Yargıtay, terör örgütü üyeliği davasında sanığın iletişim sistemi kullanımının yeterince araştırılmaması ve delillerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın ByLock kullanımına ilişkin savunmasının yeterince araştırılmadığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki irtibatlı kişilerin HTS kayıtları, baz istasyonu sinyalleri, haklarındaki soruşturmalar ve eşinin dosyası gibi hususların uzman bilirkişi aracılığıyla incelenmediği, bu kişilerin ifadelerinin alınmadığı; ayrıca temyiz aşamasında dosyaya gelen yeni belgelerin sanık ve müdafiine okunarak beyanlarının alınmadığı gerekçeleriyle eksik araştırma ve usuli eksiklikler bulunduğu tespit edilerek hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2021/1263 E., 2021/1505 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/236 E., 2021/219 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek sanığın eşi olan ve ...'ta ekli bulunan... Ç.nin dosyası ile dosya içindeki veri inceleme raporunun getirilerek sanık eşi hakkında bilgi ve belge bulunup bulunmadığı hususlarının da incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı,2.Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2024 tarihli yazısı, araştırma tutanağı ile eklerinin sanıkla ilgili içeriklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,Bozmayı gerektirmekle; sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.