11. Ceza Dairesi, TCK 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetini, tebliğname görüşüne rağmen oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanıkların, işçi olarak çalıştıkları şirketle katılan kurum arasındaki hizmet ilişkisi çerçevesinde kendilerine teslim edilen malları satmak suretiyle zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri sabit görülmüş; ilk derece mahkemesinin bu eylemlerin Türk Ceza Kanununun 155/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna dair mahkumiyet kararı, yargılama sürecinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediği, suç vasfının doğru belirlendiği ve cezaların kanuni sınırlar içinde uygulandığı gerekçesiyle oybirliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/29935 E.  ,  2026/6178 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2015/389 E., 2016/199 K.
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların işçi olarak çalıştıkları şirket ile katılan kurum arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, bu ilişki çerçevesinde katılan kuruma teslim etmek üzere zilyetliği kendilerine devredilen suça konu ızgaraları satmak suretiyle zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulundukları, bu haliyle eylemlerinin TCK'nın 155/2. Maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yagılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekili ve sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.