: 12/01/2015
KARAR TARİHİ
: 22/10/2020
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının eczanalere ilaç temin ettiğini, ...'in davalıdan ilaç satın alan eczacı olduğunu, müvekkilinin ...'in kardeşi olup, kardeşinin davalıya olan borçlarının bir kısmını nakden ödediğini, bir kısım çeklerede imza atarak kefil olduğunu, bu çeklerden dolayı icra takibi başlatılarak 10 örnek ödeme emri gönderildiğini, çekleri incelediğinde ... ...bank 20.01.2010 tarihli 19.390,63 TL. Bedelli ... çek numaralı çekin, keşidecisinin ..., lehdarın davalı ... olduğunu ve bu çekte kendisinin hiç bir şekilde isim ya da imzasının bulunmadığını, bunun üzerine icra dosyasını incelemeye gittiğini, burada da davalıya haricen yaptığı ödemelerin icra dosyasına beyan edilmediğini, davalılardan ödemelerin icra dosyasına beyan edilmesini talep ettiğini, bu talebin geri çevrildiğini, müvekkile 08.08.2012 tarihinde İzmir Dikili Tapu Müdürlüğünde adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii ... parsel üzerindeki yazlığının üzerine davalı tarafından takip edilmekte olan İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden 21.05.2012 tarihinde 38.235,05 TL. üzerinden haciz konulduğunu, davalının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına dayanarak müvekkil adına başlatıldığı 3 adet çekten 20.02.2010 tarihli 8.468,31 TL. bedelli ... çek numaralı çeki ve ... ... bankasının 20.02.2010 tarihli 5.028,81 TL. bedelli ... çek numaralı çeki banka havaleleriyle ödediğini, ... ... Bankasının 20.02.2010 tarihli 19.390,63 TL. bedelli ... çek numaralı çekinde ise ismi ve imzası bulunmadığını, bu sebeplerle Takibin durdurulmasına, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına borcu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olmasından ötürü lehine %40 'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, açılan davanın reddini talep etmiştir.
Dava; icra takibine konu edilen çeklere ilişkin bir tanesinde davacının imzasının bulunmadığı, diğer iki çekin ise bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, görülmekte olan davadan feragat ettiğini, masraf ve yargılama gideri talep etmediğine dair 22/10/2020 tarihli dilekçesini mahkememize verdiği anlaşılmış olup yargılama gideri, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, aynı şekilde davalı vekilinin de bu yönde dilekçe vererek feragati kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
HMK 307 ve devamı uyarınca davacı açmış olduğu davasından feragat ettiğini belirtmiştir. Davadan feragat, davacının davadaki talep sonucundan bir daha dava açmamak üzere vazgeçmesidir.
Davadan feragat halinde, "davadan feragat nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine gerek olmadığı" yönünde karar vermek gerekerek vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davadan feragat nedeni ile davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Tarafların yaptığı yargılama giderinin talepleri doğrultusunda üzerlerinde bırakılmasına,
Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü yer aldığından ve adı geçen Kanun’ un Yargı Harçları Tarifesi gereğince nispi karar ve ilam harcının miktarı maktu karar ve ilam harcının tutarından az olamayacağından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve 1981/4-57 Esas ve 1984/29 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, nispi harca tabi davalarda dahi alınması gereken asgari maktu harcın üçte biri veya üçte ikisi alınması gerektiğinden; feragat ön inceleme duruşmasından sonra vaki olduğundan karar tarihindeki maktu karar ve ilam harcının2/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 23,94 TL olduğundan;
Peşin alınan 567,80-TL harçtan alınması gereken 36,26-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 531,54-TL harcın talep halinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren 15 günlük süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.22/10/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı