**11. Ceza Dairesi, kamu görevlileriyle ilişki vaadiyle dolandırıcılık mahkumiyetini, sanığın bipolar affektif bozukluğu nedeniyle TCK 32. madde kapsamında akıl sağlığı araştırması eksikliği sebebiyle bozdu.**
Özet: Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından bozulmasına hükmedilmiştir; zira sanık müdafiinin temyiz dilekçesiyle ibraz ettiği bipolar affektif bozukluk teşhisini gösteren rapor karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCKnın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden detaylı bir rapor alınmaksızın eksik araştırmayla hüküm kurulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/30435 E.  ,  2026/6180 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2014/82 E., 2016/59 K.
SUÇ
: Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii tarafından 24.03.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile dosyaya sunulan ibraz ettiği ... Hastanesi raporunda sanığa "sık döngülü Bipolar affektif bozukluk" teşhisi konulduğunun belirtilmesi karşısında; sanığın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından birine sevki ile suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.