Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kaynaklı menfi tespit ve manevi tazminat talepli davada sözleşme ihlalleri ve çek ihtilaflarını değerlendiren yargılama kararı.
Özet: Davacı, arsa sahipleriyle akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine ek bir protokol ile davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, inşaata başlamayarak sözleşmenin feshine sebep olduğunu ve haksız yere tahsil edilen çek bedelinin iadesi, başka bir çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile ticari itibarının sarsılması nedeniyle manevi tazminat talep ederken; davalı, çeklerin üçüncü şahıslara ciro edildiğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle projenin aksadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf mahkemesince onanarak temyiz incelemesine sunulmuştur.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO
: 2026/384 EsasKARAR NO
: 2026/477DAVA
: Menfi tespit, manevi tazminatDAVA TARİHİ
: 13/03/2020KARAR TARİHİ
: 14/07/2026Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit, manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını bilahare tarafların 14/03/2019 tarihinde bu sözleşmeye ek bir sözleşme yaparak anlaşmayı tadil ettiğini yapılan bu ek protokolün üzerinden 2 ay geçmesine rağmen davalının üzerine düşen lazimeyi yerine getirmediği gibi arsa sahipleri gibi bir sözleşme yaparak davacıya teslim etmediğini ilk sözleşme hükümlerine göre de inşaata başlamayarak bu güne kadar hiçbir işlem yapmadığını, arsa sahipleri tarafından davacıya 16/12/2019 tarihinde ihtar gönderildiğini, ihtarnamede belirtilen işlerin davalı tarafından yapıldığını ve davalıya protokolle tespit edilerek teslim edilen işler bulunmakta olup davalı tarafından ne ... ve arkadaşları ile sözleşme yapılarak davacının taahhütlerinden kurtarılmadığı gibi ek sözleşme şartları uyarınca kendisine teslim edilen çeklerden 30/06/2019 tarih ve 225.000,00 TL olanı davalılar tarafından tahsil ettiğini, diğer çeki ciro ederek icraya verilmesine neden olduğunu, .... Mahkemesi tarafından .... Değişik iş ile yapılan keşifte işlerin teslim protokolündeki gibi durduğu hiçbir imalat yapılmamış bulunduğu, kalan sürede işin yapılamayacağının belirtildiğini, .... noterliğinden 03/03/2020 tarih .... sayı ile sözleşmenin fesih edildiğinin davalıya bildirildiğini belirterek davalı tarafından tahsil edilmiş bulanan çekin işin yapılmamış ve sözleşme şartlarının yerine getirilmemiş bulunduğundan 20/06/2019 tarih ve 225.000,00 TL olarak davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline 20/02/2020 tarih ve 200.000,00 TL çekten dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitini, davalının haksız hareketinden dolayı icra takibine geçilerek ticari itibarının sarsılması ve ... tarafından verilmesi muhtemel kredinin iptaline sebep olunduğundan 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/06/2019 tarihli 225.000,00 TL miktarlı çekin davalı tarafından üçüncü şahıslara ciro edildiğini, davalı tarafından tahsilinin söz konusu olmadığını, 20/02/2020 tarihli 200.000,00 TL miktarlı çekin üçüncü kişiye cirolandığını, davalının bir tasarrufu kalmadığını, üçüncü kişi tarafından çekin karşılığının açık olmasın üzerin hem davacı hem davalı aleyhine takibe başlandığını, söz konusu iki çekin inşaat sözleşmesi ile doğrudan bir ilişkisi bulunmadığını, davacının vekaleten temsile yetkili olduğunu beyan ettiği ... adi ortaklığı ile davalı arasında 29/01/2019 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığı, davalı işe başladıktan sonra arsa sahiplerinden ...'la ... adi ortalığı arasında daha önceden imzalanmış harici satım sözleşmesi olduğunu öğrendiğini, ... adi ortaklığının inşaat sözleşmesi ile davalıya vermeyi taahhüt ettiği bir daire ve bir dairenin ise 1/4 hissesinin toplam 750.000,00 TL bedel ile ...'a sattıkları ve söz konusu dairelerin tamamlanmasının güvencesi olarak 2 adet toplam 1.000.000,00 TL bedelli senetlerin ...'a verdikleri bu durum davalı tarafından öğrenilince davacı ile davalı arasında 14/03/2019 tarihli ek protokol imzalandığı, bu ek protokol gereğince davalının ... ile 15/03/2019 