Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin; mobilya şirketinin, yönetici ortağın hileli eylemleri ve rekabet yasağı ihlali iddialarıyla kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali, tescil ve tazminat talepli istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin, ortak müdürü tarafından hileli işlemler ve rekabet yasağı ihlali iddiasıyla, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan 14 bağımsız bölümün tapusunun devredilmesi, gecikme tazminatı ödenmesi veya yatırım sözleşmesinin feshedilerek ödenen bedellerin iadesi ve zararların tazminini talep ettiği bir davanın özeti niteliğindedir. Davalı arsa sahibi, kendi sözleşmesinin yüklenici tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle feshedildiğini ve davacı şirketle doğrudan bir ilişkisi olmadığını savunmuş, diğer davalı inşaat şirketi ise davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi, ticari kayıtlardan yapılan ödemelerin hangi inşaat için gönderildiğinin net olarak anlaşılamadığı tespitini yapmış olup, metin bu ilk derece kararının istinaf incelemesine esas teşkil eden dava sürecini anlatmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:20/05/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
:31/12/2019DAVANIN KONUSU
:Tapu İptali ve TescilGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:20/05/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, davalı ...'ın, davacı ... Mobilya Şirketi'nin ve davalı ... Şirketi'nin temsile yetkili müdürü ve ortağı olduğunu, davalı ...'ın davacı şirkete bir çok zarar verdiğini, diğer davalı arsa maliki ... ile yetkili müdür ve ortak sıfatıyla... Ltd. Şti. adına 09/05/2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladığını, inşaata finansman sağlanması amacıyla davalı... Ltd. Şti. ile dava dışı ... ... Şirketi arasında 29/05/2007 tarihli konut inşaatının yatırım sözleşmesi isimli sözleşmenin imzalandığını, dava dışı yatırımcı ... ... şirketi ile davacı ... Ltd. Şti. arasında ise 29/05/2007 tarihli konut inşaat yatırım sözleşmesinden doğan her türlü hak ve alacakların temlikine yönelik 30/06/2007 tarihli temlik sözleşmesinin imzalandığını, bu anlaşmalar çerçevesinde davalı ...'a, davacı ... Mobilya Ltd. Şti.'nin %1 hissesinin verildiğini, davalı ...'ın her iki şirketin müdür ve ortağı olarak hileli işlemler yaptığını, konut inşaat yatırım sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken 376.900 Euro'nun ödendiğini, ayrıca davalı ...'ın internet şubesi hesap şifrelerini elinde bulundurmasından yararlanarak davalı şirkete fazladan para aktardığını, toplam 580.000 Euro'nun davalı şirkete ödendiğini, davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı davrandığını, bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davacı şirket lehine yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz %75 oranında tamamlandığından, 14 adet bağımsız bölümün tapusunun davacı şirkete verilmesi gerektiğini belirterek; davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz yönünden davalı... İnş. Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı ...'ın her iki şirketin aynı anda müdür ve ortağı olması TBK'nın 547. maddesine göre şirkette rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinden 09/05/2007 kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davacı şirket lehine menfaatleri ile birlikte yapılmış sayılmasına ve inşaatın %75'i tamamlandığından, davacı şirket tarafından 580.000 Euro bedelleri peşin ödenmiş olduğundan, menfaatin devri ile 14 adet bağımsız bölümün davacı şirket adına tesciline, gecikmeden dolayı her daire başına 3.000 Euro tazminatın davalılardan tahsiline, bu talebin mümkün olmaması halinde 29/05/2007 tarihli konut inşaatı yatırım sözleşmesinin tek taraflı feshi ile sözleşme uyarınca yapılan ödemelerin iadesine ve uğradığı menfi ve müspet zararların davalılardan müştereken tahsiline, davalı ...'ın davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı ... vekili, müvekkilinin, davacının iddialarının tarafı olmadığını, bütün uyuşmazlıkların davacı firma ile diğer davalı ... ve ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını, müvekkilinin arsa sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti. ile inşaat sözleşmesi imzaladığını, davacı şirket ile herhangi bir sözleşmesinin bulunmadığını, davacı ve davalı firmanın kendi aralarında imzaladıkları sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, arsa sahibi müvekkili ile davalı yüklenici ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile Antalya 16. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile fesih edildiğini, diğer davalının inşaatı getirdiği aşamaya kadar hak ettiği 7 adet bağımsız bölümü satış vaadi sözleşmesiyle 3. kişilere sattığını ve müvekkiline tapuda ferağını verdiğini ve bu nedenlerle davacı şirketin uğradığı zararların müvekkili ile alakası bulunmadığını belirterek; davanın reddine, müvekkiline ait taşınmazda bulunan bağımsız bölümlere konulan ihtiyati tedbir kararının daha fazla zararlara sebebiyet verilmeden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Ltd. Şti.'ye dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davacı şirketin ... mahallesi ... adada kayıtlı taşınmaz dışında, ... mahallesi ... adada kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak inşaat içinde davalı şirkete paralar gönderdiği, bu taşınmazdaki tüm bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı olduğu, tarafların ticari kayıtlarından gönderilen paraların hangi inşaat için gönderildiğinin tefrik edilemediği anlaşılmış, bunun üzerine mahkememizce açıkça ada parsel numarası kayıtlı makbuzlar dikkate alınarak hesaplama yapılması istenmiş, sonuç olarak, davacının davalı şirket ile yaptığı yatırım sözleşmesi uyarınca bu şirkete toplam 376.090,00 Euro göndermesi gerekirken, toplam 258.824,65 Euro gönderdiği, dolayısı ile aralarında yatırım sözleşmesinde kendisinin temerrüde düştüğü, nitekim bu nedenle davalı... Şirketi'nin, davalı şirkete Antalya 11. Noterliği'nin ... nolu 17/12/2008 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, sonuç olarak, yaşanan mali sıkıntı nedeniyle ... mahallesi ... ada sayılı taşınmaz üzerindeki inşaatın tamamlanamadığı ve arsa sahibi ile... arasındaki sözleşmenin feshedildiği, yatırımcı davacı tarafından gönderilen paranın inşaat yapımında kullanıldığı, inşaatın yarım kalması üzerine yüklenici ve arsa sahibi arasında yapılan anlaşmaya göre; ... nolu dairelerin yüklenici adına, 16 ve 20 nolu dairelerin de yüklenicinin talebi üzerine 3. kişilere tarafından tapu kaydının arsa sahibi ... tarafından verildiği, yüklenicide bulunan taşınmazlar üzerine 3. şahıslar lehine hacizler bulunduğu, daha sonra tapu kaydı yüklenicide bulunan dairelerin tamamının 30/07/2010 tarihinde ... isimli kişiye satıldığı, davacının gönderdiği paralar karşılığında herhangi bir taşınmaz almasının fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği, alınan bilirkişi raporuna göre; 2008 yılı bayındırlık fiyatlarına göre inşaatın maliyetinin 523.120,00 Euro olduğu, nitekim taraflar arasındaki yatırım sözleşmesinde de maliyetin yaklaşık 526.000,00 Euro olarak öngörüldüğü, bu durumda davacının ancak yatırımcı sıfatıyla gönderdiği bu miktar parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, sözleşmede temerrüte düşen taraf olması nedeniyle, bu sözleşmeye dayalı olarak fazlaya ilişkin hak talep edemeyeceği anlaşıldığından, davalı şirket aleyhine açılan davanın (davacı vekilinin 19/04/2019 tarihli dava değerinin belirlenmesine ilişkin dilekçesi de dikkate alınarak) kısmen kabulüne" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... İnşaat...Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; Antalya Merkez ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak inşaat için davacı yanca davalıya gönderildiği tespit edilen 258.824,65 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyen 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro cinsi dövize uyguladıkları en yüksek mevdut faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmeye bağlı banka yolu ile yapılan ödemelerin, banka kayıt ve dekontlarına aykırı tutarda hesaplama hatalarının yapıldığını, muvazaalı ve kötüniyetle yapılan işlemlere itibar edilerek, müvekkilinin temerrüde düştüğünden bahsedilmesinin isabetsiz olduğunu, müvekkilinin 10 adet dairesini alamadığından, bununla ilgili davalı ...'in her türlü zararı en kısa zamanda tazmin edeceğini taahhüt etmesine rağmen, bu davalı bakımından davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...'ın muvazaalı işlemleri ile meydana getirdiği ... mahallesi ... adada kayıtlı müvekkilinin taşınmazı ile ilgili Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz bir sözleşme olduğu kanaatine varıldığını ve gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptaline karar verildiğini, ilgili kararın 14/04/2015 tarihinde kesinleştiğini, ortada ... mahallesi ... ada ile alakalı bir sözleşmenin olmadığını, müvekkili tarafından ... mahallesi ... ada açıklamasıyla yapılan hiçbir ödemenin de olmadığını, tüm ödemelerin, tek var olan 29/05/2007 tarihli konut inşaatına yatırım sözleşmesine bağlı, ... mahallesi ... ada ... parsel ile ilgili yapılan ödemeler olduğunu, müvekkilinin, davalıya yaptığı bütün ödemelerin, ... mahallesi ... ada ile ilgili ödeme olarak sayılmayıp, eksik ödeme iddiasıyla müvekkilinin temerrüdünden bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, kararın gerekçesinde yer alan, "... mahallesi ... ada için mi yoksa ... Mahallesi ... ada için mi ödeme ayrımı yapılamamıştır" gerekçesinin hukuka aykırı ve yok hükmünde bir gerekçe olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirket ile davalı... şirketi arasında her iki tarafa da borç yükleyen ve hukuken geçerli olan tek sözleşmenin 29/05/2007 tarihli konut inşaatına yatırım sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin konusunun da Antalya ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ile ilgili olduğunu, Moskova merkezli ... ...'in, müvekkili ... şirketi ile işbirliğine girdiğini, müvekkili şirketin, 30/06/2007 tarihli temlik sözleşmesiyle yatırımcı ... ...'in 29/05/2007 tarihli konut inşaatına yatırım sözleşmesini temlik aldığını, ... ...'in Haziran 2007 ve Temmuz 2007 aylarına ait 2 adet taksit X 31.340,00 Euro = 62.680,00 Euro toplam tutarı ödedikten sonra tüm sözleşme ödemelerinin müvekkili ... şirketi tarafından yapıldığını, ... ... tarafından, doğrudan davalı... şirketine yapılan 2 adet taksit ödemesinin, müvekkilinin ödemeleri sayılmamasının hesaplama hatası olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin USD tutarlarının Euro karşılık tutarları belirlenerek hüküm kurulduğunu, 374.563 USD tutarının karşılığının 258.824,65 Euro denilerek davanın bu tutarda kısmen kabulüne karar verildiğini, hesaplamaların hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ödediği paralarla birlikte, 29/05/2007 tarihli sözleşmenin cezai şartlarının da uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin, ...'a borç vermediğini, kararın kendi içerisinde çeliştiğini, davalı ...'in 29/05/2007 tarihli sözleşmeye taraf olduğunu beyan ettiğini, mahkemece 20/03/2010 tarihli belgenin garanti sözleşmesi niteliği dikkate alınmadığını, 29/05/2007 tarihli sözleşmeyi zımnen kabul ile taraf olan davalı ... hakkında da davalı sıfatıyla sözleşmeye taraf olarak hakkında hüküm kurulması gerekirken, işbu davalı hakkında husumet yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın terditli olarak açıldığını, müvekkili şirketin, 29/05/2007 tarihli konut inşaatına yatırım sözleşmesindeki 376.090,00 Euro ödeme edimini fazlasıyla ödediğini, müvekkili şirketi ile davalı... Şirketi ve davalı ... arasında tek bu sözleşmenin bulunduğunu, 10 adet daireden 15 nolu dairenin, müvekkili şirkete ait olduğunu ve hala davalı ... üzerinde kayıtlı olduğunu, bu 15 nolu daire hakkında tapunun iptali ve müvekkili şirket adına tapunun tesciline karar verilmesi gerekirken buna karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin hak ve alacakları, edimini tamamen yerine getirdiği değerlendirilerek, 29/05/2007 tarihli sözleşme hükümleri uygulanarak, davalılar hakkında müşterek ve müteselsilen sorumlu olmaları üzerine hüküm kurulması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince; ... Esas sayılı sıraya kaydı yapılan dava dosyasında, davalı ...'ın davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin talebin bu dosyadan tefrik edilerek ... Esas sayılı dosyaya kaydedildiği, yargılama sonucu davalının ortaklıktan çıkarılmasına, şirket borca batık olduğundan ayrılma akçesi verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, verilen kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine iade edildiği, dosyanın bu kez ilk derece mahkemesinin ... Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, henüz kesinleşmediği, yine davacı tarafından ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, bu taşınmaz üzerindeki ... adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ve gecikmeden dolayı tazminat talebi ile olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin ve uğranılan zararların tahsili davasının tefrik edilerek ... Esas sırasına kaydedildiği, yargılama sonucu verilen kararın istinaf edilmesiyle, istinaf başvurusunun işbu Dairemizin önüne gelen yukarıda numarası yazılı esasa kaydedildiği, dolayısıyla ... Esas sayılı kök dosyada, davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine ... mahallesi ... ada ... parsel üzerinde yapılan inşaat ile ilgili borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebin kaldığı, bu dava dosyasında davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10/02/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır.İşbu dava dosyası davacı tarafından ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, bu taşınmaz üzerindeki ... adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ve gecikmeden dolayı tazminat talebi ile olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin ve uğranılan zararların tahsiline ilişkin olarak davalılar... şirketi ve ... aleyhine yürütülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı arsa maliki ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 258.824,65 Euro'nun faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerektiği ve ödemelerinin daha fazla olduğu, davalı arsa malikinin de sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf edilmiştir.Davalılardan ...'in arsa maliki, ... Ltd. Şti.'nin ise yüklenici sıfatı ile ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat için 09/05/2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıkları, sözleşmeye göre yapılacak toplam ... adet bağımsız bölümün ... adedinin (... nolu bağımsız bölümler) yükleniciye, ... adedinin (... nolu bağımsız bölümler) arsa sahibine bırakılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.... Ltd. Şti. ile dava dışı ... ... şirketi arasında imzalanan 29/05/2007 tarihli konut inşaat yatırım sözleşmesinin incelenmesinde; ... ... şirketinin yatırımcı sıfatıyla adı geçen inşaatın bir kısmının finansmanını üstlendiği, buna göre ... ... şirketinin, ... şirketine 376.090,00 Euro ödeme yapacağı, bu ödemenin inşaatın toplam bedelinin %71,5'ine tekabül ettiği, ödemelerin Haziran 2007 tarihinden itibaren her ay 31.340,00 Euro olacak şekilde taksitler halinde yapılacağı, bunun karşılığında... şirketinin ise kendisine düşecek taşınmazların 10 adedini ... ... şirketine vermeyi taahhüt ettiği, ... ... şirketinin iş bu sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini 30/06/2007 tarihli sözleşme ile davacı ... şirketine devir ve temlik ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından sunulan ve davalı arsa sahibi ...'in imzasını ikrar ettiği 20/03/2010 tarihli beyanname ve taahhütname başlıklı belgede; ...'in ... mahallesindeki arsa üzerine yapılacak inşaatın finansmanın sağlanması için... şirketi ile davacı şirket arasında imzalanan yatırım sözleşmesinden bilgisinin bulunduğunu, bu sözleşmenin kendi bilgi ve talimatıyla imzalandığını, ... şirketinin kendisini de temsil ederek, bu sözleşmeye imza attığını, dolasıyla yatırım sözleşmesinde doğrudan taraf olmasa da bu sözleşmenin tarafı sayıldığını, bu konudaki her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu kabul ettiğini, davacının finansmanı ile inşaatın önemli bir kısmının bitirildiğini, sözleşmeden sonra yüklenici şirketin mali sıkıntısını öğrendiğini, sözleşmeye bağlı olarak yapılan inşaatın tapudaki satışlarının kendisi tarafından yapıldığını, 10 dairenin davacıya verilememesi sebebiyle bu şirketin mağdur olduğunu kabul ederek, ... şirketi ile yapılacak görüşme sonrası davacının her türlü zararını tazmin edeceğini, bu sözleşmenin garanti yerine geçtiğini, tüm satışları yapan arsa sahibi olarak sorumluğunun bulunduğunu kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür.Arsa sahibi ... ile yüklenici... şirketinin noterde düzenledikleri 11/08/2010 tarihli fesihname ile yüklenicinin işi tamamlayamadığı gerekçesiyle yükleniciye düşen taşınmazlardan 7 adedinin arsa sahibine bırakılarak, sözleşmeyi karşılıklı olarak feshettikleri, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının kararlaştırıldığı, aynı gün arsa sahibi ... ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile... şirketinin yarım bıraktığı işlerin, ... şirketi tarafından tamamlanması ve karşılığında bu şirkete 7 adet bağımsız bölümün (... nolu) verilmesi konusunda tarafların anlaştıkları görülmüştür.Davacı ... ...Ltd. Şti., eldeki davada 29/05/2007 tarihli konut inşaatına yatırım sözleşmesi ve 30/06/2007 tarihli temlik sözleşmesi kapsamında yatırımcı sıfatıyla, davalı yüklenici....Ltd. Şti.'nin inşa ettiği ... Mahallesindeki yapının finansmanını sağladığını, ancak kendisine verilmesi gereken dairelerin verilmediğini, arsa sahibi ve davalı şirketin muvazaalı şekilde hareket ederek kat karşılığı inşaat sözleşmesini işin yarım kaldığından bahisle feshettiklerini, arsa sahibinin garantör olarak kendisine karşı sorumluluğunun bulunduğunu, davalı şirket müdürü ...'ın aynı zamanda davacı şirketin müdürlüğünü yaptığından, haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle arsa sahibi ile yüklenici... şirketi arasındaki kat karşılığı sözleşmesinden yüklenici şirketin elde edeceği 14 adet bağımsız bölüme ilişkin menfaatin davacı şirkete verilmesi gerektiğini belirterek bu kapsamda bu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, gecikmeden dolayı tazminata, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin ve uğranılan zararların tahsiline karar verilmesini istemektedir.1-Davacı tarafça, davalı şirket müdürünün aynı zamanda davacı şirket müdürü olması ve davacı şirket aleyhine iş ve işlemler yapması gerekçe gösterilerek, bundan kaynaklı haksız rekabet oluşturan eylemleri sebebiyle davalı şirketin taraf olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinden elde edilecek menfaatin davacıya verilmesine ilişkin ileri sürülen taleple ilgili olarak; iddiaya konu haksız rekabet eylemlerinin sözleşmenin tarafı olan davalı şirkete isnat edilmemesi sebebiyle, şirketin taraf olduğu sözleşmeden elde edilecek menfaatin teminine yönelik olarak da tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamaz. ...'a isnat edilen eylemlere ilişkin olarak ileri sürülebilecek taleplerin (zararın tazmini, ortaklıktan çıkarma, azil vb.) muhatabı sadece bu kişi olabilir ki bu kişiye yönelik açılan ortaklıktan çıkarma davası tefrik edilmiş, bu kişinin bu dosyada davalı sıfatı da kalmamıştır (Bu husus bizzat davacı tarafından 19/04/2019 tarihli dilekçelerde de kabul edilmiş, bu kişinin davadan, davalı olarak çıkarılması istenmiştir.).Davacının kendisinin temlik yoluyla taraf olduğu davalı... şirketi ile imzalanan 29/05/2007 tarihli inşaat yatırım sözleşmesine dayalı olarak herhangi bir tapu iptal tescil talebi ise bulunmamaktadır. Her ne kadar yargılama sırasında bu sözleşmeye konu 10 adet taşınmazın rayiç değerinin tespit edilmesi sonrasında dava değeri olarak bu rayiç değere göre harç yatırılmış ise de; davacı 10/02/2014, 07/05/2018, 19/04/2019 tarihli dilekçelerinde, tapuların 3. kişilere ait olması sebebiyle tapu iptal tescil taleplerinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, dava dilekçesinin sonuç-talep kısmının 4. bendinde terditli olarak ileri sürdükleri sözleşmenin feshi ile ödenen paranın iadesine ilişkin taleplerinin dikkate alınmasını talep etmiştir. Bir başka anlatımla, davacı dava dilekçesine konu edilmeyen 10 adet taşınmazın rayiç değeri üzerinden harç yatırarak, dava dilekçesiyle ileri sürmediği talebi davaya konu edemeyeceği gibi, bizzat kendisi de harca esas değer olarak bu 10 adet taşınmazın rayiç değerini dikkate almasına rağmen, tüm dilekçelerinde bununla çelişir şekilde terditli olarak ileri sürdüğü sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesini istemiştir. Açıklanan sebeplerle, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tapu iptal tescil talebinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmaması, kendisinin taraf olduğu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir tapu iptal tescil talebinin ise bulunmaması, en önemlisi sonraki dilekçelerinde (özellikle 07/05/2018 ve 19/04/2019 tarihli dilekçeler), terditli talebinin dikkate alınmasını talep ederek, bu konudaki seçimlik hakkını terditli talebinden yana kullanması sebepleriyle, davanın sözleşmenin feshi ile ödenen paranın iadesi talebi yönünden ele alınması gerektiği değerlendirilmiş, davacı vekilinin 15 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu iptal tescil taleplerinin dikkate alınması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.2-Davacı, yatırım sözleşmesi gereği tüm ödemeleri fazlasıyla yaptığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu, davacının ödemelerde temerrüde düştüğü bu nedenle tapu iptal tescil talebinde bulunamayacağı, ancak ödediği bedeli iade alabileceği kabul edilerek, ...'daki taşınmaz için gönderildiği sabit görülen 258.824,64 Euro tutara hükmedilmiştir.Yargılama sırasında alınan raporlarda; tarafların defterlerinde yapılan işe ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği, davacı şirketin Euro ve Dolar hesaplarının incelenerek, davacı şirket tarafından davalı... şirketine bu iş için gönderilen paraların tespitinde, davacı şirket tarafından ...'daki taşınmazın ayrıntısı belirtilerek gönderilen paraların yanı sıra, davacı şirket hesabında bulunup da hem davacı şirketin hem de davalı şirketin müdürlüğünü yapan ... tarafından çekilen bazı paraların dikkate alındığı görülmektedir.Kök dosyada davalı ..., dosyaya sunduğu cevap ve beyan dilekçelerinde, davacı tarafça gönderilen paraların bir kısmının ... mahallesinde yapılacak inşaat için gönderilen paralar olduğunu belirtmiş, davacı ise, ...'ndaki taşınmaz için böyle bir sözleşmenin bulunmadığını, dolayısıyla gönderilen paraların buradaki taşınmaz için gönderilmiş para olarak kabul edilemeyeceğini savunmuştur. Gerçekten davacı ile davalı... şirketi arasında ... mahallesindeki davacı ...'e ait arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması konusunda sözleşme imzalanarak, bu sözleşme uyarınca bir kısım inşaat yapılmış, bu sözleşmenin feshine yönelik olarak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sözleşmede imzası bulunan her iki şirketin müdürünün aynı olması sebebiyle TTK'nın 626. maddesi uyarınca müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığı gerekçesiyle sözleşmenin en baştan itibaren geçersiz olduğuna hükmedilmiştir. Bu dosyada hükme esas alınan raporda; inşaatın, davacının gönderdiği paralarla yapıldığının kabul edildiği, ilgili mahkeme kararının 04/06/2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosyada mevcut davacı şirket yetkilisi ... ...'nın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında müşteki sıfatıyla verdiği ifadede; ...'ndaki taşınmaz için davalı şirkete para gönderildiğini kabul ettiği görülmektedir.Diğer taraftan, davalı şirket müdürü ... aynı zamanda davacı şirket müdürlüğünü de yapmış olup, davacı şirket hesabından çektiği paralar mevcuttur.Davacı taraf, ...'daki taşınmazın yapımı işinde davacı şirketi finanse etmek amacıyla dava dışı ... ... tarafından, davacı şirkete gönderilen paraların bulunduğunu, dolayısıyla şirket müdürünün davacı şirketin hesabından çektiği paraların, ...'daki taşınmaz için gönderilen paralar olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.... mahallesinde bulunan taşınmaza yönelik olarak davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin, sözleşmeye taraf şirketlerin müdürünün aynı olmasına dayanması, sözleşme uyarınca yapılan bir kısım inşaatın bulunması, davacı şirket yetkilisi ...'nın soruşturma ifadesinde, ...'ndaki taşınmaz için gönderilen paraların bulunduğunu kabul etmesi karşısında, davacı şirket hesabında bulunup da ... tarafından çekilen paraların sadece ... mahallesindeki taşınmaz için kullanıldığının kabul edilemeyeceği, kaldı ki ...'ın çektiği paraların nerede harcandığıyla ilgili uyuşmazlığın işbu davanın konusunu oluşturmayıp, ...'a açılacak herhangi bir sorumluluk davasının konusunu teşkil edebileceği, zira çekilen paraların nerede kullanıldığıyla ilgili hesap verme ve ispat külfetinin davacı şirket müdürlüğünü yapan ...'a ait olduğu, davacı şirketin ... ... şirketi tarafından, ...'daki taşınmaz için davacı şirkete gönderilip de, ... tarafından çekilen paraların dikkate alınması gerektiğine yönelik itirazlarının da aynı sebeple yerinde olmadığı, davacı şirketin ... tarafından, davacı şirket hesabından çekilen paralara ilişkin varsa zarar iddiasını ancak sorumluluk davasında ileri sürebileceği, bu nedenle işbu tutarların dikkate alınamayacağı, davacının açıkça ... mahallesindeki taşınmazın ayrıntılarını belirterek, davalı şirket hesabına gönderdiği paraların dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatine varılarak, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.Yukarıda açıklanan kabulden hareketle yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 14/10/2019 tarihli ek raporda; ...'daki taşınmazın ayrıntıları belirtilerek davacı şirketçe, davalı şirkete 374.563 USD'nin gönderildiği, bu tutarın gönderiliş tarihleri itibariyle Euro'ya çevrilmesi sonucu, Euro karşılığının 258.824,65 Euro olduğu belirtilmiştir. İlgili raporda, davacı şirketin sadece Dolar hesabının dikkate alındığı, Euro hesabının dikkate alınmadığı gibi, 29/05/2007 tarihli yatırım sözleşmesinin ilk tarafı olan ... ... şirketi tarafından, davalı şirkete gönderilen ilk iki taksitin de hesaba katılmadığı görülmektedir. Tefrik edilen ... Esas sayılı dosyada, mahkemece ... isimli mali müşavir bilirkişiden alınan 27/08/2013 tarihli kök ve 28/03/2014 tarihli ek rapor ile ... tarihli bir başka bilirkişi heyet kök ve ek raporunda; davacı şirketin Euro hesabından, davalı şirkete ...'daki taşınmaz ayrıntıları belirtilerek 20/08/2008 tarihinde 26.850,00 Euro'nun gönderildiği, yine gerek bu raporlarda gerekse eldeki ilk derece mahkemesine sunulu 05/06/2017 tarihli heyet