Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bilişim ve banka araçlı nitelikli dolandırıcılıkta beraatın onanması, resmi belgede sahtecilikte zamanaşımından düşme kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararları hakkında, çekin üçüncü kişiye verilmesi nedeniyle doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin temyiz hakkı olmadığına karar vererek talebi reddetmiş; Cumhuriyet savcısının aynı suça ilişkin temyizini ise yerel mahkemenin suçun sübut bulmadığı yönündeki vicdani kanaatini hukuka uygun bularak onamış; ancak resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarını ise olağan dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşürmüştür.
11. Ceza Dairesi         2021/31913 E.  ,  2026/6183 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2013/179 E., 2016/195 K.
SUÇLAR
: Bilişim sistemleri'nin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; şikâyetçi .... sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı,
Diğer hükümler yönünden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan Vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizi Yönünden
Suça konu çekin sanıklar tarafından ...'e verilmesi nedeniyle, sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen çek hamili şikâyetçi ... kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübut bulmadığı yönünde vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısının Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizleri Yönünden
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'în sorgusunun yapıldığı 10.06.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.