tarihli protokol imzalayarak kendisinin yükümlülük altına girdiğini, davacının 250.000,00 TL ve 750.000,00 TL bedelli senetlerinin de ...'dan alınarak davacıya teslim edildiğini, ek protokol gereğince davacı tarafından .... nolu dairenin davalıya devrinin sağlanması ve dava konusu edilen 2 çekin ödenmesi gerektiğini, davacının yetkilisi olduğu adi ortaklığın davalıya karşı hükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sürecin sürüncemede kaldığını, manevi tazminat isteminin yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Mahkememizde yapılan yargılama neticesinde 03.11.2022 tarihinde davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Sayılı 04.07.2025 tarihli kararında davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüş, verilen kararın davacı tarafça temyizi nedeniyle .... Sayılı 24.03.2026 tarihli kararında "...Somut olayda; yüklenici ... ve ortakları ile dava dışı arsa sahipleri arasında .... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 12.01.2012 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, 13.04.2018 tarihli devir sözleşmesi ile yüklenici sıfatının ...-... adlarına kurulan ... Adi Ortaklığına ait olduğu ve sözleşmenin de adi ortaklığın yetkilisi sıfatı ile ... tarafından imzalandığı, yapılan devir sözleşmesine arsa sahipleri ....r ve ...'ın muvafakat beyanlarının bulunduğu, ardından işbu dava dosyasının tarafları olan ... Adi Ortaklığı ile ... arasında 29.01.2019 tarihinde .... Mahallesinde tapunun ve imarın .... parsel numarasına kayıtlı 8165 m2 yüzölçümlü gayrimenkule ilişkin düzenleme şeklinde kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesine ait alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi ile 14.03.2019 tarihli ek protokolün akdedildiği anlaşılmıştır.Davacı adi ortaklık ile davalı taşeron arasında imzalanan bu sözleşmede; her ne kadar taraflarca arsa sahiplerinin edim borçlusunun davalı yan olduğu kabul edilmiş ise de, sözleşme konusu parselin arsa sahipleri bu sözleşmeye taraf olmadıkları gibi, bahsi geçen sözleşme arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devri niteliğinde de değildir. Kaldı ki, 12.01.2012 tarihli asıl sözleşme hükümleri uyarınca da devir arsa sahiplerinin muvafakatına bağlanmıştır.Hal böyle olunca; davacının davalı taşeron ile imzaladığı 14.03.2019 tarihli ek protokole dayanan taleplerinin değerlendirilebilmesi için, taraflar arasında düzenlenen 29.01.2019 tarihli asıl sözleşme kapsamındaki edimlerin de yerine getirilip getirilmediğinin tespiti gereklidir. Mahkemece bahsi geçen hususta yeterli ve denetime elverişli inceleme yapılarak oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, salt ek protokol ile edinilen yükümlülükler dikkate alınarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkememizce verilen kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Yargılama safahatında taraf delilleri toplanmış .... Değişik İş dosya örneği, .... D.İş dosya aslı, ... yazı cevabi, ... yazı cevabı, ... yazı cevabı, ... cevabi yazı ve ekleri, .... Esas sayılı takip dosyası temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.Davacı vekiline adi ortaklığın diğer ortağı ...'in davaya katılımını sağlamak veyahut vekaletini ibraz etmek üzere verilen süre gereğince ...'in vekaletnamesi ibraz edilmiş, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminata yönelik eksik peşin harcın davacı tarafından ikmali sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur.Davalı yanın tanık dinlenmesine ilişkin talebine davacı vekilince muvafakat edilmesi nedeni ile davalı tanığı duruşmada dinlenmiş, davacı vekilince bildirilen tanıkların dinlenmesi talebine davalı vekilinin muvafakat etmemesi nedeni ile davanın niteliği, değeri ve davalı yanın muvafakatinin bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek davacı yanın tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda özetle; "14.03.2019 tarihli protokol ile davalıya devir edilebileceği kararlaştırılan .... parselde bulunan iki nolu dairenin tapu kaydının incelenmesinde davacı adına 28.01.2016 tarihinde tesis edilen kat irtifakının 25.04.2016 tarihinde