raporunda; sözleşmenin ilk tarafı olan ... ... şirketi tarafından Haziran ve Temmuz 2007 tarihlerinde davalı şirket hesabına ayrı ayrı 31.340,00 Euro olmak üzere, toplam 62.680,00 Euro gönderildiği, bu tutarların sözleşmede kararlaştırılan ilk iki taksit tutarına denk gelmesi sebebiyle, ...'daki taşınmaz için gönderildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla bu tutarların dahil edilmesine yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.3-Neticeten, davacı şirket tarafından, davalı şirkete sözleşmeye konu ... mahallesindeki taşınmazın finanse edilmesine yönelik gönderilen miktarın toplam 348.014,65 Euro olduğu, dolayısıyla sözleşme uyarınca davacının yapması gereken 376.090,00 Euro ödemeyi yaptığını ispat edemediğinden, sözleşme konusu edimi yerine getirmede temerrüde düştüğü, bu konuda davalı şirketin de, davacı şirkete ihtarname çekerek davacıyı temerrüde düşürdüğü, bu sebeple davacının yukarıda belirtilen açıklamalara ek olarak sözleşmeye dayalı tapu iptal tescil talebinde bulunamayacağı, yaptığı ödemelerin iadesini isteyebileceği, sözleşmeye dayalı hak iddia edemeyecek olan davacının, bu sözleşmeden kaynaklı karşı tarafın edimini taahhüt eden sıfatıyla davacıya garanti veren arsa sahibi ...'den de herhangi bir talepte bulunamayacağı, bu konuda 3. kişinin fiilini taahhüt eden olarak ...'in imzaladığı belgede, mahkemenin kabulünün aksine garantinin sınırının 10 adet bağımsız bölüm ile belirlendiği görüldüğünden, kendi içinde geçerli bir taahhüt olduğu anlaşılmakla birlikte, esas sözleşmede temerrüde düşen davacının bu nedenle karşı taraftan edimin ifasını istemesi mümkün olmadığından, karşı tarafın edimini taahhüt eden davalı ...'den de herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı, mahkemenin davalı ... yönünden davayı bu gerekçeyle reddetmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile pasif husumetten ret kararı vermesinin hatalı olduğu, sonuç olarak, davacının sözleşmenin feshi ile davalı şirkete ödediği 348.014,65 Euro'yu iade alabileceği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu kabul edilmiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,3-Davalı ... İnşaat...Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; Antalya Merkez ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak inşaat için davacı yanca davalıya gönderildiği tespit edilen 348.014,65 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyen 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankaları'nın Euro cinsi dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,a-Alınması gerekli (dava tarihindeki Euro Kuru=2.0488 TL esas alınarak) 48.705,87 TL harcın, peşin alınan 16.831,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye 31.874,40 TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,b-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2020 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,c-Davacı tarafından yatırılan 16.831,47 TL harcın (tamamlama harcı) davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,d-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.154,20 TL yargılama giderinden, davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 2.203,00 TL yargılama giderlerinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 110.951,86 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,f-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, istinafa gelen tarafın sıfatı gözetilerek ve aleyhe bozma yasağı gereği, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,g-Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirmediğinden davalı şirket lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,4-İstinaf incelemesi yönünden;a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 88,60 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 237,20 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi....