Tanınmış marka sahibinin benzer ibareli markanın tesciline ilişkin kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemli davasından feragat etmesi üzerine davanın reddi kararı.
Özet: Türkiyenin önde gelen gıda gruplarından biri olan davacı şirket, kendi tescilli ve tanınmış "..." markasının temel unsuruyla aynı olan bir başka firmanın marka başvurusunun tescil kararlarına karşı, görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik, tanınmış markanın itibarının zedelenmesi ve haksız rekabet iddialarıyla açtığı iptal ve hükümsüzlük davasından, yargılama aşamasında taraflar arasında varılan uzlaşı üzerine avukatı aracılığıyla feragat ettiğini beyan etmesi nedeniyle mahkemece davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/95 Esas - 2026/4

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/95
KARAR NO
: 2026/4
...
DAVA
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ
: 05/03/2025
KARAR TARİHİ
: 08/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 08/01/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde açılan Marka İle İlgili ... İptali, hükümsüzlük istemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dilekçesiyle özetle, davacının 1944 yılında başlayan yolculuğundan bugüne, Türkiye'nin en önde gelen gıda şirketlerini bünyesinde barındıran bir şirketler grubu olarak faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, aralarında sektörlerinin en tanınmış ve önde gelen markalarının da bulunduğu yaklaşık 10.000 kadar tescilli markasının bulunduğunu, bu markaları arasında yer alan “....” esas unsurlu markalarına dayalı olarak davalı firmanın tescil ettirmek istediği ... başvuru sayılı “...” ibareli markaya karşı itirazların diğer davalı ...tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği, nitekim dava konusu edilen markanın davacının tescilli ve tanınmış markalarının esas unsuru olan “...” ibaresinin birebir aynısını ihtiva ettiğini, zaten de ...'in dava dışı kişi ve kuruluşlar adına tescil edilmek istenilen “..."li markalara karşı davacının itirazları bütünüyle kabul ettiğine dair somut uyuşmazlık yönünden emsal teşkil eden kararlarının bulunduğunu, dava konusu edilen ... kararının bu emsal kararlarla da çeliştiğini, davacının “...” ibareli markaları ilk kez bundan 25 yıl önce 1998 yılında başta 09. ve 42. sınıflar olmak üzere çeşitli sınıflarda tescil ettirmiş ve kullanıyor olduğunu, davacının “...” ibareli seri markalarının tanınmış marka statüsüne ulaşmış olduğunu, davacının “...” markasını taşıyan ürünlerin herkes tarafından bilinen ve aranan ürünler haline geldiğini, davacının bu markalarının davacı ile .... arasında imzalanmış marka lisans sözleşmesi kapsamında adı geçen firma tarafından kullanıldığını, tanınmış markalar söz konusu olduğunda, markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmasa dahi markalar arasında bağlantı kurulmasının yeterli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı firmanın davacının emeğinden haksız yararlanmak ve bu bağlamda haksız kazanç sağlamak düşüncesiyle hareket etmiş ve seçebileceği binlerce marka varken davacının markası ile ayniyet arz eden bir marka tescili için başvuruda bulunduğunu, davacının markalarının tanınmışlığı göz önünde bulundurulduğunda, davalının bu markalardan haberdar olmamasının mümkün olmadığını, dava konusu edilen markanın tescili halinde davalının davacının tanınmış markalarının itibarından haksız bir fayda elde edeceğini ve davacının markalarının itibarının zedeleneceğini iddia ederek, ... ... başvuru sayılı markanın tescile bağlanması halinde hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceme duruşması yapılmış ve davalı vekili 24/12/2025 tarihli duruşmada tarafla anlaşma söz konusu olduğunu, anlaşma olduğu taktirde davacının davadan feragat edeceğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 06/01/2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin feragata yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Davanın Feragat Nedeniyle Reddine,
Alınması gereken (732,00/3=)244,00.-TL peşin harcın mahsubu ile, kalan (732,00-244,00.=) 488,00.-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
Davalı kurum ile davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca, ön inceleme duruşması yapılarak iş bu karar verildiğinden 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kurum ile davalı şirkete verilmesine,
Davacının yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı şirket vekili ile davalı kurum vekilinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır