Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan, maddi ve manevi tazminat talepli dava gerekçeli kararı.
Özet: Bu tazminat davası, davacının bir çekiciden düşerek sinir zedelenmeleri ve kemik kırıkları gibi ağır bedensel yaralanmalar yaşadığı iddiasıyla açılmış olup, davacı, aracı hareket ettirerek düşüşüne neden olan çekici şoförünü tam kusurlu bularak, hem şoförden hem de aracın sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep ederken, davalılar ise kusuru reddederek, davacının alkollü oluşuna dikkat çekmiş, sorumluluğun kapsamı, faiz başlangıcı ve bazı giderlerin ödenip ödenmeyeceği hususlarında itirazlarda bulunmuştur.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/264 Esas - 2026/779

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/264 Esas
KARAR NO
: 2026/779
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
: ... -
VEKİLLERİ
: Av.
DAVALI
: 1- ...
VEKİLLERİ
: Av.
DAVALI
: 2- ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 25/03/2024
KARAR TARİHİ
: 10/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ...'ün 20/10/2023 tarihinde davalı ...'ye ait ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde ağır yaralandığını, davalı ...'nün aracı hareket ettirerek müvekkilin çekiciden düşmesine sebebiyet verdiğini ve olayda tam kusurlu olduğunu, müvekkilin terminalde asgari ücretle çalıştığını ve kaza nedeniyle vücudunun sol tarafında, kürek kemiğinde, kaburgasında ve ayağında sinir zedelenmesi şeklinde ağır hasarlar oluştuğunu, müvekkilin sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını, uzun süredir tedavi gördüğünü, ilaç ve tedavi giderleri yaptığını, başkasının yardımı olmadan temel ihtiyaçlarını gideremediğini, bu nedenle bakıcı giderlerinin oluştuğunu, kaza sonrası psikolojik olarak da etkilendiğini ve araçlara binmekte zorlandığını, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... plakalı aracın trafik sigortacısı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketine 15/02/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalıya ait aracın ticari nitelikte olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...'nün mal kaçırma ihtimaline karşı davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00TL tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 300.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davanın hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, 20/10/2023 tarihinde meydana gelen kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 49790483 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, kazanın meydana gelm esine ilişkin kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının talebi ile fiil arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, Kusur Oranlarının Tespiti İçin Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur konusunda uzman bilirkişi raporu alınmasının zorunluluk arz ettiğini, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlükleri ve diğer sorumluların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, mevcutsa ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, yargılama esnasında davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporlarının ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararından müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, 2918 sayılı kanun ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca bu giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereğince sona erdiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmış rücuya tabi bir ödemenin varlığı halinde bu ödemenin mahsubunun gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüdü söz konusu olmadığından faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, davacının poliçe kapsamı dışındaki taleplerinin reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinden özetle; Kendisine tebliğ edilen dava dilekçesi ve tensip tutanağındaki iddiaları kesinlikle kabul etmediğini, kendisinin emniyet çekicisi olarak görev yaptığını, olay günü davacı ...'ün alkollü olması sebebiyle emniyet personellerinin çağrısı üzerine olay yerine gittiğini, davacının ehliyetine alkollü araç kullanması nedeniyle el konulduğunu, aracın çekiciye yüklenmesi esnasında davacının alkollü olması sebebiyle sorun çıkardığını, orada bulunan asayiş ekiplerini davacıyı tutmaları konusunda ikaz ettiğini, olay anında yanında bulunan tanığı İsmet Can Yolcu'nun 12281601494 davacının uygunsuz hal ve hareketlerine bizzat şahit olduğunu, davacının çekici üzerinde bulunmadığını, çekici üzerinde İsmet Can Yolcu'nun yer aldığını, davacının çekiciden kesinlikle uzakta olduğunu, çekiciyi çalıştırıp hareket ettikten sonra davacının çekicinin arkasından koşarken alkollü olması sebebiyle düşerek yaralandığını, olayın bu şekilde gerçekleştiğini, olayı bilen ve araca işlem yapan Kayseri Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü bünyesinde görevli polis memurları Aytaç Avşar 53131353712 ve Hüseyin Gökçe'nin 32798352740 tanık olarak dinlenilmesi gerektiğini, söz konusu polis memurlarının yaka kameralarının incelenmesi halinde haklılığının ortaya çıkacağını, kendisi hakkında açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı ve vekili üzerinde bırakılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralandığını iddia eden davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi (geçici - sürekli iş göremezlik bakıcı gideri tedavi gideri) ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Kayseri CBS'nin 2023/75835 CBS Sorusturma Dosyasının Uyap üzerinden celp edildiği, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden davacı ve davalı gerçek kişinin SED raporunun celp edildiği, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/436-Ceza Dava Dosyası sayılı dosyasının Uyap üzerinden celp edildiği, sanığın dosyada beraat ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında: Davacı vekiline müvekkilinin ERÜ'ye başvurduğuna dair evrakları ibraz etmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edildiği, davacı tarafın herhangi bir başvuru evrakı sunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle nihai celsede davacının maluliyete ilişkin bilirkişi raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına hükmedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralandığını iddia eden davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi (geçici - sürekli iş göremezlik bakıcı gideri tedavi gideri) ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Davacı, davalının araç kapısını itmesi sonucunda, araçtan düştüğünü ve yaralandığını iddia etmiştir. Davacı, ERÜ Adli Tıp birimine sevk edilmiş ancak kesin süre içerisinde başvuru yaptığını ispat edememiştir. Üniversite yazı cevabından da davacının başvuru yapmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan davacı maluliyet oranını ispat edememiştir. Somut olayda davacının iddia ettiği yaralama hadisesinde; davalı, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmıştır. 2024/436 Esas 2025/475 Karar sayılı dosyada tespit edilen maddi vakıaya göre davacı alkollü olduğu halde çekicinin peşinden koşarken yere düşüp yaralanmıştır. Tanık ifadelerinden ve kolluk beyanlarından maddi vakıanın bu şekilde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Neticede ceza hakiminin maddi vakıa tespiti hukuk hakimini bağlayacağından olayın oluş şeklinin davalıdan bağımsız, davacının alkollü şekilde çekicinin arkasından koşarken yere düşüp yaralanması şeklinde olduğu kabul edilmiştir. Şu halde gerek sigorta şirketi gerek davalı kusurlu olmadığından, bu kaza nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi manevi zarardan da sorumlu değildir. Davacının ayrıca maluliyetini ispat noktasında ERÜ ATK'ya gitmemesi de davacının zararı ispat edememesine sebebiyet vermiştir. Neticede gerek kusur gerek maluliyet HMK 190 maddesi gereğince ispat edilemediğinden sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 1.025,68-TL harçtan mahsubu ile bakiye 293,68-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen manevi tazminat için 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen maddi tazminat için 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/09/2026
Katip
Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır