Yargıtay 11. Ceza Dairesi, aynı davada bilişim sistemleri dolandırıcılığından beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle hükmü düzelterek onadı.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında, aynı davada yargılandığı başka bir suçtan mahkumiyetine rağmen avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği ilkesi göz ardı edilerek sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2024/501 E. 2025/586 K.SUÇ
: Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle DolandırıcılıkHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık ve sanık müdafinin temyizinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu gözetilerek, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli, 2011/5-137 Esas ve 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekmeyeceği" gözetilerek, sanık hakkında aynı davada bozma öncesi yargılandığı bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararından dolayı sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin sanıktan alınarak katılana verilmesine dair 2. bendin tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,08.06.2026 tarihinde karar verildi.