Şirket ortağı murisin hisse paylarının miras ortaklığına aidiyetinin ve devredilmediğinin tespiti talepli davada hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Murisin vefat tarihinde davalı şirketteki hisse miktarının ve değerinin, bu hisselerin devredilmediğinin veya devir belgesinin gerçek olup olmadığının tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacının hukuki yararı bulunmadığı ve dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak, davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş olup, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/1125 Esas, 2025/1272 KararHÜKÜM
: RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2021/20 E., 2021/835 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ortağı-muris ... davalı şirketin %99,84 payına sahip iken 30.03.2014 tarihinde vefat ettiğini, şirketçe usulsüz işlemler yapılarak payların ... sağ eşi-müvekkilinin babaannesi... adına pay defterine işlendiğini, payların devrine ilişkin hukuki işlemin gerçeği yansıtmadığını, payların miras sebebiyle el birliği ortaklığına ait olduğunu ileri sürerek ... paylarının miras ortaklığına aidiyetinin tespitine ve bu durumun pay defterine tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama devam ederken dava dilekçesinin tam ıslahıyla, muris ... vefat tarihi olan 30.03.2014 tarihinde davalı şirketteki hisse miktarının ve değerinin, bu hisselerin devredilmediğinin, devre ilişkin belge varsa, bu belgenin gerçeğe uygun olup olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının miras paylarına isabet edecek kısmın... tarafından kendisine devredildiğini, pay sahipliğinden kaynaklı haklarıyla ilgili bir tehlikenin bulunmadığını, bu sebeple dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının çelişkili talep ve davranışlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babasından ve dedesinden intikal eden paylarını tam ve eksiksiz biçimde aldığı, bu devrin pay defterine işlendiği ve tescil ve ilân edildiği, davacı payı ile diğer mirasçı payının eşit olduğu, davacının pay ediniminin 10.04.2014 tarihinde gerçekleştiği, el birliği ortaklığında geçmesi gerektiği iddia olunan 11 günlük süreye murisin vefatından sonra şirketin fiili işleyiş ve karar alma sürecini feda etmeye çalışmayı hukuk düzeninin korumayacağı, davacının bu devirler sonrası oluşan ortaklıktaki pay durumu ile 10.04.2014 tarihindeki davalı şirkete ait genel kurula katıldığı, bu paylardan kaynaklı paydaşlık haklarını genel kurul toplantısında kullandığı, ıslah sonrası talebin tespit istemine çevrilmesi sebebiyle maktu harcın yeterli olduğu, tespit isteminin tek başına yapılabilecek olması sebebiyle tereke temsilcisi atanma halinin bulunmadığı, davacının eldeki dava ve diğer davalarla bugüne kadar şirket faaliyeti sırasında alınan kararlar ve yapılan işlemlerin sakatlık müeyyidesine tabi olduğunu ortaya koymak istediği, davacı şirket faaliyetine sahip olduğu hisse tutarınca katılmak yerine, kendisine yapılan ve işlemin tarafı olarak yer aldığı devri de etkileyecek biçimde eldeki davaya konu istemde bulunduğu ancak bunda hiçbir hukuki yarar bulunmadığı gibi bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesine de aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ıslah suretiyle yapılan istem yönünden davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığı, davacının pay sahipliğinin bulunmadığı dönemde varsa maddi zararını eda istemli bir dava ile ileri sürebileceği, miras hakkına dayalı menfaatin davadan önce elde edildiği, dolayısıyla hukuki yararın bulunmadığı gerekçesinin doğru olduğu, ancak, Mahkemece davacının hukuki yararının bulunmadığına dair belirleme sonrası usule ilişkin karar niteliğini değiştirerek esasa yönelik sonuç doğuracak şekilde dürüstlük kuralına aykırılığa gerekçede yer verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, muris ... vefat tarihi itibariyle davalı şirketteki hisse miktarının ve değerinin, bu hisselerin devredilmediğinin, devre ilişkin belge varsa, gerçeğe uygun olup olmadığının tespiti istemine yöneliktir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.