Marka Hükümsüzlüğü Davasında Yüksek Mahkeme, Benzer Otel Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali ve Ayırt Ediciliğin Zayıflaması Gerekçeleriyle İlk Derece Kararını Onadı.
Özet: Uzun yıllardır kullanılan ve tanınmış hale gelmiş "... hotel" ve benzeri markalarla davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu "..." ibareli markanın aynı/benzer hizmetleri kapsaması ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunması, davalı markasının tescilinin davacı markalarının ayırt ediciliğini zayıflatarak haksız ilişkilendirme yaratma potansiyeli taşıması gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen markanın hükümsüzlüğü kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına kesin olarak hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/566 Esas, 2025/848 KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/271 E., 2022/444 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "..." ibaresini 43.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin başvuruya 2014/..., 2010/..., 2011/..., 2014/..., 2016/... sayılı "...", "...", " ...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarını mesnet gösterek yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "... hotel" ibaresini 2002 yılından itibaren ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullandığını ve müvekkili yatırımları sonucunda tanınır hale geldiğini, davalı başvurusunda müvekkili markasından gerekli ayırt ediciliği sağlayacak bir unsurun bulunmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2022-M-3019 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... Kuyumculuk ... Turizm Otelcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı tarafa ait markaların aynı/benzer hizmetleri kapsadıkları, "müze otel/musem hotel" şeklinde geçici konaklama hizmetlerinde yerleşik bir konseptin ve isim kullanımının mevcut olmadığı, dolayısıyla "... hotel" ibaresinin ayırt edici bir kavramı işaret ettiği, her ne kadar dava konusu markanın hakim unsuru "sura" kelimesi ise de marka içerisinde konumlandırılmış "... hotel" ibarelerinin bütün olarak davacı yanın 2014/... sayılı markasını oluşturan sözcüklerin kullanımını ihtiva ettiği, davacının sair markalarında da "..." ibaresinin esas unsur/unsurlardan biri olarak kullanıldığı, bu halde dava konusu markanın da "... hotel, ... " gibi davacı markaları varken, davacı yanın yeni bir işletmesinin adı şeklinde algı yaratarak özellikle iktisadi kaynak açısından davacı taraf ile ilişkilendirilebilecek sonuçlar yaratabileceği, davacı yan markasının "geçici konaklama hizmetleri" açısından sektörel tanınırlığı ve bilinirliği bulunduğu, bu durumun taraf markaları arasındaki iltibas ihtimalini pekiştireceği gibi dava konusu markanın tescilinin, davacı yanın yıllara sari kullanımlar sonucunda elde ettiği ayırt ediciliği de zayıflatabilecek sonuçlar doğuracağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.