terkin edildiği, taşınmazın maliklerinin .... olduğunun görüldüğü, davacının hak sahibi olmadığı taşınmazı davalıya devir etmesinin mümkün olmadığı, öte yandan 14.03.2019 tarihli protokol ile davalının üstlendiği edimlerden ...'in ...'a verdiği 250.000 TL ve 750.000 TL bedelli senetlerin ... tarafından alınarak ...'e teslim edileceği hükmünün 15.03.2019 tarihli protokol ile davalı tarafından yerine getirildiğinin anlaşıldığı, 14.03.2019 tarihli protokolde yer alan ...'in ...'a karşı sorumluluğunun sona ereği kaydının borca üstlenilmesi olarak adlandırılabileceği, 14.03.2019 tarihli protokolde yer alan arsa sahiplerine karşı davacının tüm sorumluluklarının biteceği şartının davalı yanca yerine getirilmiş olduğu, buna mukabil davacı yanca protokol ile üstlenilen .... parsel de bulunan .... nolu dairenin davalı yana devir edilmediği ve hatta tapu kaydına göre devrinin de mümkün olmadığı, davalı tarafından imalat yapılmadığı, delil tespiti dosyasında belirlenmiş ise de; 29.01.2019 tarihli sözleşme ile arsa sahiplerinin edim borçlusunun davacı yerine davalı olduğunun kabul edildiğine göre ve davacının hali hazırda 14.03.2019 tarihli protokol ile arsa sahiplerine karşı sorumlu olmadığı iddia edildikten sonra inşaata devam edilmediği gerekçesi ile çekleri ödemekten imtina edemeyeceği, bu nedenle davacının 14.03.2019 tarihli protokol ile ödemeyi taahhüt ettiği çeklerden dolayı borçsuz olduğu iddiasının yerinde olmadığı" ifade edilmiştir.Yüklenici ... ve Ortakları ile dava dışı arsa sahipleri arasında .... parsel, .... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 12.11.2012 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, 13.04.2018tarihli devir sözleşmesi ile yüklenici sıfatının ...-... adlarına kurulan ... Adi Ortaklığı olduğu adi ortaklığın yetkilisi sıfatı ile ... tarafından imzalandığı, yapılan devir sözleşmesine arsa sahipleri .... ve ...'ın muvafakat beyanlarının bulunduğu, ardından ... Adi Ortaklığı ile ... arasında 29.01.2019 tarihli .... Mahallesinde tapunun ve imarın .... parsel numarasına kayıtlı 8165 m2 yüzölçümlü gayrimenkulün düzenleme şeklinde kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesine ait alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi imzalandığı, taşeron sözleşmesinin içeriği kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yüklenici edimlerinin tamamını kapsamadığından sözleşmenin devri olarak nitelendirilemeyeceği gibi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 20. maddesindeki devir yasağı gereğince arsa sahiplerinin taşeron sözleşmesine muvafakatlerinin bulunduğuna dair bir iddia ve ispat vasıtası da sunulmadığı anlaşılmıştır.Satıcı olarak ... ve Ortakları, alıcı olarak arsa sahiplerinden biri olan ... arasında imzalanan tarihsiz harici satış sözleşmesinde .... parsel üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapılacak olan inşaatta beşinci kat ve üzerindeki dairelerden bir daireyi 600.000 TL yine dördüncü kat altındaki dairelerden birinin 1/4 hissesinin ise 150.000 TL bedel karşılığında alıcıya satıldığı, satıcıların sözleşmeye konu bir tam ve 0,25 hisse daireler için teminat olarak alıcıya 750.000 TL tutarında bono tanzim ederek verdikleri ifade edilmiştir.... ile ... arasında imzalanan 14.03.2019 tarihli ek protokolün tetkikinde; ... ve arsa sahibi ... arasında imzalanan harici daire satış sözleşmesinin feshedileceği ve ... ile ... arasında yeni protokol yapılacağı, ...'in ...'a karşı üstlendiği, ek protokolden doğan bütün sorumluluklarının sona ereceği, bunun karşılığında .... paftada .... Sitesinde .... numaralı dairenin arsa sahiplerinden doğrudan ... veya gösterdiği kişiye devir edileceği, bu daire bedelinin 550.000 TL olarak kararlaştırıldığı, bu devre ek olarak 30.06.2019 tarihli ve 225.000 TL bedelli çek ile 20.02.2020 tarihli 200.000 TL bedelli ... tarafından keşide edilen iki çekin ...'a ödeneceği, yapılan toplam 975.000 TL bedeli ödemenin karşılığında ...'in ...'a karşı harici satış sözleşmesinden doğan tüm sorumluluklarının sona ereceği gibi ayrıca verilen 250.000 TL ve 750.000 TL bedelli ... tarafından verilen senetlerin ... tarafından alınarak ...'e teslim edileceği şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür. Ek protokolün başında " müteahhit ... ile ... arasında aşağıdaki hususlarda 29.01.2019 tarihli sözleşmeye ek olarak mutabık kalınmıştır" şeklinde yazılan ibarenin protokol içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde söz konusu ek protokolün taşeron sözleşmesinin eki niteliğinde olduğuna değil her iki taraf arasında daha önce yapılmış olan taşeron sözleşmesine ilave olarak ve ondan bağımsız yeni bir sözleşme yapıldığına işaret etmektedir. Zira ek protokol içeriği tamamen ... ve ortağının yüklenici olarak kendilerine isabet edecek olan 1,25 dairenin ...'a satımına ilişkin harici satış sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının ...'e devrine ilişkin TBK 195 ve devamı maddelerinde belirtilen borcun nakline yönelik düzenlendiği, 03.03.2020 tarihinde davacı tarafından feshedildiği anlaşılan 29.01.2019 tarihli taşeron sözleşmesine herhangi bir atıf yapılmadığı açıktır.... ile ... arasında imzalanan 15.03.2019 tarihli protokolün tetkikinde; ... ve Ortakları ile ... arasında imzalanan harici satış sözleşmesinde ...'a verilecek olan hakların ... tarafından ...'a iş bitiminde eksiksiz olarak teslimi ve gene ... ve Ortakları tarafından ...'a verilen teminat senetlerinin ...'a ait senetlerle değiştirilmesi işlemlerinin yapılması ve yerine getirilmesi karşılığında ..., ...'a 750.000 TL tutarında teminat senedi vereceği, ayriyeten ... ve Ortakları tarafından ...'a verilen 250.000 TL senedin 25.000 TL'si ödenmiş olup kalan bakiyenin 5 eşit taksitle ödeneceğini ...'ın ...'a taahhüt ettiği ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.Davalı delili olarak sunulan keşidecisi ... ve ... olan ... lehine düzenlenmiş 750.000 TL ve 250.000 TL bedelli senet fotokopilerini içeren belgede senetlerin üzeri çizilerek geçersiz iptal ibarelerinin yazıldığı, belge altında 24.03.2019 tarihinde senetlerin asıllarını teslim aldım şeklinde el yazısı ile ...'in isim ve imzasının bulunduğu imzanın davacı ...'e ait olduğunun 03.11.2022 tarihli duruşmada davacı vekilince kabul edildiği anlaşılmıştır.14.03.2019 tarihli protokolün 2. maddesinde .... pafta da bulunan sitenin .... numaralı dairesi olarak sözü edilen taşınmazın tedavüllü tapu kaydının tetkikinde; 28.01.2016 tarihinde davacı ... adına kat irtifakının tesis edildiği, 25.04.2016 tarihinde terkin edildiği, taşınmaz malikleri dava dışı arsa sahipleri tarafından 30.12.2020 tarihinde üçüncü bir kişiye satışının yapılmış olduğu tespit edilmiştir.Davacı yan, davacıların yüklenici olarak üstlendikleri kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın ikinci kısmı için davalı ile alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi imzaladıklarını, ayrıca 14.03.2019 tarihli ek sözleşme yaparak davalıya iki çek verdiklerini, davalının alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini belirterek çekler nedeniyle menfi tespit/istirdat talebinde bulunmuş, davalı yan ise dava konusu edilen iki çekin inşaat sözleşmesi ile doğrudan bir ilişkisi bulunmadığını, ek protokol hükümlerine göre davalının edimini yerine getirdiği halde davacının protokolde belirtilen .... nolu dairenin davalıya devrini sağlanamadığını ve dava konusu çekleri ödemediğini ileri sürmüştür.Yüklenici ... ve Ortakları ile dava dışı arsa sahipleri arasında ....parsel ve .... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 12.01.2012 tarihli kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalanarak sözleşmeye konu .... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacılar ile davalı arasında 29.01.2019 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve alt yüklenici sözleşmesi içeriğine göre dava konusu edilen çeklerin bu sözleşmeler kapsamında verildiğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi taraflarca da bu yönde bir iddianın ileri sürülmediği, zira arsa sahiplerinden biri olan ... ile davacılar arasında imzalanan tarihsiz harici satış sözleşmesinde yüklenici davacıların .... parsel üzerinde yapılacak olan inşaatta toplam 750.000 TL bedelli bir tam bir de ....daire hissesinin alıcı arsa maliki ...'a satılması ve teminat olarak satıcı yüklenicilerden 750.000 TL bedelli bononun teminat olarak alınmasına ilişkin imzalanan sözleşme ve ardından ... Adi Ortaklığı yetkilisi ... ile davalı arasında imzalanan 14.03.2019 tarihli ek protokol ile tarafların ... ve ... arasındaki harici daire satım sözleşmesinin fesih edilerek ... ile ... arasında yeni protokol yapılacağı, bu şekilde ...'in ...'a karşı üstlendiği sorumluluklarının sona ermesi karşılığında .... paftada bulunan iki numaralı dairenin arsa sahiplerinden doğrudan ... veya göstereceği bir kişiye devir edilebileceği, 550.000 TL bu daire bedeline ek olarak ... tarafından keşide edilen 225.000 TL ve 200.000 TL bedelli çeklerin davalı ...'a ödeneceği yapılan bu ödemeler karşılığında ...'in ...'a harici satış sözleşmesinden doğan sorumlulukları sona ereceği gibi ayrıca ... tarafından verilen ve 250.000 TL ve 750.000 TL bedelli 250.000 TL bedelli senetlerin ... tarafından ...'e teslim edileceği kararlaştırılmış olmakla, taraflar arasında imzalanan 14.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında davacı yükleniciler tarafından arsa sahiplerinden birine harici satım sözleşmesi ile yapılan 1,25 daire satımına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan davacı ediminin davalıya devrini öngören ek protokol kapsamında dava konusu çeklerin verilmiş olduğu anlaşılmakla tarafların 14.03.2019 tarihli ek protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirip getirmediklerinin tespiti önem taşımaktadır.Davacı ve davalı yan arasında imzalanan 14.03.2019 tarihli ek protokolün birinci maddesi gereğince davalı edimi olan dava dışı alıcı ... ile yeni protokol yapılmasına ilişkin koşulun 15.03.2019 tarihinde davalı ile ... arasında protokol imzalanarak yerine getirildiği, yine ek protokolün dördüncü maddesinde davalı edimi olarak belirtilen ...'e ait 250.000 TL ve 750.000 TL bedelli senetlerin ... tarafından alınarak ...'e teslim edileceğine ilişkin koşulun da 24.03.2019 tarihinde senetleri teslim aldığına ilişkin ... imzasını içeren ve imzası davacı tarafça kabul edilen belge ile sabit olduğu, öte yandan 14.03.2019 tarihli ek protokolde davacı yanın edimi olarak öngörülen .... paftada bulunan .... numaralı dairenin davalıya veya göstereceği bir kişiye devrine ilişkin koşulun taraf beyanları ve celp edilen tedavüllü tapu kaydı kapsamında yerine getirilmemiş olduğu, davalı yan ek protokolde ön görülen kendi edimlerini yerine getirdiğinden bir diğer davacı yan edimi olan 225.000 TL ve 200.000 TL bedelli çeklerin ödenmesinden davacı yanın sorumlu olacağı, zira davacıların harici satış sözleşmesi gereğince dava dışı alıcıdan 750.000,00-TL satım bedelini alarak 750.000,00-TL tutarındaki teminat bonolarının kendilerine davalı tarafından iade edilmesi ile borcun nakline ilişkin ek protokol kapsamında harici satım sözleşmesindeki davacıların borcunu devralan davalı ile dava dışı alıcı arasında imzalanan sözleşme ile davacıların alıcıya karşı sorumluluktan kurtuldukları artık dava dışı alıcıya karşı edim borçlusunun davalı olduğu tespit edilmekle harici satış sözleşmesi ve buna bağlı olarak imzalanan 14.03.2019 tarihli ek protokol kapsamında davacı tarafından davalı yana verilen dava konusu çeklere ilişkin bedelsizlik iddiası kanıtlanamamış olduğundan menfi tespit/istirdat talebi ile koşulları oluşmayan manevi tazminat talebine ilişkin açılan davanın reddi yönünde aşamalarda verilmiş olan kararda direnilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin .... sayılı 03.11.2022 tarihli kararında direnilmesine,2-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 732,00 TL ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan harçlar toplamı olan 8.965,74 TL'den mahsubu ile bakiye 7.501,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat talebi yönünden 68.000,00 TL, manevi tazminat talebi yönünden 45.000,00 TL olmak üzere toplam 113.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/07/2026Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
: 17.07.2026Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...