Ölümlü trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında, mahkeme kararı sonrası yapılan ibra ve sulh anlaşmasının hukuki etkisi.
Özet: Bu evrak, bir trafik kazası sonucu yakınlarını kaybeden davacıların, hem maddi hem de manevi zararlarının karşılanması için açtığı davada, mahkemenin bilirkişi raporuyla belirlenen kusur oranlarına göre davalı sürücü ve araç sahiplerinden maddi tazminatlara ve adil bulunan manevi tazminatlara hükmettiği, ancak temyiz aşamasında davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi arasında manevi tazminat taleplerinden feragat edildiğini gösteren bir sulh anlaşmasının dosyaya sunulduğu bir temyiz incelemesine ilişkindir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 Esas, 2021/72 KararHÜKÜM
: Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüMahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde; yolcu minibüsü ile tankerin çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davalıların kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ...’ın tankerin sürücüsü, davalı ...’in minibüs sürücüsü olduğunu, kaza neticesinde birçok kişinin vefat ettiğini, trafik kazasında davacı-küçük kısıtlı ....... 'in annesi, babası ve ablasının hayatlarını kaybettiğini,....’ın kısıtlı olduğunu, vasisi olarak dava açtığını ileri sürerek 150.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, ölüm tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; trafik kazası sonucu yakınlarını kaybeden müvekkillerinin manevi elemlerine karşılık manevi tazminat takdiri gerektiğini ileri sürerek ....... için 80.000,00 TL, ...... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazaya karışan minibüsün maliki olduğunu, olayın trafik kazası olup kasıtlı eylem olmadığından manevi tazminat miktarının sebepsiz ve fahiş zenginleşme aracı olarak kullanılmak istenmesinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Diğer davalılar cevap vermemiştir.III.MAHKEME KARARI1. Mahkemece bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre davacıların desteklerinin ölümüne neden olan trafik kazasında davalı minübüs şoförü ...'in %40, diğer davalı tır şoförü ...'ın % 60 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kusur oranlarına göre maddi tazminat hesabının yapılması için aktüerya bilirkişisinden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre davacı ile müteveffanın yakınlık derecesi, davacının çektiği elem üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak uygun bir manevi tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile 70.809,94 TL tazminatın davalılar ... ve ...den, 66.028,06 TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 12.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...den, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 12.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.2.Mahkemenin ek kararı ile; birleşen dosya yönünden herhangi bir karar verilmediği, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesi uyarınca tamamlanabilir olduğu, manevi tazminat bakımından asıl gerekçeli karardaki ölçütler çerçevesinde davacılar lehine bir miktar manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... yönünden 40.000,00 TL, .... yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 12.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkeme kararından sonra 03.11.20 21... .08.2022 tarihli "İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması" başlıklı sözleşmeler dosyaya sunulmuştur. Sözkonusu anlaşmalar incelendiğinde; asıl ve birleşen davada davacı vekili ile davalı araç sürücüsü ...'un sigortacısı olan davalı ... arasında yapıldığı, dava konusu kazada ....ve .... vefatı sebebiyle asıl davada davacı ... ... ile birleşen davada davacılar ... ... ve .... ... için hükmedilen manevi tazminatın Sigorta Şirketi tarafından davacı vekiline ödenmesi ile davacının, Sigorta Şirketi'nin sorumlu olduğu manevi tazminat taleplerinden feragat ettiği anlaşılmaktadır.Davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. Kaza tarihi olan 12.09.2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi uyarınca müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 147.maddesine (TBK 167 ve devamı) göre ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.Müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesi diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliği taşıdığından müteselsilen zarardan sorumlu olduğu iddia edilen diğer davalılara sirayet edip etmeyeceği ve feragatten yararlanıp yararlanmayacağı ve dolayısıyla "İbra, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması" başlıklı sözleşmeler değerlendirilerek karar verilmesi gerekeceğinden, kararın asıl ve birleşen davada kararı temyiz eden davalı ... lehine bozulması gerekmiştir.V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.