Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, marka başvurusunun 43. sınıf hizmetlerde redde mesnet markayla benzerliği nedeniyle iptal talebini reddeden ilk derece mahkemesi direnme kararını onadı.
Özet: Davacı, kendi marka başvurusunun davalıya ait tescilli markaya benzerliği ve davalı markasının sonraki bir tarihte kullanmama nedeniyle iptal edilmiş olmasının önceki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararına etkilemeyeceği gerekçesiyle kısmen reddedilmesi üzerine YİDK kararının iptalini talep etmiş; İlk Derece Mahkemesi, başvurudaki markanın redde mesnet markayla ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek düzeyde benzer olduğunu ve davalı markasının kullanmama nedeniyle iptalinin YİDK karar tarihi itibarıyla mevcut şartları değiştirmeyeceğini belirterek davanın reddine hükmeden direnme kararında ısrar etmiş, Yüksek Mahkeme de bu direnme kararında isabetsizlik bulmayarak kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2025/47 Esas, 2025/226 KararHÜKÜM
: Direnme, davanın reddiİlk Derece Mahkemesinin direnme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.11.2017 tarihinde 3, 35, 36, 39, 41, 43... . nice sınıflarında 2017/103187 başvuru numaralı ve "............+şekil" ibareli markanın adına tescili için yaptığı marka başvurusunun yayınına davalı gerçek kişinin 2014/73024 sayılı ve "la ..." ibareli markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, 43. sınıf hizmetler yönünden davacının marka başvurusunun kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu markasının, redde mesnet markanın tescilinden çok önce davacı tarafından kullanıldığını ve tanınmış hale geldiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, ayrıca davalı gerçek kişinin redde mesnet markayı kullanmadığını ve kötüniyetli bulunduğunu, diğer yandan müvekkilinin "... ..." ibareli seri markalarının olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, 2. FSHHM'ne ait 2020/95 E. sayılı davanın marka hükümsüzlüğü değil kullanmama nedeniyle iptal davası olup 07.04.2021 tarihinde davanın kabulüne 2014/73024 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline şeklinde verilen kararın 08.05.2023 tarihinde kesinleştiği, marka iptali davasının geriye değil ileriye yönelik sonuç doğuracağı, YİDK kararının alındığı tarih ise 03.12.2018 olduğundan YİDK kararına etki etmeyeceği, YİDK kararının karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacının ".. La ... + şekil" ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın " şekil+la mer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak başvuru kapsamından çıkartılan 43. sınıftaki hizmetler yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu şeklinde gerekçesiyle eski hükümde direnilmesine, bu çerçevede davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka başvurusunun reddine dair nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 ve 373/5 hükümleri uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.