Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 7499 sayılı Kanun ile HAGB kararlarının istinafa tabi hale gelmesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz hakkı bulunmaması ve özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin hükümlerin incelenmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, yeni yasal düzenleme uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz başvurularını istinaf mercii için iade ederken, doğrudan zarar görmeyen Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz talebini reddetmiş; diğer yandan, nitelikli dolandırıcılık suçundan bir sanık hakkındaki beraat ile diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerini usul ve esasa uygun bularak onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2026/1366 E.  ,  2026/6190 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2024/154 E., 2025/500 K.
ŞİKAYETÇİ
: Sosyal Güvenlik Kurumu
SUÇLAR
: Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER
:Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, iade, düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, şikayetçi Sosyal Güvenlik Kurumu'nun atılı eylemlerden doğrudan doğruya zarar görmediği ve temyiz hakkının bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde;
12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme karşısında, ilk derece Mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi tutulduğu anlaşılmakla,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp istinaf kanun yoluna tabi olduğundan; sanık ... müdafi, sanık ... müdafinin temyiz talebinin istinaf dilekçesi olarak kabulü ile merciinde incelenmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2. Şikayetçi Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Milli Piyango İdaresi Vekilinin, Sanıklar ... Ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde;
Dosya kapsamına göre atılı eylemlerden zarar görenin tüzel kişiliği haiz özel bütçeli kamu kuruluşu olan Milli Piyango İdaresi olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun herhangi bir zarar görmediği ve bu kuruma karşı bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığı halde 158/1-f maddesinin uygulanması hatalı ise de cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yukarıdaki eleştiri dışında eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan Milli Piyango İdaresi vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
4.Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Milli Piyango İdaresi Vekilinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan Milli Piyango İdaresi Vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.